Etiket arşivi: Haluk Bilginer

buralarda yokken izlediklerim

Amour (2012)

amourFilmin yönetmen koltuğunda usta isim Michael Haneke var. Tabi ki aynı zamanda filmin senaristi de. 2013’te film, yabacı dilde en iyi film Oscar’ını almış. Kadroda çok iyi. Zaten az da gözükse Isabelle Huppert isminin olması kafi benim için. Bu bağlamda oyunculuklar oldukça başarılı. 

Bir Haneke filminden aksiyon beklemiyorum ama zaman zaman film akmadı sanki. Bir sonuca ulaşacağını hissediyorsunuz ama o sonuç bir türlü gelmiyor. Tabi içerik olarakta boş bir film değil. Zaman zaman kendinizi karakterlerin yerine koyup ben olsam ne yapardım diye düşünüyorsunuz. Ben filmde anlatılanları aşktan çok, fedakarlık olarak tanımlayabilirim. Evet insan yapmayabilir mi o ayrı bir konu ama bu fedakarlıktan öte gitmez. Tabi burada aşkın anlamını tekrar düşünmek gerekir. Sanırım Bi Köşe’ye yeni bir konu çıktı. Filmin en çarpıcı yanı ise bir cinayetin meşrulaştırılması. Aslında o durumda pek acımıyorsunuz. Hatta iyi oldu, kurtardı gibi yorumlar da yapabiliyorsunuz. Çok üstü kapalı yazdım. Kısaca hikayeye değineyim.

Georges ve Anne seksen yaşlarında emekli müzisyen bir çifttir. Bir gün Anne inme iner ve Georges ona bakmaya başlar. Yine müzisyen olan kızından destek almaz, onu hemşirelere emanet etmez. Her gün onunla ilgilenmeye devam eder. İşler başta iyi giderken sonra onun için sıkıntı olmaya başlar. Ancak kafasında kurguladığı bir şey vardır.

Avrupa sinemasını seviyorsanız izleyin derim. **/ Yönetmen/Senarist: Michael Haneke Oyucular: Jean-Louis TrintignantEmmanuelle RivaIsabelle Huppert  https://www.imdb.com/title/tt1602620/

Maide’nin Altın Günü (2017)

maidenin altin gunuEzgi Mola^yı severim. Zaten sevdiğim için de bu filme katlandım. Yoksa yanına bile yaklaşmazdım. Yaklaşmadıklarım da olmuştur. Bu filmin hikayesi de Ezgi Mola’dan çıkmış. Nasıl çıkmış anlamıyorum. Gerçi düşünülen ile ortaya çıkanın nasıl olduğu konusunda tecrübelerim var ama bu film pek piyasaya sürülecek gibi olmamış bence. Filmin neresinden tutarsanız tutun elinizde kalıyor. Senaryo, kurgu, çekimler, oyunculuklar, espriler… Hepsini böyle yan yana dizseniz de film olmuyor. Karakterlerin tamamı havada ve hiç bir derinliği yok. Ne ne sebeple oluyor bir neden sonuç ilişkisi kuramıyorsunuz.

Maide klasik bir ev hanımıdır. Bir gün gün düzenler eve eşi dostu davet eder. Tamda o gün değerli takısını kaybeder ve takıyı bulmak için komşularını izlemeye başlar. Ona yardımcı olan ise uzak bir akrabanın çocuğudur. Dediğim gibi nereden tutsanız elinizde kalan bir film. Daha iyiler mevcut. * Yönetmen: Caner Özyurtlu Senaryo: Serkan AltunigneÇagdas Dinç Oyuncular:  Ezgi MolaMesut can TomayDemet Gül  https://www.imdb.com/title/tt7642878/

Enes Batur Hayal mi Gerçek mi? (2018)

Enes Batur Hayal mi gerçek miEnes Batur’u tanımazdım. Aslında bu filmle tanıdım. Çok şey kaybetmemişim tanımadığım içinde. Film vizyondayken çok fazla izleneni var diye duymuştum ama izlemek gibi bir meraka düşmemiştim. Şöyle vakit geçsin ses olsun diye gözüme çarpınca açıp izledim. Film bir biyografi. Türkiye’de sosyal medyadan parayı götüren bir gencin biyografisi. Bu süreci, yaşadıklarını da film yapmış. Bildiğimiz gördüğümüz dışında çok fazla bir şey yok. Lakin o bildiğimiz, ailemiz tarafından zaman zaman mahsur kaldığımız şeyleri görmek gülümsememe sebep oldu.

