Etiket arşivi: Jamie Bell

The Adventures of Tintin: The Secret of the Unicorn

The Adventures of Tintin için ne söylenebilir bir araya toparlamaya çalışıyorum. Filmin prodüktörleri arasında Peter Jackson‘ın yer alması, prodüksiyona ek olarakta yönetimde Steven Spielberg‘in yer alması zaten filmin gidişatını belli ediyor. Bunlara ek olarak senaristleri arasında Scott Pilgrim vs. the World‘ten Edgar WrightAttack the Block‘tan Joe Cornish en önemlisi de Coupling gibi bir dizinin senaristlüğü ve yaratıcılığını yapmış Steven Moffat olunca ister istemez filmin göz doldurucu olacağı kesinleşiyor.

Tabi böyle bir yazım kadrosu olunca hikeyenin de pek aslına sadık kalmasını düşünemiyoruz. Nitekim filmde bir kaç hikaye başarılı bir şekilde harmanlanarak bize sunulmuş. Aksiyon, şiddet düzeyi çocuk izleyiciler için biraz düşürülmüş. Aynı şekilde diyaloglarda biraz kırpılmış ancak bu kesinlikle rahatsız edici bir seviyede değil. Karşımızda hem senaryo hem kurgu bakımından başarılı bir film var.
Film görsel olarak kesinlikle tatmin ediyor. Aslında tatminin de ötesinde bir durum var. Bu zamana kadar çekilmiş en iyi motion capture film diyebilirim The Adventures of Tintin: The Secret of the Unicorn için. En yakın rakiplerini bile sollayacak kapasitede. Animasyonlar oldukça başarılı. Her türlü ayrıntıya yer verilmiş. İnsanın üzerindeki en ufak bir kıl hareketine bile dikkat etmişler. Öyle ki bazen görüntülerin gerçek olup olmadığından şüphe ediyorsunuz. Bu gerçeklik size normal bir film izliyormuş hissini verirken diğer yanda da animasyonun varlığı filmin çizgi roman sayfalarından çıktığını unutturmuyor.
Steven Spielberg bu filmde biraz daha deneysel kamera açıları ile karşımıza çıkıyor. Filmin 3D olması sebebi ile biraz da bu sebepten dolayı bazı durumlarda gereksiz kamera açıları kullanılmış. Ancak pek göze batmıyor. Filmin süresi 107 dakika. Ancak hikaye o kadar güzel akıyor ki, bu süre rahatlıkla uzatılabilirdi. Sanki bir yerde hikaye kesilmiş gibi hissediyorsunuz. Yakın zamanda bir Director’s Cut çıkacağından eminim.
Filmi kısaca özetlemek gerekirse son dönemde izlediğim ve zevk aldığım en iyi animasyon filmleri arasında. Kesinlikle hala izlememiş olanlara tavsiye ederim. Müthiş bir zevk alacaksınız bunu garanti edebilirim.
Yönetmen: Steven Spielberg
Oyuncular / Seslendirenler:
Jamie Bell
Tintin
Andy Serkis
Captain Haddock / Sir Francis Haddock
Daniel Craig
Sakharine / Red Rackham
Nick Frost
Thomson
Simon Pegg
Thompson
Daniel Mays
Allan

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0983193/

http://www.tintin-movie.net/

Jane Eyre

Bilmem kaçıncı kez televizyon dizisi, televizyon filmi, sinema filmi, olarak karşımıza çıkmış Charlotte Brontë‘nin ünlü romanı Jane Eyre’nin son çevrimi karşımızda. Yönetmen koltuğunda adını pekte duymadığımız Cary Fukunaga var. Kendisinin ismi sebebi ile uzak doğulu olduğunu düşünmekteydim ancak şeklinide görünce nasıl bir bağlantısı var düşünmeden edemedim. Neyse konumuzda bu değil zaten.

Hikayeyi herkes biliyordur aslında. Zamanında okullarda okutulmuştu. Roman hatırladığım kadarıyla biraz daha bunaltıcı ve kasvetliydi. Tabi üstünden yıllar geçmesi hikayenin aklımda kalanlara sekte vurması oldukça normal.

Hikaye genç bir mürebbiyenin başından geçenleri anlatıyor. Bu bağlamda bende herkes gibi bunu Çalıkuşuna benzetebilirim. Film kitaba oranla tersten başlıyor.  Jane’i sersefil halde kaçarken görüyoruz. En yakın eve ulaştığında ise ölecek durumdadır. Kendisini kapıda genç bir misyoner rahip bulur. İki kız kardeşi ile birlikte Jane’e yardım eder. Jane kendine geldiğinde ise kendisi hakkında bir şey söylemez. Onun toparlama anında da biz hatıralarını izleyerek başından geçen olayları görürüz.

Jane küçük yaşta ailesinin ölümünden sonra yakın bir akrabasının yanına taşınmıştır. Ancak akrabasını hiç görmemiştir. Konakta yengesi ve oğlu ile de iyi geçinememektedir. Kadın onu yatılı bir okula gönderir. Bu okul öğrencilerini şiddetle eğitmektedir. Jane’nin okuldaki tek arkadaşı da hastalanıp ölünce yalnız kalır. Seneler böylece geçer.

Günün birindemürebbiye olarak bir malikanede işe başlar. Malikane sahibi ve Jane’in iş vereni Edward Rochester ile ilk başlarda sorun yaşasa da daha sonra yakınlaşırlar. Hatta bu yakınlaşma evliliğe kadar gider. Ancak  Edward Rochester’in evliliğe mani bir durumu vardır.

Heyecan olsun diye konuyu tam anlamıyla yazmıyorum. Sanki bu film bir klasikten uyarlanmamış gibi merak edilsin diye. Hikayeden uzaklaşıp biraz daha filme dönersek  görsel açıdan başarılı bir film diyebilirim. Mekan güzel seçilmiş. Genelde kullanılan geniş açı filmin görüntülerin kartpostal şeklinde görüntülenmesine sebep olmuş. Renk tonlamaları oldukça başarılıydı. Görüntü içerisindeki herhangi bir insan faktörü bu güzelliği bozamıyordu.

Bilindik hikaye için kurguda oldukça başarılıydı. Anı zamanda müzikler dönemi benimsetmeye yetiyordu. Kostümlere oldukça başarılıydı. Oyunculuklara geldiğimizde ise Mia Wasikowska kendinden bekleneni başarılı bir şekilde vermiş. Bu kadar güzeli ardarda sıralayınca iyi film diyebiliriz. Ancak film bana biraz duygu yoksunu gibi geldi. Büyük bir aşk ve yaşanılan aculardan bahsediyor film ancak bunun tam anlamıyla veremiyor. Jane Eyre duygularını kendine saklıyor. Belkide bunun sebebi filmin olaylar arsındaki zamanı tam anlamıyla verememiş olması. Bu sebepten dolayı düz bir film izliyorsunuz.

Sonuç olarak boş vakitte iki saat harcanacak bir film Jane Eyre’nin bu yorumu. Film bittikten sonra sizin aklınızda en çok kalacak şey görselliği…

Yönetmen: Cary Fukunaga

Senarist: Charlotte Brontë (kitap), Moira Buffini

Oyuncular:

Mia Wasikowska
Jane Eyre
Jamie Bell
St John Rivers
Su Elliot
Hannah
Holliday Grainger
Diana Rivers
Tamzin Merchant
Mary Rivers
Simon McBurney
Mr. Brocklehurst

Linkler:

http://filmekimi.iksv.org/tr/Filmekimi.asp?fid=8

http://www.imdb.com/title/tt1229822/