Kaze tachinu

Hayao Miyazaki maalesef bu filmde anime sektörüne veda etti. Tabi dayanamayıp tekrar bir şeyler çıkarmaya çalışır mı bilmiyorum. Temennim de yeni animeler yapması yönünde. Kaze tachinu’de güzel bir film olmasına rağmen Miyazaki’nin diğer filmleri yanında biraz sönük kalıyor. Bu film diğerlerinden çok daha farklı bir film. Filmi diğerlerinden ayıran en büyük özellik Miyazaki’nin her hikayesinde bulunan güçlü kadın karakterini bu hikayeye eklememesi. Evet aslında hikayede böyle kadın karakterler var ama Miyazaki onlara çok fazla yer vermemiş. Hikaye hayaller ve aşk üzerine otutturulmuş. Ben bu animasyonda Miyazaki’nin o etkili müzik kullanımına da pek rastlamadım. Diğer animelerde müzikler dilimize dolanır bizi bizden alırdı. Bu anime ise biraz daha müzik konusunda sade olmuş.

Kokuriko-zaka Kara

Tetsurô Sayama‘nın aynı isimli mangasından uyarlanan, senaryosunu Keiko Niwa ile birlikte Hayao Miyazaki‘nin yazdığı ve oğlu Goro Miyazaki yönetmenliğini yaptı son Stüdyo Ghibli filmi Kokuriko-zaka Kara. Filmin diğer Ghibli Stüdyosu filmlerinden tek farkı hayali ve fantastik öğelerden uzak, gerçekle paralel olarak ilerlemesi. Tabi bu durum benim biraz filmi yadırgamama sebep oldu desem yalan söylemiş olmam. Ancak çizimlerdeki ayrıntılar, ve sadelik her zaman ki gibi Ghibli Stüdyosuna yakışır şekildeydi.

Karigurashi No Arrietty / Aşırıcılar

Studyo Ghibli’nin son filmi olması sebebi ile heyecan duyduğumuz film Karigurashi No Arrietty. Ancak Hayao Miyazaki bu kez sadece senaryoyu yazmakla yetinmiş ve yönetmen koltuğuna ise en genç  Ghibli yapıtı yönetmen kişi ünvanı alan alan Hiromasa Yonebayashi var. Hiromasa Yonebayashi diğer Ghibli filmlerinde de animatör olarak çalışmış. Sanıyorum ki geleceği parlak Ghibli yönetmenlerinden kendisi. Zaten bunu filmle de belli ediyor.

Gake no ue no Ponyo

Tüm Miyazaki filmleri tanıtımlarında söylediğim gibi Miyazaki filmleri için yorum yapılamaz. İşte onlardan biride bu bol ödüllü film. Gake no ue no Ponyo hakkında yorum yapmak zaten şahsıma da yakışmaz ki zaten herşey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. Filmekiminde çok istememe rağmen gidememiş bununla birlikte fragmanındaki Ponyo ponyo şarkısı aklıma yer etmişti. Haydi hep beraber başlayalım. Ponyo, ponyo… Tabi devamını söyleyemeyeceğimi herkes kestiriyordur lakin zaten önemli olan da nakaratı. Gake no ue no Ponyo Miyazakinin her animeside olduğu gibi karakterler üzerinde ayrıntılı durmuş. Her birinin ayrı havası sizi içine çekiyor. Her ne kadar film Ponyo karakteri üzerine yoğunlaşsa da yan karakterler kim olduklarını, ne olduklarını, gayet açık bir şekilde ifade ediyorlar. Daha filmin ilk başında deniz analarının ayrıntılı çizimi o soluksuz kaçış başlangıcı sizi çekiyor ve bir o kadar da gözden çıkarılmamış deniz kirliliği. Miyazaki buradan da bir mesaj göndermeyi ihmal etmemiş. Ancak görüntüler o kadar akıcı ve heyecanlı ki …

