bir anormallik var!!!

evet gerçekten. ellerim bir şeyler yazmaya uzanmıyor. yazamadığımdan değil yazmaya mecalim olmadığından belki… kelimeleri bir araya getirmek o kadar çok yoruyor ki beni… hayır aslında kelimeleri bir araya getirmekte değil… şu tuşlara basmak… bu bütün gün bilgisayar başında olmanın verdiği acı ızdraptan olsa gerek. çözebilmiş değilim. ancak gün gelecek… bunun …

başlıksız…

açlığımdan kaldığını düşündüğüm mide kazıntısı, şişenin dibine yakınlaşmaya çalışırken uzaklaştığım hayatın ağrılı uğultusu… sanki biraz daha polarize hayat, yapıştırıldığında göz almayacak şekilde. anlamsız cümlelerin at koşturuşu. her şey belirsizlik… dokunduğum, hissettiğim. algıladığım her şey. kimsesiz kelimelerin içindeyim. varlığıma inandıklarını düşünüyorum. yoksa neden kafa patlatsınlar ki benimle… göz uçlarıya bakıp geçtiklerini …

Raifu / Life / Hayat

ライフ Lise hayatının karanlık yönlerini anlatan beni de gerim gerim geren j-doramalardan biri Raifu. Keiko Suenobu‘nun aynı adlı mangasından uyarlanmış. Dizide bol bol duyacağımız kelimelerden birisi zorbalık. Shiiba Ayumu adlı karakterin gördüğü zorbalık gözler önüne serilmiş. Bu zorbalık sadece kendi hemcinsleri tarafından olmuyor. Aşağıya tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık misali …

bi insan gibi uzaylı bulamadık…

Mars’ta yıllardır araştırmalarını sürdüren Amerikan robotlarının son bulgularına göre Kızıl Gezegen, tarihinin büyük bölümünde yaşam koşullarının oluşabilmesi ve sürmesi için ‘çok tuzlu’ bir yapıya sahipti. Mars’ta 1400 günü aşkın süredir görev yapan ikiz robotlardan Opportunity’nin topladığı son kanıtlar, gezegenin erken dönemlerinde sudaki yüksek mineral karışımının, en dayanıklı mikropların dahi oluşumu …

uzaylılar cidden var….

aşağıdaki haberi az önce hürriyet’in sayfalarında okudum. ne ylan söyleyeyim bu olaylar beni türban meselesinden daha çok ilgilendiriyor. herkes gelecek planları yapsın dursun gari, nasıl olsa uzaylılar gelince bütün planlar yatacak. ne orta doğusu ne de enerji savaşları kalacak… bu günler yakındır 🙂 anlamadığım şey o kadar geniş düşünen okumuş …

166 yazısı… (çıkmadı, bitmedi…)

6 ay uğraşıdan sonra çıkartmadığımız 166 dergisi için yazmaya başladığım bir öykü… uzayıp gidecek gibi gözükmekteydi ama yarıda kaldı… ismi dahi yok… Hayatımın elli altıncı baharı ve dünden hatırladığım tek şey haddinden fazla kızıllaşmış gökyüzünün aklıma kazınmış görüntüsü. Ufka doğru baktığımda ilk çarpan bir tavus kuşunun kuyruğuydu. Ağırlaşmakta olan gözkapaklarının …

Back to Top