Needle

Ne için olduğu belli olmayan bir film Needle. Aslında nasıl anlatacağımı da bilmiyorum. Film geçmişte işlenen bir cinayetle başlıyor. Bunun ardından bir başka cinayet çıkıyor karşımıza. İki cinayet işlendikten sonra olay günümüze geliyor. Marcus üniversitede okumaktadır. Sevgilisi ve arkadaşları ile birlikte, mutlu denebilecek eğlenceli bir hayat sürmektedir. Marcus eski eşya koleksiyoncusu olan babasının öldüğünü haber alır. Adam ona miras olarak bir kutu bırakmıştır. Marcus kendisine hediye kalan bu kutunun ne olduğunu bilemez ve bunu hocalarına danışır. Ancak fazla alkol aldığı bir gecenin sabahı uyandığında bu kutuyu bulamaz. Tüm araştırmalarına rağmen kutu kaybolmuştur. Bu sırada Marcus’un görüşmediği, abisi Ben onu ziyarete gelir. Marcus, Ben ile atışır ama, Ben’in kardeşi ile barışmadan gitmeye niyeti yoktur. Polis fotoğrafçısı olarak part time işe girer. Bu sırada cinayetler de artmıştır ve bu cinayetler de Marcus’un etrafındaki kişilerdir. Marcus ve Ben, cinayetleri çözmek için paçayı sıvar. Bu sırada öğrenirler ki cinayete sebebiyet veren, Marcus’a babasından miras kalan kutudur. Kutunun …

Ziyaretçiler (The Visitors)

Dün gece Işın’ın msn’de ne zaman öleceğim hesabından sonra son günlerde üzerime çöken eskiye özlem olgusu biraz daha depreşti. Efendim hesaplarımıza göre o 6 ben ise 8 sene sonra ölecekmişiz. 🙂 “Peki, nasıl oluyor bu hesap?” diye sorabilirsiniz. Biraz karışık bir hesaplama lakin ayrıntılı olarak öğrendiğimde sanırım burada yazarım 🙂 Velhasıl muhabbeti bitirdikten sonra şu sıralar bilgisayara geçirmekte olduğum sevgili vcdlerimin başına geçtim. Belli dönemde bende film aktarımı hastalığı olduğunu kabul ediyorum. En son 2002’de olmuştu sanırım. Neyse aklımda uzun zamandır masanın üzerinde ikamet eden Krzysztof Kieślowski’nin Üç Renk’ini izlemek var ama bir türlü onu izleyecek kadar şu aralar aklı başımda olduğumu düşünmediğimden erteledim yine. Bu iş yine bir zamanlar içersinde bulunduğum Bernardo Bertolucci’nin Stealing Beauty’sini (Çalınmış Güzellik) izleme girişimime dönecek ki o ayrı bir hikaye. Neyse biz dönelim Ziyaretçiler’e… ABD’de 1984-1985 Sezonunda, Türkiye’de ise 1989’da TRT-1’de yayınlanmıştı. 90’lı yıllarda TRT-2’de tekrar verilmişti. Ziyaretçiler’e esin kaynağı olan diziler: Uzay Yolu …

Back to Top