Etiket arşivi: Jamie Chung

Big Hero 6

Marvel’den 1998 yılında çıkmış bir çizgi roman serisiymiş Big Hero 6. Marvel dünyasında Japonya’nın ilk süper kahramanlarını içeren çizgi roman da diyebiliriz kendisi için. Tabi konumuz çizgi roman değil, çizgi romanın 2014 yılında yapılan animasyon filmi. Film Walt Disney Animation Studios tarafından yapılmış ve stüdyonun ilk Marvel yapımı.

Film 2015 Ocsar ödüllerinde de en iyi animasyon ödülünü aldı. Yani Oscar ödüllü bir film var karşımızda. Ben de bu filmi iki kez izledim. Biri evde biride uçakta uzun bir yolculuk sırasında. İzlediğimi neden izledim? Çünkü başka seçenek yoktu. Big Hero 6 keyifli güzel bir film ama ikici kez izlenir mi bilmiyorum. Ancak ikinci kez izlediğimde de sıkmadığını söyleyebilirim. İki izleme arasında oldukça kısaydı. Okumaya devam et

7500

Şu yönetmenlerin Holywood sevdası nedir bilemedim arkadaş. Tamam belki sinemada son noktayı yaşayan bir yer hem maddi, hemde yapılan iş olarak ancak, elin uzak doğulusu da bu kültürü tam benimsemeden gidip film yapınca aslında karşımıza pek bir şey çıkmıyor. bu kez kapağı Holywood’a atıp bir şeyler denmeye çalışan isim de Takashi Shimizu. Takashi Shimizu’yu Ju-on, Ju-on 2 gibi filmlerden tanıyoruz. Tamam bu Holywood’da ilk yapımı değil Ju-on serisinin uyarlamasında da kendisini izledik ancak ben uyarlamanın da orijinal yanında iyi olmadığı taraftarıyım. Okumaya devam et

The Man with the Iron Fists

Aslında zor bir film The Man with the Iron Fists. Bunu kendi açımdan söylüyorum. Filmin neresinden tutsam emin değilim. Ciddiyet ile yaklaşsam film ciddi bir film değil. Oyuncu kadrosuna bakıyorum oldukça iyi. Filmin yüzde yüz b-movie esintisi var ancak hiç bir kaynakta b-movie demiyor. Zaten bütçe de biraz yüksek. Ancak gidişat açısından b-movie diyebiliriz. Neyse kısaca bu film benim için b-movie’dir ve ben bu edayla izledim filmi.

Filmin yönetmeni hip hop sanatçısı . RZA filmi hem yazmış, hem yönetmiş, hem de oynamış. Filmin kadrosunda da Çinli/Kanadalı/Amerikalı bir çok tanıdık ünlü oyuncu bulunmakta. Hikayenin Çin’de geçmesi nedeniyle herkesin İngilizce konuşmasını başlarda yadırgadım ama bir şekilde insan alışıyor. Tabi film RZA olması sebebi ile filmin müzikleri de hip hop. Böyle bir Uzak Doğu dünyasında bu müzikleri duymakta oldukça ilginçti. Okumaya devam et

Sucker Punch

Beni çok tereddütte bırakan filmlerden biri Sucker Punch. Aslında film mi demeli yoksa güzel müziklerin klibi mi demeli pek bilemedim. Ama doğru olan şu ki müzikler kesinlikle çok güzel. Görüntüler eşliğinde de kendinizi bilgisayar oyunlarının tanıtımlarını izliyormuş gibi hissediyorsunuz. Bunun haricinde hikayede, senaryo ve kurguda çok fazla boşluk ve tutarsızlık var.

Hikaye bir kızın, üvey babasının annesini öldürmesi üzerine bir akıl hastanesine yatırılması ile başlıyor. Hastaneden anlaşmalı bir hizmetli ise onu orada tutmak, onu gerçekten hasta yapmak için kızın üvey babasından para alır. Kız hastaneye yatar yatmaz buradaki acısını hafifletip, dindirmek için kendisine bir dünya yaratır. Bu dünyada bulunduğu yer, büyük bir striptiz kulübüdür ve kızlar burada zorla çalıştırılmaktadır.

