Etiket arşivi: Haluk Bilginer

Evliya Çelebi ve Ölümsüzlük Suyu

Filmin tarihçesini bilmiyordum ama vizyona girmesine yakın takip etmeye başladım. Ben ki TRT Çocukta zaman zaman Keloğlan izleyen bir şahıs bu animasyon filmini neden izlemeyeyim dedim kendi kendime. Hem de sinemada. Planımı ona göre yaptım. Sonuçta memlekette çok fazla animasyon yapılmıyor. Sinemada izleyip destek olmak şart. Ancak ben filmin vizyona girme tarihini beklerken birden filmin basın gösteriminin iptal edildiği haberini duydum. Ancak aynı gün filmin galası yapılmış ancak filmden yirmi dakika gösterilmiş. Sonrası da filmin hazır olmadığı öne sürülerek yayın tarihi ertelenmiş. Tabi yayın tarihi ertelenince bende takibi bıraktım.

Geçtiğimiz günlerde de film tekrar aklıma geldi. Şöyle bir internette ne olmuş diye dolandım ve filmin internet ortamına düştüğünü gördüm. Eh yapacak işte yok oturup izleyeyim dedim. İzledim izlemesine de çok memnun kaldığımı söyleyemeyeceğim. Tabi akabinde biraz daha araştırma yaptım ve hakkında çıkana yazıları okudum. Filmin yönetmeni, Fetih 1453 filminin görsel efekt süpervizörü Serkan Zelzele olduğunu gördüm. Fetih 1453’ün efektleri neydi ki bu ne olacaktı ama çıkmadık candan umut kesilmezmiş. Tabi araştırmaların akabinde filme harcanan para, devlet desteğini falan görünce aslında filmin hükumet yandaşları tarafından yapıldığını olayın sadece para içeride dönsünden ibaret olduğunu gördüm. Olsun iyi bir şey çıkacaksa bu da kabulüm (!). Ancak bu da mümkün değil gibi.  Okumaya devam et

Kısık Ateşte 15 Dakika

Arada derede bırakan bir filmde Kısık Ateşte 15 Dakika. Film için ne demeli bilmiyorum. Çok güzel bir kadro karşımızda. Senaryo bu kadro karşısında biraz ezilmiş. Öyle ki bir çok karakter kendisini taşıyan ünlü oyuncuların altında sönük kalmış. Metin Akpınar’ın oynadığı Resul karakteri bunlardan biri. Hikaye kendisinin çevresinde dönmesine rağmen bu karakter oldukça baştan savma olmuş. Evet aslında filmde mesaj verme olayı bu karaktere verilmiş ama karakter, söyledikleri, oynayan pek bağdaşmamış.

Filmi izlenilir kılan iki karakter var. Bunlardan biri, Özkan Uğur’un canlandırdığı Fazıl karakteri, diğeri ise Haluk Bilginer’in canlandırdığı Muhtar karakteri. Bu iki karakter kesinlikle uymuş. Yani ne çok fazla abartılmış ne de çok sığ kalmış. Ancak Cezmi Baskın’ın canlandırdığı Marcel karakteri içinde aynısını söyleyemeyeceğim. Marcel karakteri zorlama bir karakter olmuş.

Filme genel olarak bakıldığında bir karakter problemi var. Evet filmde çok iyi oyuncular var ancak ya kendilerine karakterlerle ilgili gerekli doneler verilmemiş yada biz bu usta isimlerin gerçekten kötü oyunculuklarını görüyoruz. Aynı şekilde Ata Demirer’de de bu sorun var. Tüm karakterler yapıştırma gibi ve sürekli sırıtıyor.

Hikayeye baktığımızda ise aslında iyi düşünülmüş. On beş dakikada olan biten olaylar karakterlerin yaşadıkları verilmeye çalışılmış. Ancak hikayeler ve anlatımlar daha doğrusu geçişler ve kurgu başarılı değil. O karmaşık kurguya rağmen ne olup biteceğini kestiriyorsunuz. Olan bitenler de izleyici tatmin etmeyecek kadar basit. Bir nevi mutlu sonda karşımızda. Filmin tür sorunu var. Filmi izlerken bazı kişilerde sürenin nasıl aktığını anlamazken bazılarında vakit geçiremiyorsunuz. Tempo iti ayarlanamamış. Kesinlikle bu konuda sorunlar mevcut filmde.

İstanbul’da ünlü bir Fransız restoranı olan Le Chic’te geçiyor hikaye. İşletmecilerinden biri ise Kader Sayar adında ünlü bir oyuncudur. İşe eski bir katil olup, bıçaklarla arası iyi olan kör adam Resul’ü işe alır. Tabi bir kısım çalışanlar onun işe alınmasını istemezken Kader Sayar, onun özünü görerek onunla iyi arkadaş olur. Kader Sayar bu arada yönetmen olan Fazıl ile konuşur. Fazıl üzerinde bomba olduğunu ve son filminde oynamazsa patlatacağını söyler.

