Etiket arşivi: James Cromwell

The Artist

 

 

84. Oscar Ödül Töreninde, En İyi Film, En iyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Kostüm Tasarımı ve En İyi Müzik dallarında Oscar ödülü alan film iddialı bir yapım olduğunu ortaya koyuyor. Oscar öncesi de film zaten en büyük adaylardan biriydi. Adaylara baktığımızda ise en büyük rakibi Hugo ile aynı özellikleri taşıdığını görüyoruz. Ancak bu The Artsist’in en iyi film olduğunu kanıtlamıyor bize. Oscar jürisinin yaş ortalamasının yüksek olduğunu düşünürsek böyle bir filme bu denli çok ödül vermelerini yadsımıyorum.

 

Yönetmen Michel Hazanavicius için siyah beyaz ve sessiz bir film çekme fikri aslında büyük bir risk. Ancak filmin getirisinin de olacağı kesin bir şeydi. Filmi günümüz filmleri ile kıyasladığımızda aslında konu ve kurgu bakımından çok özellikli bir film görmüyoruz. Eski siyah beyaz, sessiz filmler ile kıyasladığımızda ise, Oscar alacak kapasitede bir film olduğunu da düşünmüyorum. En iyi müzik dalında aldığı ödül tam anlamıyla isabetli olmuş. Ancak kostüm konusunda Hugo’da aynı standartlardaydı. Filmin oyunculukları iyiydi. En iyi erkek oyuncu ödülünü alması olası bir şeydi. Ancak bu filme En İyi Erkek oyuncu ödülü veriyorsanız pek ala en iyi kadın ve en iyi yardımcı oyuncular ödülünü de verebilirdiniz.

 

En iyi oyunculardan biri de filmdeki köpekti. Keinslikle Oscar'lık bir performans sergiledi.

 

Film aslında iyi bir yönetime sahip değil. Evet yönetmenin filmde bir iki buluşu göz dolduruyor. Sessiz filmin birden seslenmesi ve bu sesi sadece ana karakterin duyması güzel bir enstantane. Bu bağlamda izlediğim diğer filmlere kıyasla en iyi yönetmen ödülünü almasını yadırgamıyorum. Ancak ödül verilebilir miydi o da tartışılır. Filmin en iyi film olması ise tartışılır. Sessiz ve siyah beyaz film olması haricinde filmin bir özelliği yoktu. Yani bence en iyi film ödülünü alabilecek kapasitede bir film değildi. Fransız yapımı bir filmin bu denli çok ödülle dönmesi, Fransa’nın Hollywood’a bir jesti, Hollywood’un ise verdiği ödüller bu jestin karşılığı olarak görüyorum.

 

Bérénice Bejo'un oyunculuğu biraz göz ardı edilmiş gibi...

 

Film oldukça akıcı ilerliyor. Ancak bu filmin renkli ve sesli olduğunu düşünürsek bir çok izleyicinin filmin yarısında salonu terk edeceğini düşünüyorum. Filmin siyah beyaz ve sessiz olması insan üzerindeki merak seviyesini arttırıyor. Hikayedeki sesli film dönemine geçişte ben filmin sesleneceğini umut ederek, merakla izledim. Bunun sinyalleri de verildi ufak tefek, ancak tam anlamıyla beklediğim olmadı. Filmin bu kadar akıcı ve insanı sıkmamasının sebebi, artık işitsel ve görsel sinemaya açılmış insanların biraz daha düşünmeye itilerek merak içinde filmi izlemeleri. Eminim ki bu filmden sonra eski siyah beyaz filmlerin izlenme oranı daha dar artmıştır.

 

Film George Valentin adında ünlü bir oyuncunun hayatını anlatıyor. Bu şahıs genç Peppy Miller adlı bir oyuncu ile tesadüfen tanışır. Onun yükselmesine de küçük bir katkı sağlar. Peppy Miller ise George Valentin’in hayranıdır. O dönem film şirketleri sesli film çekmeye başlamıştır. George Valentin sesli film işine karşı çıkar. İzleyicileri sesini duyduklarında onu istemeyeceklerini düşünürler. Bu arada Peppy Miller sesli filmlerde oynamaktadır ve büyük bir üne kavuşmuştur. George Valentin elinde avucunda ne varsa satar ve yeni bir sessiz film yapar. Ancak sesli filmlerin yanında, sessiz filmi hiç gişe yapmaz. Baş parasız kalır. Küçük bir evde yaşamaya başlar. Sonunda intihara teşebbüs eder ve evini yakar.

