buralarda yokken izlediklerim

Love, Simon (2018) Keyifli, eğlenceli, sürükleyici bir film olmuş Love, Simon. Her şeyden biraz var filmde. Gizemi yerinde, dramı yerinde… Süresi bana biraz uzun gibi geldi ama sıkmadan izlettirdi. Filmin dozajı iyi ayarlanmış. Film aslında bir gençlik filmi bu çerçevede hareket ederken ana karakterin içinde bulunduğu durumu açıklaması ve kendisine karşı toplumun tepkisi klasik ama bilinçli bir şekilde aktarılmış. Ana karakterin içinde bulunduğu durum dedim ana karakteri gay olarak tanımlayıp bunu bir gay filmi olarak lanse etmek istemedim. İçinde yaşanan tüm duygular aslında her heteroseksüelin yaşayabileceği şeyleri yaşaması. Tabi buna internetten yüzünü bile görmediği birine aşık olması dahil. Film Simon ile birlikte yaşanan merak duygusunu da izleyiciye geçiriyor. Aslında konuyu özetlemek gerekirse, Hikaye, gay bir lise öğrencisi olan Simon’ın bu tercihini ailesine ve diğerlerine açıklamasını ve karşılaştığı zorlukları anlatıyor. Filmde abartıdan çok oldukça doğal olabilecek her şey anlatılmış. Filmin en sevdiğim kısmı da buydu. Yazı giderek uzuyor. Yönetim açısından filmde …

El Orfanato

El Orfanato 2007 yapımı İspanyol filmi. Aslında filmi geçtiğimiz günlerde izlerken büyük bir dejavu hissine kapıldım. Filmin ana hatlarıyla konusunu hatırlıyor hatta bazı sahneleri bile tahmin edebiliyor ancak bir türlü izleyip izlemediğim konusunda kesin bir karar veremiyordum. Arada izleyip unuttuğum yada uyku ile uyanıklık arasında geçiştirdiğim bir film miydi El Orfanato anlamadım. Aslında iyi filmmiş yani izlemeden bırakmam normalde. Peki neden yazmadım buraya o ayrı bir muamma. Neyse. Bir korku filmine başlarken çok şey beklemem. Zaten bu zamana kadar çekilmiş korku filmlerinin haddi hesabı yok. Sadece içlerinden sıyrılan bazı filmler insanları etkilemiş zaten bunlarda kült olmuştur. Zaten sahnelerinden çok hikaye ve kurgusuna bakarım bende. Bu bağlamda El Orfanato tatmin edici. Tam anlamıyla bir yenilik getirmiyor görsel olarak bize, belki biraz da klişe dediğimiz sahneleri barındırıyor ama gerçekten başarılı bir şekilde kurgulanmış. Zaten bir filmde insanları nasıl korkutursunuz ki? Bu ayrı bir muamma. Elbetteki var olan teknikleri devam ettirecek, onları kullanacaksınız.

Lo imposible

Holywood vari İspanyol filminin yönetmen koltuğunda  J.A. Bayona var. Yönetmeni El orfanato adlı filmden hatırlıyorum. Ancak filmi bir türlü izlemeye fırsat bulamamıştım. Açıkçası Lo imposible’i da bir Holywood yapımı sanarak izledim. Pekte farklılık görmediğimi belirtmem lazım. Zaten gerek bütçe gerek oyuncular bakımından Lo imposible bir Holywood filmi kıvamında. J.A. Bayona bu filmde de El orfanato’da olduğu gibi senarist Sergio G. Sánchez ile çalışmış Film gerçek bir hikayeden uyarlandığı için başından geçen olayı kaleme alan María Belón‘un kitabından uyarlanmış. Kitabı okumadım bu sebepten dolayı uyarlamanın nasıl olduğu konusunda bir fikrim yok ama  Belón’un daha önce edebiyat ile ilgisi olmadığını düşünürsek açıkçası fazla edebi ya da iyi bir kitapta beklediğimi söyleyemeyeceğim. Bu bağlam da film sanki daha iyiymiş imajı veriyor bana.

Back to Top