Lakin, bu filmden bir film olarak bahsedemem. Mesela yukarıdaki film daha filmdi bunun yanında. Ne ışık, ne senaryo, ne kurgu, ne ses hiç bir şey yoktu bu filmde. Yani film olarak betimleyeceğimiz bir bütün yoktu karşımızda.  Bu filme puan vermek istemiyorum. 🙂 Yönetmen: Kamil Cetin Senaryo: Enes Batur , Busra Nur Karahan Oyuncular: Enes BaturBilal HanciAtakan Özyurt https://www.imdb.com/title/tt7668842

Gifted (2017)

gifted dehaFilmin uzun süre reklamlarını görmüştüm. Dram olması sebebi ile biraz modumun uygun olmasını bekledim. Tabi bu esnada IMDB’deki puanı da biraz beklentimi yükseltmeme sebep oldu. Aslında kötü bir film değil, oldukça iyi bir konuya sahip, ancak konu o kadar sığ geçilmiş ki bunu filmin her karesinde hissedebiliyorsunuz. Yönetmen çekelim de filmi gidelim diye düşünmüş sanırım.

Bunun haricinde oyunculuklar iyi. Bilhassa ufaklık hayran bırakıyor kendine. Bir ödül almasını beklerdim ama aday olup alamamış. Hikayede boşluklar mevcut ayn şekilde kurguda sıkıntılar var.

Küçük Mary dayısı ile birlikte gizlice yaşamaktadır. Ancak kendisi bir dehadır. Annesinin isteği doğrultusunda Mary normal bir insan gibi onlardan dışlanmasın diye okula gider. Burada öğretmeni onun dehasını fark eder ve okula bildirir. Derken iş büyür. Mary ve Frank gizlendikleri yerde ortaya çıkarlar. Mary anneannesi onu almak için dava açar ve kazanır. Ancak Mary, Frank ile mutludur. Tabi Mary ananesine geçince bütün sosyal hayattan uzaklaşır. Frank ise onu geri almak için abalar.

İzleyin derim. **/ Yönetmen: Marc Webb Senaryo: Tom Flynn Oyuncular: Chris EvansMckenna GraceLindsay Duncan  https://www.imdb.com/title/tt4481414/

Thirteen (2003)

thirteenVallahi ilginç bir film Thirteen. Aslıda ilginç diyorum ama şu dönemde de oldukça yaşanılan bir durum karşımızda. Biz her ne kadar bu durumu millet olarak kendimize yakıştıramasaka şu an kapımızda olan bir durum. Peki bu konuda ne yapıyoruz o ayrı bir konu.

Filmde durağan bir sahne bile yok. Bu hareketli duruma bir süre sonra alışıyorsunuz ve aslında karakterlerin yaşadıkları dünyanın hızın sizde yaşamaya başlıyorsunuz. Filmin işlenişi oldukça iyi. Kurgu, diyaloglar sanki gündelik bir hayatı izliyormuşsunuz hissi veriyor size. Aynı şekilde oyunculuklarda oldukça başarılı. O kadar doğal ki tüm duyguları hissettiriyor size.

Tracy kendi halinde bir kızdır. Hep okulun en popüler kızı olmak ister. Bir gün okulun popüler kızı Evie ile arkadaş olur ve bütün hayatı değişir. O zamana kadar yapmayacağı şeyleri yapmaya başlar hep bu popülarite uğruna. Tabi filmin sonu malum. Ancak rahatsısız edici atmosferi iyi yansıtılmış bu film izlenmesi gerekenler arasında.

**** Yönetmen/Senaryo: Catherine Hardwicke Oyuncular:  Evan Rachel WoodHolly HunterNikki Reed https://www.imdb.com/title/tt0328538/

Zhuo yao ji (2015)

zhuo yao jiAslında bu filmin yönetmenini Shrek, Madagascar, Çizmeli Kedi gibi bir çok animasyon filminden tanıyormuşuz. Bu film ile kendi memleketinde animasyon ve gerçek karışık eğlenceli bir film yapmış Raman Hui. Tabi filmi sevmeniz için eski Çini ve hikayelerini sevmeniz gerekli.

