Göksel Bekmezci – Bir Elmanın Yarası

Şiir kitapları için pek fazla uzun bir şeyler yazmadığım doğru. Şiir için pek yorum yapmak adetim değil, zaten bunu da daha önce belirtmiştim. Ülkemin insanlarının yüzde doksanının şair olduğunu sürekli sosyal medya hesaplarında orada burada yayınladığını düşünürsek bu çokluk içinde kaliteli şair bulmakta zor. İşte o zaman nerede Atilla iİhan’lar, Özdemir Asaf’lar demeden duramıyoruz. Ama Göksel Bekmezci son dönemin o eski isimleri hatırlatmayan şairlerinden. Kelime bilgisi ve bu bilgiyle yoğrulan oyunları keyifli bir okuma sunuyor. Hani demiştim ya şiir kitabı roman gibi bir oturuşta okunmaz diye, işte bu kitap için onu yapmakta zorlanıyorsunuz. Okumanızı tavsiye ederim. Kitap Arkası ben, göksel bekmezci. kendimi biryerlerden tanırım ama çıkaramam. yalnız yaşarım. fakat evime geçkaldığımda telaşlanırım. kalbim ’78 model ve tektanrılıdır, ruhumsa yansanayi. bazı şeyler hayal gücüme gider, çok şeyse bilinçaltımda ezilir. aşklarımda yoklama alırım. içim yanımdaysa, herkesi var yazarım. bayramlarda tanrı’yla şeytan’ın barışmasını bekler; kıyamet, bir pazar gününe denk gelse, can kaybı fazla …

Nihat Sırdar – Otuz Beş’i Beklerken

Otuz Beş’i Beklerken Neredeyse buraya altı aydır kitap tanıtımı yazmıyormuşum. Okumadığımdan değil sadece zaman yönetmek ile ilgili sıkıntımdan dolayı. Bu sıralar yazmak ve okumakla çok fazla haşırneşir olmama rağmen şuraya girip yazamıyorum. Zaten buranın formatını da ufak tefek değiştireceğim. Önceden bir bilgi vereyim dedim. Neyse kendi gevezeliğimi bitireyim de Hikat Sırdar’ın 35’i Beklerken kitabına bir giriş yapayım. Nihat Sırdar’ı severim. Hatta son dönemde dinlediğim tek radyocu diyebilirim. Gerçi Türkiye’de radyo dinleme alışkanlığı iyice arabada yolculuk yaparken yerine getirilen bir görev oldu. Ben de bilhassa sabahlarıı arda sırada Nİhat Sırdar’ı dinlerim. Haber yorumları, görüşü oldukça hoşuma gider. Kitabının çıktığını duyduğumda gidip aldım. Kitabın ismine herkes gibi ben de aldanarak oyuz beş yaşı bekliyormuş gibi kanıya kapılarak okumaya başladım. Tabi bu otuz beş sandığım gibi otuz beş yaş değil, Kocamustafa Paşa – Taksim hattının numarası olan 35 C’imiş. Neyse dedim ve okumaya başladım. Kitap Nihat Sırdar’ın çeşitli mecralarda yayınlanmış köşe yazılarnın toparlanamasıymış. Hal …

Back to Top