Kedi Özledi

Şimdi yazının başında bu filmi neden izlediğimi açıklayayım. Filmden hiç bir beklentim yoktu bu sebepten dolayı çok fazla hayal kırıklığına uğradığımı söyleyemeyeceğim. Filmi izleme amacım ‘yi görmekti nihayetinde bu benim için yetti. Tabi bunun haricinde diğer kısımlara da değineceğim. Continue reading “Kedi Özledi”

Çakallarla Dans 2: Hastasıyız Dede

İlk filmin tutması üzerine ikinci film yapılmış. Tabi bu film ikincinin ardından gelirken hikaye kaldığı yerden devam ediyor. Zaten ilk filmin başarılı olması ikinci filmin çekilmesini tetiklemiş. Hikaye biraz zorlama olmuş. Ne uydursak ne yapsak diye uğraşmışlar. İlk filim taklit eden sahneler oldukça fazla yer almış filmde. İkinci filmin gerçekliği daha az.

Ekibimiz hapishanede sıkıntıdan patlarken bir gün doktor muayenesine giderler. Doktor onları muayene eder ve bu esnada onlara bir teklif sunar. Suç oranını düşüren bir ilaç üzerinde çalışmaktadırlar ve isterlerse kendilerini denek olarak kullanabileceklerini söylerler. Bunun karşılığı da tahliye edileceklerdir. Yapmaları gereken belaya bulaşmamaktır. Tabi ekip kabul eder. Continue reading “Çakallarla Dans 2: Hastasıyız Dede”

Çakallarla Dans

Yazdığım Türk filmleri içerisinde Murat Şeker filmlerinin çokluğu göze çarpacaktır ancak bunu bilinçli olarak yapmadığımı yazıya başlarken belirtmek isterim. Murat Şeker filmleri nedense isteksiz birden bire çıkıyor karşıma. Bunlardan birisi de Çakallarla Dans. Film hakkında duyduğum iyi yorumlar üstüne filmi izledim bu sefer ve karşıma kadro göz önünde bulundurulduğunda beni çok fazla tatmin etmeyen bir film çıktı.

Belki kadroda bu kadar ünlü isim olmasaydı filmi çok beğenecektim. Film televizyondaki komedi ve macera filmlerindeki karakterleri bir araya toplamışsınız ve onlara oynayın demişsiniz gibi bir izlenim yaratıyor sizde. Zaten Murat Şeker son iki filmde bilindik simalar ile filmi yapmıştı bu filmde onlardan biri. Continue reading “Çakallarla Dans”

Mezuniyet

Film hakkında araştırma yaptığınızda ilklerin filmi diye yazılarla karşılaşıyorsunuz. Peki neymiş bu ilkler bende değineyim…

”MEZUNİYET’ FİLMİNDE YAŞANAN “İLK”LER
-Türkiye’nin en genç yönetmeni Doğa Can Anafarta 20 yaşında filmi hem yazdı, çekti ve oynadı.
-İlk kez hiçbir oyuncu ücret almadan filmde rol aldı…
-Türkiye’nin en genç oyuncu yaş ortalaması (23) Mezuniyet’te buluştu.
-Billur Kalkavan ilk kez “Mezuniyet”te hayat kadını rolünü canlandırdı.
-Türk sinemasında çekilen ilk mezuniyet filmi.
-Mezuniyet’in yapımcıları Selen Sevigen, Hatay Tozkoparan ve Batu Müftüoğlu 27 yaş ortalamasıyla “En Genç yapımcı” ünvanına sahip.
-Mezuniyet filminin afiş tasarımını 19 yaşındaki Ege Üniversitesi öğrencisi Dilara yaptı…
-Filmin Görüntü yönetmeni Sezer Uçar (23) Türkiye’nin en genç sinema yönetmeni ünvanına sahip oldu…
-Mezuniyet filminin Web Sitesi 19 yaşındaki genç Enez tarafından hazırlandı…
-Mezuniyet’in uygulayıcı yapımcısı Sercan Çiçekoğlu (22) en genç sinema uygulayıcı-yapımcısı oldu…

http://www.hurriyet.com.tr/magazin/magazinhatti/12864273.asp?gid=222

Şimdi bunları neden yazdım. İlk maddeden ele alalım  yönetmen Türkiyenin en genç yönetmeniymiş, 20 yaşında hem çekmiş hem yazmış hem yönetmiş..Şimdi piyasaya baktığımızda bunu çok yapan var artık kamerayı eline alan film çekebiliyor. Hem de şu filmden daha iyi işler yapabiliyor. Eğer bu yaşta birileri film yapıyorsa demek ki parası bol bir ailedenler. Yoksa kim niye film yaptırsın ki?

Türkiye’nin yaş ortalaması en düşük filmi imiş doğrudur film demeli miyiz lakin o ayrı… Billur Kalkavan’ın neyi canlandırmış olması çok mu önemli? Türkiye’nin ilk mezuniyet filmiymiş, Türkiye’de bu konu hiç işlenmedi mi? Genç yapımcı olmak parası olmakla eş değer. Yani paran varsa yapımcı olursun. 29 yaşında çok paran varsa baban zengindir demektir. Afil tasarımı ve web tasarımlarını daha küçük yaşlarda yapanlar tanıyorum. Diğer yerlerde ise ben yönetmen ışıkçı, bu sınıfa sokulan bir şey gördük mü filmde?

Çok ağır gidiyorsun desteklemek lazım diyenler çıkacaktır elbet. Evet, desteklemek lazım ancak piyasada çok iyi iş yapıp tutunamayanları görüyoruz hemde bu işin artık uzmanı olmuş diyeceğimiz kişiler. Ancak bu iş para demek hepimiz farkındayız. Parayı bastıran da bu işi yaptığında ortaya böyle olaylar çıkıyor.

Sizi bilmem ama ben böyle bir lisede okumadım. Bırakın o zamanlar mezuniyet balosu gibi bir şeyde yoktu. Filmi izleyen görüyor ki lisede herkesin aklı fikri sevişmekte. Herkes milli olmuş yada olmakta. Günümüz böyle mi oldu. Yani o Amerikan filmlerinde izlediğimiz gençliğin yerini bizim gençliğimiz mi aldı? Yani her şey böyle anlatıldığı gibi mi? Senaryo ne düşünülerek yazılmış, film çekelim kızları toplayalım manayla manita yaparız düşüncesiyle mi? Verilen konu nedir? Ben anlayamadım bunları. Anladığım zaman filmin hakkında ayrıntılı bir yazı yazabilirim.

Aslında filmin en önemli özelliği Aykut Oray’ın son film olması… Film senaryo, oyunculuk, teknik tüm sinemasal öğeler ele alındığında sınıfta kalıyor. Vakit harcamayın derim. Kadroya saygı belki izlettirebilir ama umut bağlamamak lazım. Basit bir senaryo karşımızda.

Yönetmen Senarist: Doğa Can Anafarta

Oyuncular:

Linkler:

http://www.mezuniyetfilm.com/