Hikaye olarak fena değil. Yer yer süreklilikte sorunlar yaşansa da genel anlamda hikayeden kopmuyorsunuz. Eğlenceli zaman zaman da aşırıya kaçan görsellikleri ile de keyifli bir izlenim sunuyor.

İnsanlar kendi krallıklarında yaşarken, canavarlar da kendi krallıklarında yaşamaktadırlar. Birlikte yaşamalarının üzerinden o kadar geçmiştir ki insanlar artık anlatılanları bir efsane olarak görürler. Canavarlar diyarında ise bir insan ve bir canavarın çocuğu olan sevimli Wuba, hükümdar olacaktır ama peşinde onu istemeyen başka canavarlarda vardır. Canavarlar ülkesinden kaçıp insanlar ülkesine gelince burada da canavar avcıları tarafından yakalanmaya çalışılır. Bu esnada tabi eğlenceli bir macera çıkar ortaya.

Boş zamanınızda eğlenceli bir şeyler olsun isterseniz izleyebilirsiniz. *** Yönetmen: Raman Hui Senaryo: Alan Yuen Oyuncular: Baihe BaiBoran JingWu Jiang  https://www.imdb.com/title/tt3781476

Anon (2018)

anonİlginç konusuyla filmi beğendiğimi söylemeliyim. Ancak film çok daha iyi olacakken, yine Netflix’in klasik film hengamesine kapılmış ve tam olamamış. Konu güzel, işleniş fena değil ama kurguda bazı sıkıntılar var. Tabi filmin yönetmeni ve senaristi Andrew Niccol olunca insan biraz daha beklentiye giriyor. Filmin atmosferini beğendim ancak biraz daha eski İngiltere’den çıkıp günümüze yaklaşsaydı daha iyiydi. Film kendine bir atmosfer yaratmamış, eski ile yeniyi bağlarken de bazı uç noktaları bir araya getirmiş. Bu sebepten dolayı zaman zaman gözüme battı bu durum.

Aslında filmde bir kaç yıl sonra nereye geleceğimiz anlatıyor. Adete uysun diye bende kişisel verilerin korunumu hakkında bir şeyler yazıyorum ama hepsi boş. Olayda tam burada başlıyor Anon’da. Devlet güvenliği gerekçesiyle insanların tüm kişisel bilgileri paylaşılıyor. Bu bilgilerde erişime açık ve kaydediliyor. Yani özel diye bir şey yok. Bu şekilde suçlar en aza indirgenmiş.

Böyle bir dünyada cinayetler işlenmeye başlar ama kayıtlar bu durumu tespit edemez. Çünkü ölen insanların geçmişi izlendiğinde kendilerini ölürken görürler. Bu cinayetleri araştıran Sal Frieland’da oyunun bir parçası olmaya çalışır. Sonu sürpriz olmakla birlikte aslında daha iyi olabilecek, izledikten sonra da geleceğimizi sorgulamamıza yarayacak bir film.

*** Yönetmen / Senaryo: Andrew Niccol Oyunuclar: Clive OwenAfiya BennettMorgan Allen https://www.imdb.com/title/tt5397194/

Interlude (2004)

Animenin açılışı bana çok garip geldi. Karakterler bir sahnede monologa girerek gerçeklikle ilgili değişik şeyler anlatıyorlardı. Bu vesile ile de oturdum izledim. Sanki bana biraz karışık geldi konusu. Daha net toparlansa daha etkili olurmuş ama üstünden yıllar geçmiş. Aslında bu OVA serisi bir mangadan uyarlanmış ama çizerini kısacık arayıştan sonra bulamadım. Sonrasında oyun olarakta piyasaya sürülmüş.

Adını bilmediğimiz ana karakterimiz garip rüyalar gören bir ergendir. Sanki başka bir dünyaya da gidip gelmektedir. Ne olup bittiğine anlam vermeye çalışırken alternatif dünyada bir kızla tanışır. Bu kız bu dünyada yalnız yaşamaktadır. Karşısına çıkan tüm engellere rağmen kızla birlikte ne olup ne bittiğini araştırmaya başlar. Ancak aslında kızla bir araya gelmemesi gerekmektedir. Araştırmaya devam ettikçe yaşadıkları hayat hakkında inanılmaz şeyler öğrenir.