Tonari no Totoro (となりのトトロ), My Neighbor Totoro , Komşum Totoro

Goddess Arthemis‘in Majo no Takkyūbin‘i ve miyazaki anime listesini yollamasından sonra dvdler arasında küçük bir Miyazaki araştımasına çıktım. Vakti zamanında Miyazaki filmlerini toparladığım bir dvd vardı. Sanıyorum o dönem sadece dvd olarak bir kaç tane Miyazaki filmi vardı etrafta. Zaten benim gibi film izleme merakı hat safhada olan bir insan için tüm filmlerin orjinalini edimek zaten zor oluyor. Neyse… Sonuç olarak Miyazaki dvdmi buldum ve içinden çıkan Tonari no Totoro‘yu izlemeden edemedim…Bu da film blogumu ayırdıktan sonraki ilk yazımın kaynağını oluşturdu… (Daha yazılmayı bekleyen çok film var… Sadece haftasonu 8 tanecik izleyebildim.:))

Kiki’s Delivery Service (魔女の宅急便, Majo no Takkyūbin (Witch’s Delivery Service), Küçük Cadı Kiki)

1989’da yapılmasına rağmen Türkiye’de 2007 yılında satışa sunulmuş Majo no Takkyūbin’i Goddess Artemis sayesinde izleme fırsatım oldu. Filmi izledikten sonra aklıma ilk gelen şeylerden biri de yıllar önce indirmiş olduğum İspanyolca yada Japonca dublajlı Miyazaki animelerini topladığım bir dvd oldu. Sanıyorum yavaş yavaş onlara el atma vakti geldi.  Majo no Takkyūbin yada İngilizcesi ile söylersek Witch’s Delivery Service hatta bunu biraz daha kişiselleştirirsek Kiki’s Delivery Service 13 yaşına basmış küçük bir cadının evden ayrılışını ve büyük bir şehride yaşamaya çalışmasını anlatmakta.  Bir Miyazaki animesi dediğinizde anlayacak çok şey vardır. Kiki’s Delivery Service’inde en büyük özelliği anlatılacak şeyinin çok olması. Her zamanki gibi Miyazaki bu animede de uçmaya, trenlere, kedilere, ana karakterlerin kadın olmasına yer vermiş. Bu demek olmuyorki filmde bir Miyazaki sıradanlığı var. Gerek çizgiler, gerek her zaman ki gibi Joe Hisaishi’nin yaptığı müzikler büyük bir uyumluluk içerisinde. Tabi Miyazaki gibi bir usta anlatmakla bitmez. Dünya üzerindeki hiç bir yeti …

dalgalanmalar…

Bugün ne okayacak ne de yazacak gücü görebiliyorum kendimde. Buna rağmen bir kaç tuşa dokunup anlamlı cümleler oluşturmaya çalışmak üzerindeki bulutlu havayı kaldıracak düşüncesiyle, parmaklarımı klavyenin üzerinde gezdirmeye başladım.  Az önce Goddess Artemis‘in hediyelerinden biri olan Hayao Miyazaki‘nin Kiki’s Delivery Service (1,2) amimesini büyük bir ilgi ile izledim. Goddess Artemis‘e özel teşekkürlerimi sunuyorumve sanırım Kiki’s Delivery Service‘in küçük bir tanıtımını çarşamba günü yapacağım… İnternet gaeteletinden şöylebir dolaştım. Çoğu kötü haber arasında hani benide pek ilgilendiren Marmara fay hattının hareketliliği hakında haberlere rastladım. Dün akşam annem de telefonla aramış televizyon izlemeyen oğlunu, Marmara’daki hareketlilik yüzünden uyarmıştı. Ben ise şu zamana kadar hiç bir şey hissetmediğimi söyledim. Bir sorundur ki depremleri hissedemiyorum ben. Acaba o çalkanılı döneminde İzmitte bulunduğum için mi artık ufak tefek sarsıntıları hissetmiyorum yada askerliğimi denizci olarak yapıp sürekli sallandığım için mi bilmemiyorum ama sanıyorum ki şu sallantıları hissedenler vardır. Yoksa televizyonlar/gazeteler neden insanları ayğa kaldırmak için böyle haber …

Back to Top