 

George Valentin’i Peppy Miller kurtarır ve evine alır. İyileşene kadar ona bakar. Ancak George Valentin, Peppy’nin eski eşyalarını aldığını öğrenince evi terk eder. Peppy ile araları bozulur. Ancak hiç bir şey George Valentin’in düşündüğü gibi değildi. Filmin konusunun kısa özeti ise bu şekilde.

 

 

Filmin müzikleri başarılı. Teknolojinin kol gezdiği filmlere kıyasla sade bir film var karşımızda. Eğer son dönem filmlerin şaşasından sıkıldıysanız The Artist iyi bir seçim. Hayır alsında bu şekilde çekilmişi bu filmden daha iyi yüzlerce film bulabilirsiniz eğer maksadınız, sessiz ve iyi bir film izlemekse. Ancak gündemi de takip ederim havamı da ayarım diyorsanız izleyin derim.

 

Yönetmen – Senaryo: Michel Hazanavicius

 

Oyuncular:

Jean Dujardin
George Valentin
Bérénice Bejo
Peppy Miller
John Goodman
Al Zimmer
James Cromwell
Clifton
Penelope Ann Miller
Doris
Missi Pyle
Constance

 

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1655442/

http://www.warnerbros.fr/the-artist-8385.html

 

Surrogates

Merakla beklenip, bekleneni vermeyenlerden bir film de Surrogates. Çizgi roman uyarlaması olması ilginç bir konusu olması, bilim kurgu severlerde heyecan yaratsa da filmi izledikten sonra aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Filmin üzerinde pek durulmamış anlaşılan. Kurgu biraz havada kalmış. Aynı şekilde beklenen aksiyon sahneleri isteneni vermiyor. Filmin tek artısı ise Bruce Willis‘in baş rolde oynaması.

Tabi çekim tekniklerine, efektlere, başlayıp biten olaylara biraz da oyunculuğa bu kadar söylenmişken biraz da hikayeye gelelim. Hikaye aslında çok güzel. O beklediğimiz bilim kurgulara yaraşır bir şekilde. Hatta filmin bazı yerlerinde eski bilim kurgulara benzetmedim desem filmi yalan olur. Ama o bekleneni vermiyor.

Filmde Bruce Willis’in suret olduğu zaman ile insan olduğu zaman arasında pek bir karakter farkı göremiyoruz. Bu da aslında suretleri ne olursa olsun insanların yönettiğini onların bir parçası olduklarının kanıtı olarak çıkıyor karşımızda. Suretler sayesinde insanlar olmak istedikleri forma giriyorlar. Bu da aslında sanal alemin -ki yaşanılan dünya bu şekilde adlandırılabilir- gerçeklerle ne kadar farklı olduğunu gözler önüne seriyor. Hatta finalde karşılaştığımız suretleri yapan kişinin bu oluşuma karşı bir karakter çizmesi. Tabi bu dünyanın yaratıcısı olarak bir tanrılaşma da söz konusu.

Film konu olarak iyi demiştim. Alt metinlerle desteklendiğinde devamı gelebilecek bir yapım ancak film bunu bize vermiyor. Yani başlayıp biten ucuz bir film edası ile kalıyorsunuz izlediğinizde. Konu olarak izlenebilecek, ancak sinema olarak ele aldığımızda ise bekleneni vermeyen bir film…

Yönetmen: Jonathan Mostow

Senarist:

Michael Ferris senaryo
John D. Brancato senaryo
Robert Venditti çizgi roman
Brett Weldele çizgi roman

Oyuncular:

Bruce Willis Tom Greer
Radha Mitchell Peters
Rosamund Pike Maggie
Boris Kodjoe Stone
James Francis Ginty Canter Surrogate
James Cromwell Older Canter

Linkler:

http://www.chooseyoursurrogate.com/

http://www.imdb.com/title/tt0986263/