Gerçekliği sorgulatan biraz Inception vari demiyeyim çünkü bu anime daha büyük, onuna yakın bir konuya sahip bir anime. İzlenebilir. **/ Yönetmen: Tatsuya Nagamine Senarist: Akemi Omode Seslendirenler: Houko KuwashimaMami Kingetsu https://goo.gl/BMq9H5

Şahsiyet (2018)

ŞahsiyetŞahsiyet son dönemde izlediğim en iyi Türk dizileri arasında. Tabi bu gibi dizileri televizyonda görmek oldukça zor. O sebepten dolayı hala izlememişseniz buyurun Puhu Tv‘den izleyin. Emin olun ki hiç bir şey kaybetmeyecek üstüne üstlük kazanacaksınız. Şahsiyet nedir aslında öğreneceksiniz.

Dizi, hikayesi, senaryosu, müzikleri, oyunculukları; renkleri, açıları kısacası sinematografisiyle oldukça başarılı. İkinci sezon gelecek mi bilmiyorum ama şu haliyle bile bitse bence zirvede bırakmış olur. Dizinin bölüm süreleri yeterli, her bölüm iyi düşünülmüş iyi yazılmış, ayrıntılara dikkat edilmiş. Bilhassa diyaloglar üzerinde çok düşünülmüş. Tabi dizinin senaryosunu Hakan Günday’ın yazmış olduğunu belirtmem lazım. He ne kadar son bölümlere doğru biraz oldu bittiye getirip finali hızlandırıp keyfimi kaçırsa da vermek istediği mesajı dibine kadar vermiş.

Tabi dizinin son günlerin kanayan yarasını da konu yapması cabası. Ve bu konu öyle güzel işlenmiş mesajlar öyle güzel verilmiş ki her bölümde hayran kalıyorsunuz. Dizinin konusunu anlatmayacağım buyurun izleyin ama bir kaç replik alıntı yapmadan geçmeyeceğim.

“Adalet peşinde koşmak şahsi bir mesele değildir, bir şahsiyet meselesidir.” “Adalet ile hukuğu karıştırıyorsun, tabii hukuk varsa!”

Kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim. ****/** Yönetmen: Onur Saylak Senaryo: Hakan Günday Oyuncular: Haluk BilginerCansu DereMetin Akdülger

B: The Beginning (2016)

b beginningNetflix anime işine de el atmış ve izlediğim ilk animesi olan B: The Beginning ile de gönlüme taht kurmuş. Sanıyorum cümle biraz devrik oldu ama bu animeyi, hem konu, hem görsel hemde işleniş olarak oldukça beğendim. Polisiye bilim kurgu biraz iç içe girmiş olay örgüsü dikkatinizi azalttığınız bir bölümde hemen dağılabiliyor ama finale doğru çözülen soru işaretleri ile aslında birden çok bir kaç konu hakkında fikir sahibi oluyorsunuz. Animenin ikinci sezonu da gelecek gibi duruyor çünkü o şekilde bitti. Bakalım bekliyoruz.

Yapılan antik kazılar esnasında tanrı oldukları düşünülen yaratıkların fosilleri bulunur. Bu fosillerden elde ettikleri DNA’lar ile bu yaratıkları yeniden yaratırlar. Tabi ki askeri amaçlı. Bu türden oluşan bir grup hayatını kraliyetin yanında yer alarak düzeni sağlamaya adamıştır. Ama günün birinde cinayetler işlenmeye başlar. Kendini arşive kapatmış zeki polis memuru Keith bu olayı araştırmaya başlar ve bu cinayetlerin sıradan olmadığını anlar. Ve macera başlar.

