Etiket arşivi: İthaki Yayınları

Arthur C. Clarke – Bir Uzay Efsanesi :2001-2010-2061-3001:Son Efsane (A Space Odyssey)

Arthur C. Clarke’in ünlü romanı Bir Uzay Efsanesi’nin dört kitabının bir arada toplanmış hali bu kitap. Kitap akıcı ve güzel olmasına rağmen 1034 sayfa okunurken bir hayli zorluyor insanı. Bunun haricinde okunması gereken kitaplar arasında olduğunu belirtmek isterim.

Kısaca kitaplara göz atarsak şöyle;

2001:

Şüphesiz ki maceraların en iyisi 2001 macerası. Bunun başlıca sebeplerinden birisi işin içinde Stanley Kubrick‘in olması. Kubrick bir bilim kurgu yapmak ister. Bir şekilde Arthur C. Clarke ile yolları kesişir. Kubrick, Clarke’in bir kaç kısa hikayesini okur ve 20012in temelleri atılır. Plan ilk önce filmin çekilmesi sonrasında da kitabın çıması yönünde olur. Bu aşamada Clarke gayet rahat bir biçimde ilk kitabı yazar. Sonra kitap senaryoya çevrilir ve film olarak ekranlara taşınır. Bundan sonra Clarke oturur aklında kalan kısımları tekrar düzeltir ve kitabın son hali ortaya çıkar.

Hikayeyi bilmeyen yoktur. Ama tekrar edeyim. Kitap insanlığın gelişmesinden başlar. Yıllar önce gök yüzünden siyah bir taş iner ve insanlar onun çevresinde bir şeyler hisseder. Ve hikaye günümüze geldiğinde Dr. Heywood R. Floyd  özel olarak Ay’a götürülür. Burada görmesi gereken bir şey olduğunu söylerler. Ay üstünde yapılan kazıda siyah mat bir cisim bulunmuştur. Araştırmalar yapılır ve bunun uzaylılardan gelmiş olduğunu düşünürler.

Yaklaşık on sekiz ay sonra Mars görevi ile Dr Dave Bowman ve Dr Frank Poole göreve çıkarlar. Mürettebatta başkaları da vardır ama onlar yolculuk esnasında uyutulmaktadırlar. Onların bu seferini ise HAL adında yapay zeka bir bilgisayar yönlendirmektedir. Ancak yolda giderken HAL dünya ile iletişim kurulan bir parçada sorun olduğunu söyler. Poole cihazı değiştirir. Parça üzerinde yapılan araştırmada aslında parçada sorun olmadığı görülür. Ancak bir süre sonra HAL parçanın yine arızalandığını söyler. Bowman ve Poole işin içinde bir iş olduğunu düşünür ve HAL ile farklı bir iletişim kurmaya çalışırlar.

Poole parçayı yeniden değiştirmek için dışarı çıkınca HAL bir manevra hareketi ile onu uzay boşluğuna gönderir. Bowman ve diğer uyuyan ekibi de uzay boşluğuna göndermek ister ancak Bowman kurtularak HAL’ı etkisiz hale getirir. Mars’a doğru ilerlemeye başlar. Jupiter’in uydusu Europa’ya yaklaşır ve buraya inmek için mekiğine biner. Ancak Siyah mat şeylerden burada da vardır ve Bowman içine çekilir. Bu sırada bilmediği yerlere yolculuk yapar ulaştığı yer ise dünya üzerinde otel odasına benzeyen bir yerdir. Ancak Bowman burada bir değişim geçirir.

2010:

İlk gezinin ardından uzay gemisi Mars’ın yörüngesinde kalmıştır. Rus bilim adamları bunu incelemek için uzaya bir araç gönderirler tabi başta Amerikalılar buna pek sıcak bakmazlar ama kısa sürede hazırlık yapacak durumda değildirler. Ruslar giderken yanlarında kendilerine yardımcı olacak Dr. Heywood R. Floyd ve HAL’ın yaratıcısı Dr. Sivasubramanian Chandrasegarampillai’de yanlarına alırlar. Amaçları HAL’ı aktif duruma getirip orada ne olduğunu öğrenmektir. Bir sonraki Amerikalıların uçuşu için mekiği hazırlamaktır. Tabi onlar bu şekilde yollarına devam ederken Çinlilerde bir mekikle yola çıkarlar. Amaçları direkt Europa’ya gitmektir.

Dr. Heywood ve ekibi eski uzay gemisini incelerken birden Çin gemisinden haber alırlar. Çin uzay mekiği Europa’ya düşmüştür ve kurtulan bir kişi burada hayat olduğunu telsiz ile bizim ekibimize bildirmiştir. bu olay üzerine bir gece Dr. Heywood bir ses duyar. Konuşan Bowman’dır ve onlara hemen oradan ayrılmaları gerektiğini söyler. Başta bu biraz garip gelir ama mürettebat buna inanır. Bir plan yaparlar ve dünyaya doğra ola çıkarlar. Bu sırada Bowman’ın bir mesajı daha vardır. İnsanoğlu kesinlikle Europa’ya inmeyecektir.

