Etiket arşivi: Gwyneth Paltrow

Iron Man 3

Serinin üçüncü ve son filmi olan bu filmde ben o son film tadını yakalayamadım. Marvel seriye bağladı tüm filmleri piyasaya sürüyor ama bu izleyici tatmininden çok kendi parasal tatminleriymiş gibi gözüküyor. Nitekim ilk iki filme oranla saha başarısız bir film var karşımızda. Bu başarısızlık senaryo ve hikaye ile alakalı tabi ki.

Film görsel açıdan tatmin ederken, hikayedeki bazı karakterlerin üzerinde durulmaması. Tabiri caiz ise sadece görüntü olsun diye koyulmuş olmaları canımı sıktı. Aldrich Killian karakteri üstü kapalı geçilmiş kim olduğu yada ne yaptığından çok intikam duygusuyla yanan zeki ama bize aptalmış gibi gösterilen bir karakter olmuş. Bunun yanı sıra aslında film Iron Man filmi değil de Tony Stark filmi olarak çıkıyor karşımıza. Okumaya devam et

Salgın / Contagion

Yine karşımızda sağlam kadrolu bir film var. Nedense böle kadrolu filmleri görünce ben otomatik olarak kendimi biraz sıkıyorum. Nasıl bir senaryo tüm bu iyi oyuncuların oyun kabiliyetlerini sonuna kadar kullanabilir? Ben böyle bir senaryo hatırlamıyorum Nitekim bu filmde de kıyıda köşede kalan iyi oyuncular var. Bunlardan birine örnek Jude LawGwyneth Paltrow‘unda canlandırdığı Beth karakterinin ilk dakikalarda ölmesi beklentilerde biraz düşüş sağlıyor.

Film bir influenza salgınını konu alıyor. Senaryo bazı açıklara ev sahipliği yapmasına rağmen oldukça başarılı. Hastalığın başlamasından bitişine kadar tüm evreyi konu alıyor. Karakterler ve işlenen olaylar çok fazla olunca filmin süresini de göz önünde bulundurursak sanki bize yerli tatmini sağlayamıyor. Ancak karakterlerin çok olması filmi sıkılmadan izlememize olanak sağlıyor.

Film salgının ikinci gününden başlıyor. Beth Emhoff karakteri Çin’den iş gezisinden döndüğünde sebebi bilinmeyen bir virüs sebebi ile ölüyor. Kocası Mitch Emhoff karısının ölümüne açıklama beklerken küçük oğlu da ölüyor. Tabi Mitch haliyle karantinaya alınıyor. Mitch’in bu virüse karşı bağışıklığı olduğu öğrenilincede serbest bırakılıyor. Burada Mitch “madem bağışıklığım var beni aşı için kullanın” desede maddi külfeti ve zamanı yüzünden yetkililer bu işe girişmiyor. Girişmemeleri mi lazım o da ayrı bir konu…

Salgın tüm dünyada yayılırken, hastalığın çıkış kaynağı olarak düşünülen Çin’de de ölümler artıyor. Amerikalılar buraya bir tıbbi dedektif gönderiyor araştırmalar için. Birde Amerika içerisine Kate Winslet‘in başarılı bir şekilde canlandırdığı Dr. Erin Mears karakterini gönderiyorlar. Çine giden Dr. Leonora Orantes ise biraz umursanmıyor filmde. Dr. Leonora kaçırılmasına rağmen bir süre kendisinden haber alamıyoruz. Bu durum bende merak uyandırdı izlerken. Dedektifler ilk ölen kişi ona Beth Emhoff’un Çin yolculuğu mercek altına yatırırlar. Burada klıma takılan bir diğer konu ise Beth Emhoff’un kumarhanedeki güvenlik kamera kayırları. Bu kayıtlar içerisinde sabit görüntüler yerine sürekli hareketli görüntüler vardı.