Muhtar ve Güngör karakteri ise kız yüzünden birbirlerine girerler. Burada en tesadüf mağduru da Güngör karakteridir. Güngör sanki filmin kum torbasıdır. Adnan Arsev ve Pelin karakterleri de bu on beş dakikalık hikayeye kendi hikayeleri ile ortak olurlar. Bu arada Adnan Arsev karakterini de sevdiğimi söylemem lazım.

Muhtar dışında filmde güldüren yoktu. Yani komedi diyemeyiz. Romantik yada dramatik öğeleri de çok fazla değil. Bu sebepten dolayı hangi klasmanda değerlendireceğimi bilemiyorum. Ancak bir Türk Filmi olarak bakarsak, değişik bir deneme olmuş. Ancak başarısız bir deneme olmuş.

Yönetmen: Neco Çelik

Senarist: Haluk Özenç

Oyuncular:

Haluk Bilginer
Muhtar
Ata Demirer
Güngör
Eysan Özhim
Kader Sayar
Özkan Ugur
Fazil
Cezmi Baskin
Marcel
Janset
Pelin
Aysun Kayaci
Yasemin

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0488403/

7 Kocalı Hürmüz

İşte renkli rengarenk bir film daha Ezop’tan. Tam da beklendiği gibi. Böyle bir klasiği yeniden yorumlamak gerçekten cesaret isteyen bir işti ve Ezop bunu tam anlamıyla başarmış durumda. Gerek karakterler, gerekse mekan tasarımı yine olması gereken gibi mükemmel. Ancak türe yakışır biçimde bu filmde herşey biraz daha karikatürize edilmiş. Renkler oldukça canlı ve bu izleyiciyi filmin ortamında sokmakta başarılı.

Yine film için küçük bir şehir inşa edilmiş. Evler, kapıları, oransal olarak yamuk yapılmış. Kostümler takdire şayan. Oyunculuklar ise kadrodan bekleneni vermiş. Filmi izlerken aslında bir filmden çok bir kabarenin kameraya alınmış halini izliyor gibi hissediyorsunuz kendinizi. Bu en çokta konak girişinde belli oluyor. Oyunculuklar kesinlikle abartılmamış. ya da abartılmış mı demeliyim olması gereken gibi… Tüm karakterler gayet başarılı bir şekilde abartılmış. Nurgül Yeşilçay Hürmüz rolünde oldukça başarılı ancak müzikal kısmında kendinden beslenemeyen ses tonu biraz göze batar durumda. Birde Gürse Birsel’in sıkışmış oyunculuğu sanki kitlemiş gibi bu karakteri ama genel anlamda bakıldığında, fitne fesat içten pazarlıklı bir karakter çizmiş ve hissettirmiş bize…

Hikaye çok güzel ve çok eğlenceli ilerliyor. Bütün karakterler mükemmel. Ancak Hürmüz’ün geçmişine inip neden böyle olduğunu sorgulamadan direkt 5. kocadan alınmış film. Tabi biraz daha geçmişe inmesi hikayeyi dramatize edip, eğlencesini düşürebilirdi. Bu yüzden bu bölümü es geçiyoruz. Her şey güzeldi birde finalde herkesin kameraya bakması dışında. Keşke o da olmasaydı.

Kesinlikle gülme potansiyelli bir film. Tabi ince esprilerle bezenmiş. Hürmüz karakterinin de karakterden karaktere girmesi, gayet başarılıydı. yani beklenen oyunculuk verilmiş… Müzikler de gayet başarılı hele hele ki dile takılan cinsten. Tabi “ateşe baca lazım, kitaba hoca lazım, bana bir koca lazım, o da bu gece lazım” pekte erkeğe erkeğe hitap etmeyip, “karı” olarak değiştirsekte kantonun kulaklarımızın pasının gidermesine sebep vermiştir.

Nurgül Yeşilçay’dan bahsettik ama diğer oyunculukları es geçmek olmaz. Her biri ayrı ayrı başarılı. Zaten her biri usta isimler… Oyuncuların kalitesi işte bu tür filmlerde ortaya çıkıyor diyorum… Kesinlikle izlenmesi gereken filmler arasında… Yine Ezel Akay’dan başarılı bir Türk filmi örneği…

Yönetmen: Ezel Akay Ezop

Senarist: Gürsel Korat

Oyuncular:

Nurgül Yesilçay Hürmüz
Gülse Birsel Safinaz
Haluk Bilginer Cebrail
Erkan Can Hizir Kaptan
Memet Ali Alabora Doktor Hüsrev
Sarp Apak Fisek Omer
Cengiz Küçükayvaz Barber Hasan
Öner Erkan Rüstem
Cem Karakaya Bekci Memo
Ezel Akay Redif Cavusu Mehmet Ali
Çetin Sarıkartal Günther Pasha
Selahattin Taşdöğen Kahveci
Müjdat Gezen Kadı
Halit Akçatepe Karamanli Ihtiyar
Erol Günaydın Gozluklu Ihtiyar

Linkler:

http://www.7kocalihurmuz.com/test/

http://www.imdb.com/title/tt1523583/

Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?