Kızımızın gerçek adı bu mudur hatırlamıyorum ama bu yarattığı dünyada kendisine Baby Doll’derler. Baby Doll bu kulübe bir papaz tarafından satılmıştır. Burada bir kaç gün içerisinde kendisine dans öğretilecek ve çok zengin bir adamla beraber olacaktır. Baby Doll buradan kaçmak için bir plan yapar ve plana bir kaç kızı daha dahil eder.  Biz daha gerçek dünyada ne olup bittiğini anlamadan, kendimizi Baby Doll’un yarattığı striptiz dünyasında buluruz. Burada anlam veremediğim bir olay ise kızımız acısını hafifletmek için neden kendisini bir striptiz kulüpte hayal ettiği. Karakterlerin gerçek hal ve durumları ile hiç bir kanıya varmadan hepsini bu striptiz kulübü karakterleri olarak tanıyoruz. Sanıyorum bu filmi daha izlenebilir kılmak için düşünülmüş bir şey.

Baby Doll başlarda ortalığı temizlemekle yetinir. Bir gün onun dansını izlerler. Dansı o kadar güzeldir ki onun dansı süresince insanlar kendinden geçer. Biz izleyici olarak bunun nasıl bir dans olduğunu çok merak etmemize rağmen göremiyoruz. Bu nasıl bir danstır ki herkesi puta çeviriyor. Bu dans sırasında biz Baby Doll’un hayal dünyasına açılan başka bir kapıdan bakarız.  Baby Boll burada adeta bilgisayar oyunlarının içine dalar ve oradaki düşmanlarla savaşır.

Baby Doll yaptığı planla bazı şeyleri toplayarak buradan kaçacağını düşünür ve arkadaşları ile birlikte bunları toparlamaya başlar. Baby Doll dans ederken arkadaşları gerekli malzemeleri toplarlar. Burada aklıma takılan bir konu da Herkesin dans sırasında hiç bir şey hissetmediği halde, arkadaşlarının nasıl normal yaşantılarına devam ettikleri. Tabi biz bu olayı bilmiyoruz. Dans esnasında biz, kızlarımıza verilen görevlerin yerine getirilmesini izliyoruz. Taş adamlarda dövüş, Nazi zombilerle savaş, nükleer bir saldırıyı engellemeye çalışmak.

Burada bir başka soru geliyor aklıma. Her ne kadar bu dövüş sahneleri Baby Doll’un hayalleri gibi dursa da, sanki bu striptiz kulübü hayali onun değilmiş gibi gözüküyor insana. Bu olsa olsa Snyder’ın fantezisi olabilir diye düşünüyorum ancak burada senaryonun bütünlüğü hepten kaybolmuş oluyor. Ne olduğunu nasıl olduğunu bilmediğimiz / anlam veremediğimiz bir hikayeye uzandırıyor bizi. Kurgu, hikaye oldukça karmaşık bir hal alıyor.

Aslında tüm bunları düşünmeden izlediğinizde, güzel kızların dans edip, seksi kıyafetlerle savaşması filmi oldukça izlenir kılıyor. Tabi müziklerin de etkisi kesinlikle unutulmamalı. Filmde zaten ne doğru zamanı ne de doğru makanı kavrayabiliyoruz. Savaş sahnelerindeki animasyonlar kesinlikle bilgisayar oyunu gibi. Kendini çok belli ediyor. Bu görüntüler arasında bizim karakterleri de animasyon olarak yerleştirselermiş pek sırıtmayacakmış ama, bu şekilde kızlarımızın perde önünde savaştıkları çok belli oluyor.

Film hakkında daha ne anlatılır bilmiyorum. Konusu oldukça basit, üç ayrı dünyada geçen film hiç biri hakkında bilgi vermiyor. Her şey havada iken akıp giden görüntüleri izliyorsunuz. Ancak filmin sıktığını söyleyemeyeceğim. Sürekli dövüşülen yerler kişiler değiştiği için film kendini izlettiriyor. Ama hatırlatmakta fayda var filmin müzikleri oldukça iyi. Soundtrack kesinlikle elde edilmeli.

Yönetmen: Zack Snyder

Senarist: Zack Snyder , Steve Shibuya

Oyuncular:

Emily Browning
Baby Doll
Abbie Cornish
Sweet Pea
Jena Malone
Rocket
Vanessa Hudgens
Blondie
Jamie Chung
Amber
Carla Gugino
Dr. Vera Gorski
Oscar Isaac
Blue Jones

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0978764/

http://suckerpunchmovie.warnerbros.com/dvd/