Film vatandaş ve tıbbi boyutta olayları incelerken yönetimi de gösteriyor bize. Salgın önleyici tim Laurence Fishburne‘un Dr. Ellis Cheever tarafından yönetiliyor. Burada Dr. Ellis Cheever salgını durdurmaya bir aşı bulmaya çalışırken, üstüne gelen halk ve yönetim baskısının yanı sıra sevdiklerini ve kendini korumak için çok gizli bilgileri kullanır ve çevrenizi koruma altına alır mıydınız sorusununda altında kalıyor.

Diğer taraftan bazı özel kurumların aşı üzerine deney yapmalarının engellenmesi yada bu konuda yeterli kişilerin göreve çağırılmaması  konusunu biraz ilginçti. Birde Dr. Ally Hextall aşıyı bulması birden bire olmuş bir olay gibi yansıtıldı izleyenlere. Birici deneme başarısız, üçüncü deneme başarısız, gibi slayt şeklinde başarısızlıklar akıp giderken, birden “a bulundu” etkisi yaratıyor bizde aşının bulunması.

Bloggerların etkinliği göz önünde bulundurulmuş ortalığı karıştıran gazeteci olarak Alan Krumwiede karakteri verilmiş. Ancak bu karakter ve yaptıkları da biraz havada kalmış. Hastalanma konusu insanları yönlendirmesi, bu şahsın gerçekleri söyleyip söylemediği konusu filmde muallak.

Her şeye rağmen film sade bir şekilde olanı biteni ekrana taşımış. Fazla aksiyon yok. Böyle bir durumda yaşanabilecek olaylar abartısızca anlatılmış. Filmin sonunda ise yönetmen ilk dakikalarda göstermediği birinci güne gitmiş.  Beth Emhoff karakterinin hasta olduğu güne. Hastalığın nasıl meydana geldiğini anlatmış. Bu anlatım bana çok yavan geldi. Kilit nokta Beth Emhoff karakterine gelmeden öncesini de görüyoruz burada. Bu da filmi izlerken benim tadımı kaçırdı. İlk günü vermeselermiş daha iyi olacakmış sanki. Bir virüsün oluşması bu kadar mı basit diye sormadan da edemedim kendime.

Bu tarz filmlere meraklı olanlar için ilaç gibi bir film. Ama bana kalırsa biraz eksikte kalmış bir film. Yönetmenin ortalama filmlerinden biri diyebiliriz.

Yönetmen: Steven Soderbergh
Senaryo: Scott Z. Burns
Oyuncular:
Gwyneth Paltrow
Beth Emhoff
Tien You Chui
Li Fai
Matt Damon
Mitch Emhoff
Monique Gabriela Curnen
Lorraine Vasquez
Jude Law
Alan Krumwiede
Marion Cotillard Dr. Leonora Orantes
Kate Winslet Dr. Erin Mears
Laurence Fishburne Dr. Ellis Cheever
John Hawkes Roger
Linkler:

Iron Man 1 /2

Sanıyorum filmin ilkine yer vermedim. Aslında neden yer vermediğimi bilmiyorum o zaman ilkinden bir anlatmaya başlayalım. Gerçi Marvel’in Iron Man’ını anlatmaya gerek yok ama ben kıza bir özetini yapayım.

Stark Industries’in yöneticisi olan Tony Stark, geliştirdiği yüksek teknolojik buluşlarla dünya çapında üne ulaşmış bir silah sanayicisi ve mucittir. Boş zamanlarında ise hovardalıktan kendini almaz. Aslında bu hovarda karakterin nasıl bu kadar zeki olduğu hep aklıma takılmıştır. Yeni geliştirdiği Jericho füzelerinin tatbikat sonrasında konvoyunun saldırıya uğramasıyla terörist bir grubun eline esir düşer. Bu arada bu savaş ürünlerinin bu kadar popüler olması ve bir şov eşliğinde tanıtılması ayrı bir konu tabiiki.

