Etiket arşivi: Imogen Poots

Need for Speed

Hadi elimizin altında 3D televizyon var bakalım televizyonda 3D izlemek nasıl oluyormuş merakıyla evdeki yaş ortalamasına uygun bir film seçelim derken Need for Speed’e denk geldik. Hadi dedik arabadır yarıştır film akar gider. Ama ne yalan söyleyeyim bir yerden sonra film akmadı. Neden mi? Aşağıdan devam edelim. Okumaya devam et

The Look of Love / Ateşli Bakışlar

Festival ön yazısı için tıklayınız

9 Songs filminden tanıdığımız ‘un son filmi The Look of Love / Ateşli Bakışlar. Tabi yönetmen arada film çekmiş ancak ben izlemeye fırsat bulamadım. Şimdi yakınmaya başlayayım mı o kadar yönetmen o kadar, film varken nasıl hepsini izleyeyim diye. Sonuçta benim hobim bu.

Neden birden böyle yakınma işine girdim bilmiyorum ama yönetmen  son filmi olan The Look of Love / Ateşli Bakışlar’da biyografi işine soyunmuş. Seçtiği kişi ise,  erotik dergiler ve striptiz kulüpleri sayesinde “porno kralı” olarak ünlenmiş ve zengin olmuş Paul Raymond’un hayat hikayesinin bir kesimini anlatmakta. Okumaya devam et

Chatroom

Hideo Nakata’dan beklemediğim tarzda bir film. Aslında belki de klasik olabilecek bir korku filmi beklediğimdendir. Ancak bu film beklentilerimin tamamen dışında çıktı. Film aslında tam anlamıyla bir festival filmi. Gerek konu, gerek işleyiş, gerek görsellik, gerekse kurgu tam anlamıyla bekleneni karşılamakta. Tabi bu arada oyunculuğu da es geçmemek lazım. Film boyunca neden Japonlar oynamadı diye düşünsem de aslında bu oyuncular da işlerini tam anlamıyla yerine getirmişler.

Nakata bu filmde sanal dünya ve gerçek dünya arasındaki bağlantıyı çok güzel bir şekilde kurmuş. Akıllıca bir senaryo karşımızda. Chatroomlar onların bir arada bulunduğu koridor tanımlaması tek kelime ile mükemmel. Kimin ne olmadığını bilmediğiniz bir dünyada kendimizi güvende hissederken o koridorun betimlemesi kesinlikle tereddütte bırakıyor insanı. Görmek istediklerimiz, yada olmak istediklerimiz diyeyim çıkıyor karşımıza.

Film bir chat odasının açılmasıyla başlıyor. Beş genç bu odada buluşuyor ve tanımadıkları kişiler ile hayatlarını paylaşıyorlar. Karakterlere göz ucu ile baktığımızda aslında bu chat odalarını kullananların aslında sorunlu birer kişilik olduğunu görüyoruz. Mo en yakın arkadaşının kız kardeşine aşık, Emily ailenin otoriter baskısı ile kendisi olamayan ve ailesinin kendisini sevmediğini düşünen, Jim babasının küçük yaşta evi terk etmesinden sürekli kendini sorumlu tutan ve antidepresanlarla hayatını sürdüren, Eva menken olma sevdasında bir gençtir.

Filmin asıl karakteri William ise iyi bir ailenin sorunlu çocuğu. Oda sahibi William ve onun etrafında dönüyor film. William öncelikle kurduğu odayla insanlarla yakınlaşırken bu beş gencin dayanışma içinde olacağını düşünüyorsunuz. Aslında ben korku filmi beklediğimden ötürü filmin ilk sahnelerinden kaynaklı karmaşa nedeni ile birilerinin katil olacağını düşündüm. Film zaten farklı olma sebebi de bu. Aslında kişilerin fiziksel tepkilerden çok duygusal yıpranmalardan daha fazla etkileneceğini, aslında kime inanmamız gerektiğini vuruyor yüzümüze.

William kendi yarattığı dünyasında önce herkes ile ayrı bir arkadaşlık kurar. Karşısındakilerin, ilgilenebileceği sevebileceği şeylerle onlara yaklaşır. Aslında herkes için ortak bir nokta vardır burada, o da nefret ettikleridir.  Bu beş kişi nefretleri ve sevgileri sayesinde iyice yakınlaşırlar. Ancak film ilerledikçe kişilerin gerçek yüzlerini görürüz. William gerçek hayatında bir çok kez intihara teşebbüs etmiş ancak başarılı olamamıştır. Son zevki ise insanları internette intihara sürükleyip tadamadığı bu zevki, başkalarını sürükleyerek onların görüntüleri ile kendini tatmin ediyor.

William odadaki diğer kişiler ile küçük oyunlar oynadıktan sonra en sorunlu olarak gördüğü, Jim’in üzerine yürüyor. Sanal ve gerçekliğin bir arada geçtiği bir film çıkıyor karşımıza. Aslında gerçekliği bizim karıştırdığımız gibi karakterler de karıştırıyor. Dış dünyadan kendilerini soyutlayıp, yeni bir insan olarak internette ortaya çıkan insanlar dünyalarının bu sanal dünya olduğunu sanıyorlar. Hatta onlar için gerçek dünya var olmayan sanallıktan ibaret.

Film genel olarak bakıldığında görsellik ve müzikleri ile akılda yer edecek cinsten. Oda tanımlamaları, ana karakter dışında yan karakterler de film için tamamlayıcı bir öğe. Sanal dünyada her karaktere bürünen insanlar iyi betimlenmiş. Kullanılan kamera açıları ve renkler sanal dünyanın cazibesini göz önüne sererken, gerçek hayatın sadeliği ise ne kadar sıkıntı verici ve bunaltıcı olduğunu gözler önüne seriyor. Bu durumda internet ortamındaki her şey olabilme tabi ki işin cazibesini arttırıyor.

Final sahnesi de filme yakışır cinsten. Kesinlikle beklenen son. Evet aslında bu sonu izlerken olayların gidişi çerçevesinde bekliyorsunuz ama ölüm beklenmedik bir şekilde geliyor. Bu da filmin akış dışı olduğuna tanıklık ettiriyor sizi. Filmin konusu ve felsefesi üzerine destanlar yazılabilir elbet, ancak görselliği ve sinema filmi olma konusuna diyecek bir şey yok. Kesinlikle izlenmesi gereken psikolojik gerilimlerden.

Yönetmen: Hideo Nakata

Senaryo: Enda Walsh

Oyuncular:


Aaron Johnson
William

Imogen Poots
Eva

Matthew Beard
Jim

Hannah Murray
Emily

Daniel Kaluuya
Mo

Megan Dodds
Grace

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1319704/

http://en.wikipedia.org/wiki/Chatroom_%28film%29

http://www.iksv.org/filmekimi_2010/Filmekimi.asp?day=7&fid=25