Olay kurgusu merakta bırakan, hikayenin nereye gideceğini tahmin edemeyeceğiniz bir anime B: Beginning. İzleyin derim. **** Yaratıcı: Kazuto Nakazawa Seslendirenler: Hiroaki HirataHiroki TouchiAsami Seto

Evliya Çelebi ve Ölümsüzlük Suyu

Filmin tarihçesini bilmiyordum ama vizyona girmesine yakın takip etmeye başladım. Ben ki TRT Çocukta zaman zaman Keloğlan izleyen bir şahıs bu animasyon filmini neden izlemeyeyim dedim kendi kendime. Hem de sinemada. Planımı ona göre yaptım. Sonuçta memlekette çok fazla animasyon yapılmıyor. Sinemada izleyip destek olmak şart. Ancak ben filmin vizyona girme tarihini beklerken birden filmin basın gösteriminin iptal edildiği haberini duydum. Ancak aynı gün filmin galası yapılmış ancak filmden yirmi dakika gösterilmiş. Sonrası da filmin hazır olmadığı öne sürülerek yayın tarihi ertelenmiş. Tabi yayın tarihi ertelenince bende takibi bıraktım.

Geçtiğimiz günlerde de film tekrar aklıma geldi. Şöyle bir internette ne olmuş diye dolandım ve filmin internet ortamına düştüğünü gördüm. Eh yapacak işte yok oturup izleyeyim dedim. İzledim izlemesine de çok memnun kaldığımı söyleyemeyeceğim. Tabi akabinde biraz daha araştırma yaptım ve hakkında çıkana yazıları okudum. Filmin yönetmeni, Fetih 1453 filminin görsel efekt süpervizörü Serkan Zelzele olduğunu gördüm. Fetih 1453’ün efektleri neydi ki bu ne olacaktı ama çıkmadık candan umut kesilmezmiş. Tabi araştırmaların akabinde filme harcanan para, devlet desteğini falan görünce aslında filmin hükumet yandaşları tarafından yapıldığını olayın sadece para içeride dönsünden ibaret olduğunu gördüm. Olsun iyi bir şey çıkacaksa bu da kabulüm (!). Ancak bu da mümkün değil gibi.  Okumaya devam et

Kısık Ateşte 15 Dakika

Arada derede bırakan bir filmde Kısık Ateşte 15 Dakika. Film için ne demeli bilmiyorum. Çok güzel bir kadro karşımızda. Senaryo bu kadro karşısında biraz ezilmiş. Öyle ki bir çok karakter kendisini taşıyan ünlü oyuncuların altında sönük kalmış. Metin Akpınar’ın oynadığı Resul karakteri bunlardan biri. Hikaye kendisinin çevresinde dönmesine rağmen bu karakter oldukça baştan savma olmuş. Evet aslında filmde mesaj verme olayı bu karaktere verilmiş ama karakter, söyledikleri, oynayan pek bağdaşmamış.

Filmi izlenilir kılan iki karakter var. Bunlardan biri, Özkan Uğur’un canlandırdığı Fazıl karakteri, diğeri ise Haluk Bilginer’in canlandırdığı Muhtar karakteri. Bu iki karakter kesinlikle uymuş. Yani ne çok fazla abartılmış ne de çok sığ kalmış. Ancak Cezmi Baskın’ın canlandırdığı Marcel karakteri içinde aynısını söyleyemeyeceğim. Marcel karakteri zorlama bir karakter olmuş.

Filme genel olarak bakıldığında bir karakter problemi var. Evet filmde çok iyi oyuncular var ancak ya kendilerine karakterlerle ilgili gerekli doneler verilmemiş yada biz bu usta isimlerin gerçekten kötü oyunculuklarını görüyoruz. Aynı şekilde Ata Demirer’de de bu sorun var. Tüm karakterler yapıştırma gibi ve sürekli sırıtıyor.

Hikayeye baktığımızda ise aslında iyi düşünülmüş. On beş dakikada olan biten olaylar karakterlerin yaşadıkları verilmeye çalışılmış. Ancak hikayeler ve anlatımlar daha doğrusu geçişler ve kurgu başarılı değil. O karmaşık kurguya rağmen ne olup biteceğini kestiriyorsunuz. Olan bitenler de izleyici tatmin etmeyecek kadar basit. Bir nevi mutlu sonda karşımızda. Filmin tür sorunu var. Filmi izlerken bazı kişilerde sürenin nasıl aktığını anlamazken bazılarında vakit geçiremiyorsunuz. Tempo iti ayarlanamamış. Kesinlikle bu konuda sorunlar mevcut filmde.

