Etiket arşivi: Imelda Staunton

Maleficent

Malefiz oldukça başarılı bir film. Hikayesi uyarlaması oldukça başarılı ancak yönetim için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Film başka yönetmenlerin elinde daha iyi bir hale gelebilirdi ancak bu haliyle de eğlenceli ve başarılı bir film. Aslında filmin yönetmeni Robert Stromberg‘i bir çok filmden tanıyoruz. Ancak bu isim filmlerdeki özel efektçi (ne desem bilemedim) olarak karşımıza çıkıyor. Bu da tabi Robert Stromberg’in ilk yönetmenlik deneyimi oluyor. Tabi gösel efekt anlamında bu film bu isme emanet edilebilirmiş ama yönetmenlik bakımından edilmeli miymiş pek emin değilim. Okumaya devam et

The Awakening

1921 İngiltere’sinde geçen film dönemin ve İngiltere’nin kasvetli havasını oldukça başarılı bir şekilde yansıtmış. Filmin kısıtlı bir mekanda geçmesi kıyafetler dışında dönemi pek fazla sorgulatmıyor insana. Filmin yönetmeni Nick Murphy‘nin ise ilk televizyon işleri dışındaki ilk sinema filmi. İlk film olarak başarılı bir film ortaya koymuş giyebiliriz.

Filmin oyunculukları çok fazla sırıtmıyor. Görsellik kesinlikle tatmin edici. Filmin kurgusu oldukça başarılı. İzlerken insanı oldukça meraklandırıyor ve bu merakta izleyiciyi germeye yetiyor. Filmin sonu biraz açıkta bırakılmış ancak konuşmalardan son durumun ne olduğu konusunda kesin bir yargıya varamasanızda bazı yorumlar üretebiliyorsunuz. Filmin gerilim dozu iyi. Ancak belirtmek lazım ki, korku filmi olarak geçmesine rağmen bir korku filmi değil. Korkmak için izleyecekler hayal kırıklığına uğrayacaktır.

Florence Cathcart o dönemde eğitim görmüş bir kadındır. Kendisi hayalet avcısı olarak tanınır ve bu konuda kitapları vardır. Hayaletlerin olmadığını savunur. Bir çok diğer dünya ile bağlantıya geçiyorum diyen dolandırıcının da foyasını ortaya çıkarmıştır. Günün birinde çocukların intihar ettiği, hayalet tarafından öldürüldüğü söylenen bir yatılı okuldan çağrılır. Florence bunu kabul eder ve araştırmak için yatılı okula gider.

Florence okulda araştırmalara başlar. Öğrenciler ve öğretmenleri incelemeye başlar. Aslında farklı olan hiç bir şey yoktur. Ancak birden bire anlam veremediği garip olaylar döner. Florence yavaş yavaş, kendisi ve ailesi ile gerçekleri öğrenmeye başlar.

Filmin gidişatının korkudan çok drama kaçacağı başından belliydi aslında. Finale doğru ise bunda yanılmadığımı gördüm. Karşımıza bir aile draması çıkıyor. Florence’in hayaletleri reddetmesinin altında yatan sebep ile savaşta nişanlısının ölmesi. Eğer hayaletler varsa bu şekilde belkide nişanlısına ulaşmaya çalışacaktır. Aslında Florence karakteri sorunlu bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Florence’in bu sorunları ile ilgilenmeye başladığımızda, bunlar birer soru işareti ile karşımıza çıktığında, filmin gerilimine ortak olmakta zorlanıyorsunuz. Florence hakkında bilinmezlik o kadar çok ki, bunların bir kısmını filmin sonuna doğru çözsekte yine akıllarda soru işaretleri kalıyor. Filmin tek eksiği biraz ucu havada bırakılan yan hikayeleri diyebiliriz.

Bu yan hikayelere, okulun bekçisi edasındaki garip tüfekli adamı, Robert Mallory’nin ayağındaki yarayı, garip öğretmenleri de ekleyebiliriz. Tabi olay Florence’in geçmişi ile alakalı olunca, filmde aile trajedisine bağlanınca aslında olayların neden buraya geldiğini pek çözemiyoruz. Filmin ana kaynağı olan Florence’in annesinin öldürülmesi konusunda pek bir açıklama yok. Yanlışlıkla öldürülen çocuğun hayaletinin intikamı olağan gelse de bu belirsizlik biraz can sıkıcı.

Tüm bunlara film başarılı bir şekilde ilerliyor ve sonuca bağlanıyor. Görsel ve gerilim anlamında başarılı bir film The Awakening. Boş zamanda izlenilebilir.

Yönetmen: Nick Murphy

Senaryo: Stephen VolkNick Murphy

Oyuncular:

Rebecca Hall
Florence Cathcart
Dominic West
Robert Mallory
Imelda Staunton
Maud Hill
Lucy Cohu
Constance Strickland
John Shrapnel
Reverend Hugh Purslow
Diana Kent
Harriet Cathcart

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1687901/

http://www.bbc.co.uk/bbcfilms/film/the_awakening

Arthur Christmas

 

Yeni yıl arifelerinde çocukların Noel ruhuna sahip çıkmaları için yapılan animasyonlardan biri de Arthur Christmas. Bu bağlam da bu animasyon için çocuk animasyonu diyebiliriz. Ancak hala var olduğu savunulan Noel Baba’nın günümüze uyup teknolojiyi kullanması biraz ilginçti. Filmde Noel Baba Kuzey Kutbu’nda ki çok gizli yerleşkesinde çocukların istedikleri oyuncakları kendisi üretirken bunlardan herhangi bir ücret talep etmiyor. Bunu biraz daha günümüze uyarlarsak bu filmi izleyen çocuk Noel Baba’dan hediye bekleyecek. Hediye gelmemesi ile birlikte üzülecek çocukları avutacak ise, aileler olacak. Bu da tüketim topluma ekstra bir artı getirecek. Tabi tüketmeyi çocuklarımıza küçük yaşta öğretmemiz gerek.

Okumaya devam et