Tony saldırı esnasında yaralanır. Kalbinin yanına şarapnel parçası saplanmış hayatı tehlikeye girmiştir. Bu sırada kendisini esir alan terör grubunun lideri Raza tarafından gelişmiş bir silahlar üretmeye zorlanır. Tony kendisine verilen bu fırsatı kullanır ve kendisine verilen malzemelerle kendisini buradan kurtaracak bir zırh tasarlar.

Teröristlerden kurtulup ülkesine döndüğünde Tony yepyeni bir projeye başlar. Kendisini atölyesine kapatır ve kurtulmak için kullandığı zırhın üzerinde daha fazla çalışmaya başlar. Asıl amacı kendisine insanüstü güçler ve fiziksel koruma sağlayacak çok gelişmiş bir zırh geliştirmektir. Bunu başarırda. Asistanı Pepper Potts  ve arkadaşı yarbay Rhodey’in de yardımıyla dünya çapında sonuçlar yaratacak bir saldırıyı engeller. İlk filmimiz bu şekilde biter.

İkinci filmimizde ise Tony kimliğini açıklamış bir kahraman gibi görülmektedir. Kalbi yerine kullandığı ve yaşamasını sağlayan nükleer cihaz kendisine bir yerde hayat verirken bir yerde de onu zehirlemektedir. İkinci filmde ise düşmanı hem rakip şirket hem de Ivan Vanko adında bir Rustur. Ivan Vanko’da bir zırh geliştirerek Iron Man’a saldırmıştır. Elbette bu suçlu yakalanmıştır ancak rakip şirket sayesinde kendi işlerinde kullanılmak üzere kaçırılmıştır. Ivan Vanko bu durumu kendine çıkar olarak görüp, geliştirdiği robot askerleri kendisi programlar ve Iron Man’a saldırır.

Bu arada ömrünün sonuna yaklaştığını düşünen, Tony ise iyice tehlikeli olmaya başlamıştır. Her şeyden vazgeçmiştir. Ancak ona dur diyen süper kahramanlar kulübü gibi bir kulüptür. Bu kulüp babası tarafından kurulmuş, dünyanın teknolojik gidişatına yöne vermek için oluşturulmuştur. gurup kendini kanıtlaması için Tony’e bir fırsat verir. Hayatını devam ettirebileceği bir elementin varlığından bahsederler ve bulmasını isterler.

Tony kendisini zehirlemeyen bu elementi, bulmak için babasının eski planlarından faydalanır. Tabi bu yeni bir element oluşturmakla eş değerdir. Bunu da başarır ve element vücudu ile uyum sağlar. Bu arada yeni bir hayata başlarken yeni kararlar da alır. Hayatı daha da düzene girmiştir.

Özel efektler ve aksiyon yönünden tatmin edici her iki filmde. Aksiyonu sonuna adar hissedebiliyorsunuz. Aksiyon bilim kurgu meraklıları için bire bir. Ancak Tony’nin babasında nasıl bir öngörü vardır ki, oğlunun hayatının bu elemente bağlı olduğunu bilir. Aklıma takılan noktalardan biri… Tabi filmde Scarlett Johansson ve Gwyneth Paltrow‘un olması büyük bir artı (şahsen diyeyim).

Yönetmen: Jon Favreau

Senarist: Justin Theroux , Stan Lee, Mark Fergus, Hawk Ostby

Oyuncular:


Robert Downey Jr.
Tony Stark

Terrence Howard
Rhodey

Jeff Bridges
Obadiah Stane

Gwyneth Paltrow
Pepper Potts

Don Cheadle
Lt. Col. James ‘Rhodey’ Rhodes / War Machine

Scarlett Johansson
Natalie Rushman / Natasha Romanoff

Gwyneth Paltrow
Pepper Potts

Sam Rockwell
Justin Hammer

Mickey Rourke
Ivan Vanko

Samuel L. Jackson
Nick Fury

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0371746/

http://www.imdb.com/title/tt1228705/