İstanbul’da ünlü bir Fransız restoranı olan Le Chic’te geçiyor hikaye. İşletmecilerinden biri ise Kader Sayar adında ünlü bir oyuncudur. İşe eski bir katil olup, bıçaklarla arası iyi olan kör adam Resul’ü işe alır. Tabi bir kısım çalışanlar onun işe alınmasını istemezken Kader Sayar, onun özünü görerek onunla iyi arkadaş olur. Kader Sayar bu arada yönetmen olan Fazıl ile konuşur. Fazıl üzerinde bomba olduğunu ve son filminde oynamazsa patlatacağını söyler.

Muhtar ve Güngör karakteri ise kız yüzünden birbirlerine girerler. Burada en tesadüf mağduru da Güngör karakteridir. Güngör sanki filmin kum torbasıdır. Adnan Arsev ve Pelin karakterleri de bu on beş dakikalık hikayeye kendi hikayeleri ile ortak olurlar. Bu arada Adnan Arsev karakterini de sevdiğimi söylemem lazım.

Muhtar dışında filmde güldüren yoktu. Yani komedi diyemeyiz. Romantik yada dramatik öğeleri de çok fazla değil. Bu sebepten dolayı hangi klasmanda değerlendireceğimi bilemiyorum. Ancak bir Türk Filmi olarak bakarsak, değişik bir deneme olmuş. Ancak başarısız bir deneme olmuş.

Yönetmen: Neco Çelik

Senarist: Haluk Özenç

Oyuncular:

Haluk Bilginer
Muhtar
Ata Demirer
Güngör
Eysan Özhim
Kader Sayar
Özkan Ugur
Fazil
Cezmi Baskin
Marcel
Janset
Pelin
Aysun Kayaci
Yasemin

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0488403/

7 Kocalı Hürmüz

İşte renkli rengarenk bir film daha Ezop’tan. Tam da beklendiği gibi. Böyle bir klasiği yeniden yorumlamak gerçekten cesaret isteyen bir işti ve Ezop bunu tam anlamıyla başarmış durumda. Gerek karakterler, gerekse mekan tasarımı yine olması gereken gibi mükemmel. Ancak türe yakışır biçimde bu filmde herşey biraz daha karikatürize edilmiş. Renkler oldukça canlı ve bu izleyiciyi filmin ortamında sokmakta başarılı.

Yine film için küçük bir şehir inşa edilmiş. Evler, kapıları, oransal olarak yamuk yapılmış. Kostümler takdire şayan. Oyunculuklar ise kadrodan bekleneni vermiş. Filmi izlerken aslında bir filmden çok bir kabarenin kameraya alınmış halini izliyor gibi hissediyorsunuz kendinizi. Bu en çokta konak girişinde belli oluyor. Oyunculuklar kesinlikle abartılmamış. ya da abartılmış mı demeliyim olması gereken gibi… Tüm karakterler gayet başarılı bir şekilde abartılmış. Nurgül Yeşilçay Hürmüz rolünde oldukça başarılı ancak müzikal kısmında kendinden beslenemeyen ses tonu biraz göze batar durumda. Birde Gürse Birsel’in sıkışmış oyunculuğu sanki kitlemiş gibi bu karakteri ama genel anlamda bakıldığında, fitne fesat içten pazarlıklı bir karakter çizmiş ve hissettirmiş bize…

Hikaye çok güzel ve çok eğlenceli ilerliyor. Bütün karakterler mükemmel. Ancak Hürmüz’ün geçmişine inip neden böyle olduğunu sorgulamadan direkt 5. kocadan alınmış film. Tabi biraz daha geçmişe inmesi hikayeyi dramatize edip, eğlencesini düşürebilirdi. Bu yüzden bu bölümü es geçiyoruz. Her şey güzeldi birde finalde herkesin kameraya bakması dışında. Keşke o da olmasaydı.