Ekip gemileri ile birlikte dünyaya doğru harekete geçtiklerinde bir şeyler olmaya başlar. Jüpiter’de bulunan siyah cisimler giderek artar ve patlama olur. Jüpiter güneş gibi olmuştur. Parlamaya başlar. Bu dünya içinde bir çok şeyi değiştirir.

2061:

Dr. Heywood yüz küsür yaşına gelmiştir. Ancak az yer çekimi bulunan ortamda yaşaması onun fiziksel sisteminin fazla etkilenmemesine neden olmuştur. Ünlü ve zengin simaların da olduğu bir geziye davet edilir. Dr. Heywood uzun zamandan sonra tekrar uzaya çıkar. Yolculuk esnasında torununun da görevli olduğu araştırma mekiğinin kaçırıldığını ve Europa’ya indirildiğini duyar. En yakın ekip olarakta onlara kurtarma görevi için emir verilir. Ancak Europa’ya izinsiz iniş yapılmıştır ve kimse ne olacağını bilemez.

Dr. Heywood’un torunu ve bir bilim adamı zorunlu olarak indikleri bu yerde araştırma yapmaya başlarlar. Burada bir bent oluşturan siyah taşıda görürler. Daha gelişme çağında olan Europalıları da. Genç Floyd burada büyük babasının hayaletini görür ve onunla konuşur. Fazla şeye bulaşmamalarının tembihini alır. Bu sırada kurtarma gemisinde büyük babasını görmesi onu şaşırtır.

3001 Son Efsane:

Dr Frank Poole uzayda başıboş gezerken bulunur ve hemen yakında bir üsse getirilir. Kendisi dakikalar geçtiğini düşünmesine rağmen dünya zamanıyla olayın üzerinden yüzyıllar geçmiştir. Tabi bu keşif insanlık için de bir farklı bir şey olmuştur. Poole yeni düzene alışmaya çalışırken insanlar da ondan geçmiş ile ilgili bilgi almaktadırlar.

Poole son bir kez uzaya çıkmak ve araştırmalara katılmak ister. Uzay yolculuğu esnasında Bowman ile iletişime geçer. Bowman tüm güneş sisteminin bu siyah şeyler yardımı ile yol olacağını söyler. Bunun üzerine dünyalılar kendilerini korumak için bir plan yaparlar ve kendilerinden gelişmiş uzaylılara belki de yaratıcılarına savaş açar onların gözleri, kulakları olan bu şeyleri yok etmek için hazırlanırlar.

Hikaye o kadar bütün ilerliyor ki ben böyle bölümlere ayırırken hangi olay nerede olmuştu diye tereddütte kaldım. Belki yanlış bile ayırmışımdır ama tüm kitabı bir arada okuduğunuzda olan bu.

Bilim kurgu meraklıları için kesinlikler okunması gereken bir seri Bir Uzay Efsanesi.

Kitap Arkası:

Ay’da ortaya çıkarılan bir bilinmezlik;
Bu keşfin açtığı ufuklar öylesine engindir ki…
İlk kez güneş sistemi’nin derinliklerine insanlar gönderilir. Ama bu insanlar, hedeflerine ulaşmadan bir şeyler ters gitmeye başlar.
Ürkütücü biçimde ters…

Ay’a ayak basmanın henüz hayal olduğu bir dönemde yazılan ve yüzyılımızın en yaratıcı filmlerinden birine konu olan, olağanüstü, çarpıcı bir kitap. 2001: Bir Uzay Efsanesi, insanın evrendeki yeri sorusuna cevap arıyor.

Arthur C. Clarke “… maddi evrenin harikalarını, bilimsel doğruluğa saygı ile şaşırtıcı bir lirizmi birleştiren cümlelerle betimleyerek ustalığıı koruyor. ”
– The New Yor Times Book Rewiew

“Clarke… Uzay Çağı’nın büyük şairi”
– Los Angeles Times

Türkçe (Orijinal Dili:İngilizce)
1034 s. — 2. Hamur– Ciltli — 14 x 20 cm
İstanbul, 2006
ISBN : 9789752732391
Yayınevi: İthaki Yayınları
Çeviren: Oya İşeri/ Ardan Tüzünsoy

Neil Gaiman / Terry Pratchett – Kıyamet Gösterisi (Good Omens)

Kıyametin çeşitli senaryoları izledik okuduk. Duruma Neil Gaiman ve Terry Pratchett’da el atmış ve karşımıza bir Kıyamet hikayesi ile çıkmışlar. Tabi bunu yaparkende sürekli izleyip okuduğumuzdan biraz daha farklı yaklaşmışlar olaya. Bu kıyamet kitabı oldukça eğlenceli. Tamam kitapta kısmi yıkımlar mevcut ama ana hikaye göz önünde bulundurulduğunda aslında farklı ve eğlenceli gelişiyor her şey.