Bazı filmler vardır sürekli izlenenler arasındadır. İşte benim içinde “Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?” bu yapımlar arasında. Şimdi film o kadar güzel olurda nasıl anlatılır nasıl yazılır endişesi peydahlanmadı desem içimde yalan söylemiş olurum. Nereden başlamalıyım?

Öncelikle zaten Ezel Akay ismi zaten filmin güzel olacağının kanıtı olarak duruyor karşımızda ki bu zamana kadar gerek yönettikleri; gerekse, prodüksiyonda bulundukları başarılı yapımlar olarak tarihte yerini almış. Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü’ye gelince film için bir şehir inşa edildiğini sağır sultan duymuştur. Her şey karikatürize edilmiş, senaryoda en ufak bir nokta es geçilmemiş.

Kostümler, çekimler, mekan, atmosfer, oyunculuk , gayet başarılı. Ancak bu filmi izlerken tarihide harmanlayıp o öyle değildi bu böyle değilde, o bu dönemde bu, bu dönemde yaşadı dememeli çünkü bu bir film ve yönetmen de kendisini,masal anlatıcısı olarak adlandırıyor.  Şimdi ufak tefek laflar ettikten sonra ne diyebilirim ki başka?

Film o kadar iyi olmasına rağmen Türk izleyicisinden yeterli ilgiyi görmemiştir. Tabi bu biz Türk izleyicilerinin ayıbıdır ki böyle bir yapıta gereken değeri vermemişiz. Hatta sanat kesimimiz de aynı ilgiyi göstermemiş sadece 2006’da Adana Altın Koza Film Festivali‘nde en iyi senaryo ve en iyi yönetmen ödülü alabilmiştir. Bu konuda daha derin polemiklere yada monologlara girilebilir ancak burada kesiyorum.

Tabi filmde yapılan hatalar da var ancak pek göze batacak seviyede değil… Türk sinemasının en iyi yapımları arasında kesinlikle izlenmeli…

Yönetmen: Ezel Akay Ezop

Senarist:Ezel AkayLevent Kazak

Oyuncular:

Haluk Bilginer Karagöz
Şebnem Dönmez Ayse Hatun
Beyaz Hacivat
Güven Kıraç Kadi Pervane
Ragıp Savaş Orhan Gazi
Ayşe Tolga Nilufer Hatun
Altay Özbek Coban

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0485510/

http://tr.wikipedia.org/wiki/Hacivat_Karagöz_Neden_Öldürüldü%3F

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=hacivat+karagöz+neden+öldürüldü&kw=&a=&all=&v=&fd=&td=&au=&g=&p=1

The International

Cümlelerime şöyle başlayayım; bu film hiçte benlik değil. Yani bir suç ölrgütünü araştıran biyografik bir filmden öteye geçmeyen filmler beni fena sıkar. Lakin filmi izlemek için bir kaç sebep var ortada. Bunlardan ilki, elbette ki baş rolde, Naomi Watts‘ın olması. Diğer kısımda ise biraz milliyetçilik yapıp filmin bir kısmının İstanbul’da geçmesi diyeceğim. Bu saydıklarımın ötesinde zaten filmde pek bir şey vermiyor.

Bir mafya kapışmasının hatta mafya kapışması değil ulusal bir örgüt kapışmasının damlarda, ilginç ve basit bir şekilde son bulması beni hayal kırıklığına uğratan. Biraz akıllıca gelişen kurguya finaller çok basit düşmüş.

Lois Sallinger bir Interpol ajanıdır. Savcı yardımcısı Eleanor Whitman ile birlikte, kirli işler çeviren bir bankanın peşine düşerler. Olayı inceledikçe bankanın tüm dünyada işlem gerçekleştirdiğini görürler. Bu ikili bankanın çevirdiği işleri ortaya çıkarmak amacıyla sıkı bir şekilde çalışmaya başlarlar.

Takip esnasında dünya üzerinde bir çok şehir, üzerinde takibe geçerler. BU bankanın usulsüz faaliyetleri tüm dünyayı sarmıştır. Bankanın amaçları arasında terer ve türlü faaliyetleri de desteklemek vardır ve bu hikayenin sonu İstanbul’a kadar dayanır.

Hikayeyi kısaca özetledim. Filmi izlenebilir kılan öğeleri de yazdım. Tabi istanbulda geçmesi hikayenin bir kısmının, aynı zamanda, Ahmet Sunay karakteri altında, Haluk Bilginer‘i görmek ayrı bir haz. Bunun dışında aslında sıkıcı gelişen bir film. Eğer türünün meraklısı değildeniz, ne aksiyon, ne de sinemaloji açısından film tatmin etmiyor.

Yönetmen:Tom Tykwer

Senarist:Eric Singer

Oyuncular::

Clive Owen Louis Salinger
Naomi Watts Eleanor Whitman
Armin Mueller-Stahl Wilhelm Wexler
Ulrich Thomsen Jonas Skarssen
Brian F. O’Byrne The Consultant
Michel Voletti Viktor Haas

Patrick Baladi Martin White

Jay Villiers Francis Ehames

Fabrice Scott Nicholai Yeshinski
Haluk Bilginer Ahmet Sunay

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0963178/

http://www.sinemalar.com/film/21060/Uluslararasi/