Kesinlikle gülme potansiyelli bir film. Tabi ince esprilerle bezenmiş. Hürmüz karakterinin de karakterden karaktere girmesi, gayet başarılıydı. yani beklenen oyunculuk verilmiş… Müzikler de gayet başarılı hele hele ki dile takılan cinsten. Tabi “ateşe baca lazım, kitaba hoca lazım, bana bir koca lazım, o da bu gece lazım” pekte erkeğe erkeğe hitap etmeyip, “karı” olarak değiştirsekte kantonun kulaklarımızın pasının gidermesine sebep vermiştir.

Nurgül Yeşilçay’dan bahsettik ama diğer oyunculukları es geçmek olmaz. Her biri ayrı ayrı başarılı. Zaten her biri usta isimler… Oyuncuların kalitesi işte bu tür filmlerde ortaya çıkıyor diyorum… Kesinlikle izlenmesi gereken filmler arasında… Yine Ezel Akay’dan başarılı bir Türk filmi örneği…

Yönetmen: Ezel Akay Ezop

Senarist: Gürsel Korat

Oyuncular:

Nurgül Yesilçay Hürmüz
Gülse Birsel Safinaz
Haluk Bilginer Cebrail
Erkan Can Hizir Kaptan
Memet Ali Alabora Doktor Hüsrev
Sarp Apak Fisek Omer
Cengiz Küçükayvaz Barber Hasan
Öner Erkan Rüstem
Cem Karakaya Bekci Memo
Ezel Akay Redif Cavusu Mehmet Ali
Çetin Sarıkartal Günther Pasha
Selahattin Taşdöğen Kahveci
Müjdat Gezen Kadı
Halit Akçatepe Karamanli Ihtiyar
Erol Günaydın Gozluklu Ihtiyar

Linkler:

http://www.7kocalihurmuz.com/test/

http://www.imdb.com/title/tt1523583/

Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?

Bazı filmler vardır sürekli izlenenler arasındadır. İşte benim içinde “Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?” bu yapımlar arasında. Şimdi film o kadar güzel olurda nasıl anlatılır nasıl yazılır endişesi peydahlanmadı desem içimde yalan söylemiş olurum. Nereden başlamalıyım?

Öncelikle zaten Ezel Akay ismi zaten filmin güzel olacağının kanıtı olarak duruyor karşımızda ki bu zamana kadar gerek yönettikleri; gerekse, prodüksiyonda bulundukları başarılı yapımlar olarak tarihte yerini almış. Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü’ye gelince film için bir şehir inşa edildiğini sağır sultan duymuştur. Her şey karikatürize edilmiş, senaryoda en ufak bir nokta es geçilmemiş.

Kostümler, çekimler, mekan, atmosfer, oyunculuk , gayet başarılı. Ancak bu filmi izlerken tarihide harmanlayıp o öyle değildi bu böyle değilde, o bu dönemde bu, bu dönemde yaşadı dememeli çünkü bu bir film ve yönetmen de kendisini,masal anlatıcısı olarak adlandırıyor.  Şimdi ufak tefek laflar ettikten sonra ne diyebilirim ki başka?

Film o kadar iyi olmasına rağmen Türk izleyicisinden yeterli ilgiyi görmemiştir. Tabi bu biz Türk izleyicilerinin ayıbıdır ki böyle bir yapıta gereken değeri vermemişiz. Hatta sanat kesimimiz de aynı ilgiyi göstermemiş sadece 2006’da Adana Altın Koza Film Festivali‘nde en iyi senaryo ve en iyi yönetmen ödülü alabilmiştir. Bu konuda daha derin polemiklere yada monologlara girilebilir ancak burada kesiyorum.

Tabi filmde yapılan hatalar da var ancak pek göze batacak seviyede değil… Türk sinemasının en iyi yapımları arasında kesinlikle izlenmeli…

Yönetmen: Ezel Akay Ezop

Senarist:Ezel AkayLevent Kazak

Oyuncular:

Haluk Bilginer Karagöz
Şebnem Dönmez Ayse Hatun
Beyaz Hacivat
Güven Kıraç Kadi Pervane
Ragıp Savaş Orhan Gazi
Ayşe Tolga Nilufer Hatun
Altay Özbek Coban

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0485510/

http://tr.wikipedia.org/wiki/Hacivat_Karagöz_Neden_Öldürüldü%3F

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=hacivat+karagöz+neden+öldürüldü&kw=&a=&all=&v=&fd=&td=&au=&g=&p=1