Kıyametin kopması yaklaşmış cennet ve cehennem arasındaki savaş için de her iki böylgenin varlıkları hazırlıklarını tamamlamıştır. İyi ve kötü tarafraki meleklerin ise dünya üzerinde yapacakları işte artık sona gelmiştir. Tabi bu melekler dünya üzerinde yaşaya yaşaya artık insan gibi düşünmeye başlamışlardır.

Sonunda Deccal’in doğum günü gelir. Deccal doğar ve kötülük krallığının muhafızları tarafından gözlenir. Her iki taraf, tarafından da eğitilir. nasıl bir insan olacağını ise Deccal seçecektir. Tabi ki kendisinin şeytanın oğlu olduğunu göz önünde bulundurursak kötü olacağı kesindir. Ancak yıkım derecesi bununla orantılıdır. Deccal büyür. Nihayet belirtilen yaşa ulaştığında her iki tarafın gözlemcileri tuhaf bir şey olduğunu fark eder. Aslında üzerine düştükleri kişi Deccal değildir. Bebekler zamanında karışmıştır.

Diğer taraftan gerçek Deccal küçük bir kasabada arkadaşları ile çetecilik oynar. Bir araya toplandıklarında, cadılardan, hayaletlerden bahsederler ve adlarından bahsettirip ünlü olmak için cadı avcısı olmaya karar verirler. Ancak işin zor tarafı cadıyı nasıl bulacaklarıdır. Bu arada çetenin başı Deccal hikayedeki adıyla Adem dünyayı daha yaşanabilir yer olmak için arkadaşlarıyla beraber düzenlemeler yapar. Ne gariptir ki söylediği ger şey gerçek olur. Yer altındaki Tibetliler, garip uzaylılar.

Bu sırada 1655 yılında Cadı Agnes Çatlak tarafından yazılmış ve bu zamana kadar tek baskısı olan Dakîk ve Kat’î Kehanetleri’ini yüzyıllar boyunca araştırmış bir ailenin kızı da kıyameti engellemek için kollarını sıvar.  Cadı Agnes Çatlak’ın Dakîk ve Kat’î Kehanetleri bu zamana kadarki en doğru bilgi veren kehanet kitabıdır. Tabi kıyameti engellemeye çalışan sadece onlar değildir. Dünya üzerindeki farklı taraftaki ama arkadaş iki melekte kıyametin kopmasını engellemeye çalışır.

Adem ise bilinçli olmasa da bir şekilde dünyanın sonunu getirmektedir. Mahşer’in Dört Atlısı’da (motosikletlisi demeli) ekibe karışarak bir hikayeyi daha eğlenceli hale getirir. Bu arada kitap Yunanistan ile aramızdaki ada krizine de göndermeler yapmış.

Özetlemek gerekirse Neil Gaiman ve Terry Pratchett’in beraber kaleme aldıkları Kıyamet Gösterisi (Good Omens) eğlenceli zevkli farklı bakış açısına sahip bir kitap. Aslında farkında olmadan kıyameti getirdiğimizi anlatıyor bize.

Kitap arkası:

1655 yılında yazılmış ve şimdiye kadarki en doğru kehanet kitabı olan Cadı Agnes Çatlak’ın Dakîk ve Kat’î Kehanetleri’ne göre, cumartesi günü dünyanın sonu. Önümüzdeki Cumartesi. Akşam yemeğinden hemen önce.

İyilik ve Kötülük orduları toplanıyorlar. Her şey Büyük Plan’a uygun ilerliyor gibi. Yalnız ufak bir pürüz var. Birazcık müşkülpesent bir melek ile sefahat düşkünü bir iblis yaklaşan bu coşku dolu anın gelişini hiç de iple çekmiyorlar. Ha unutmadan, birileri Deccal’ı yanlış yere göndermişe benziyor.

“Kıyamet daha önce hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı.”
Clive Barker

“Thomas Pynchon, Tom Robbins ve Don DeLillo işbirliği yapsaydı, ancak bu kadar olurdu… İnanılmaz.”
Washington Post

“Otostopçunun Galaksi Rehberi’nin soyundan geliyor…”
New York Times

“Monty Python Uçan Sirk’in kaleme aldığı Vahiy Kitabı gibi adeta.”
Phoenix New Times
Türkçe (Orijinal Dili:İngilizce)

416 s. — 2. Hamur– Ciltsiz — 14 x 20 cm
İstanbul, 2012
ISBN : 9786053751830
Çeviri : Niran Elçi
Yayın Evi: İthaki Yayınları