Etiket arşivi: Jason Flemyng

Clash of the Titans / Titanların Savaşı

Filmden yeni çıkıp bir an önce yazayım dedim ki filmi izlememiş yada izlemek isteyenlere bir bilgilendirme olsun. Aslında film hakkında çok güzel şeyler söyleyeceğimi kimse düşünmesin. Çünkü tam bir hayal kırıklığına uğratıyor film insanı. Tabi böyle bir giriş yaptıktan sonra açıklamalara girmek lazım…

Öncelikle şöyle başlayalım film tam anlamıyla bir 3D rezaletiydi. Yani film sadece ismen 3D idi. İlk kez, üç boyutlu bir filmi, Xpand 3D izlemiş hayal kırıklığına uğramıştım. bunun Xpand’tan kaynaklandığını düşünüyordum ancak diğer versiyonlarında da aynıymış. Yani tam anlamıyla 3D felaketi bu film…

Aksiyonu yüksek bir film. Bunu kabul etmek lazım. Yani yiğidi öldür hakkını yeme ancak bir bilgisayar oyunundan ötesine geçmiyor film. Level atlayarak filme devam ediyorsunuz. Bir balıkçısınız, tanrı tarafından aileniz öldürülüyor ve tanrılara karşı savaş açıyorsunuz. Bu arada öğreniyorsunuz ki sizde yarı tanrısınız… Sonra bir göreviniz oluyor kraliçeyi kurtaracağız kimden? Tanrılardan o zaman diyoruz ki tanrılar bizim düşmanımız bizde savaşalım. Hep beraber çıkıyoruz yokla… Nasıl öldüreceğiz onun tespitine kim bilir cadılar… Cadılara nasıl gidilir, yaratıklarla savaşılır cinle ortaklık yapılır e devamı neydi? Bundan sonrası cadılardan edinilir… Yer altına gidip, medusanın kafasını almak… Görev burada bitmiyor tabi… Bakın aslında filmi özetlemiş oldum…

Senaryonun gerçeklerle yani bildiğimiz mitolojik hikayelerle alakası yok. Tamamıyla uydurma ve mitolojik kronolojiye uymamakta. Bir hikaye katledilir ancak bu kadar katledilmez… Ama görmek istediğimiz sadece aksiyonsa evet bu film izlenir. Şöyle ufaktan değinelim…

Öncelikle en çok gözüme çarpan pegasustan bahsedeyim. Yani at-tanrıdan. Bütün tasvirlerde bu zamana kadar gördüğümüz  bütün çizim, resim ve filmlerde pegasus beyaz olarak betimlenmiştir ancak bu filmde siyah bir attır.  Neden ezber bozmak mıdır anlayamadım. Hadi onuda geçtim, Perseus’un Medusa ile savaşıp kellesini uçurduğu doğrudur. Ondan akan kan ile de iki mitolojik kahraman ortaya çıkmıştır. Biri chimeria diğeri ise pegasustur. Yani pagasus Medusa öldürüldükten sonra ortaya çıkmıştır ancak bu filmde ölmeden önce yani daha yaratılmadan ortada cirit atmaktadır.

İnsanları Zeus değil Prometeus yaratmıştır. Prometeus tanrıların egemenliğine başkaldıran bir titandır. Zeusa karşı beslediğin kinin sonucunda balçıktan insanı yaratmıştır. Filmde ise Zeus sevecen aile babası karakterine sokulmuştur. Aynı şekilde Hades’te yer altı tanrısı olmasına rağmen çok kötü bir karakter olduğunu söyleeymeyiz. Tamam filmle paralel olarak Zeusa kini vardı ancak bu onu baş kötü yapmıyor.

Birde Titanlar ile ilgili takıldığım konu var ben filmde titan göremedim. Titan olarak bahsettikleri kim bilmiyorum, savaşılan iki karakter mi? Medusa ve krakene dışında şavaşılan karakter görmedim ben, yoksa titan diye bize bunları mı yutturdular.

Tabi Zeus’un çapkın olduğunu biliyoruz ama tecavüzcü sapık olduğunu bu filmde öğrendik… Koca Zeus bu yani bu kadar da olmaz… Bir de dönemin en iyi savaşçıları, gördüğü her yaratığa bu ne, bu ne diye bilinmezlikle yaklaşmaları kendi tarihlerini bilmemeleri yönünden gözümden düştüler. Film hatun yönünden kısıtlı ancak gözükenlere de dikkat etmek lazım…

Oyunculuk bakımından iyi isimler olmasına rağmen oyunculuklar çok sıradan. Zaten etli butlu azılı karakterlerin birden ölmesi içten bile değil… Bari bütün ihtişamıyla çıkan kraken bi kaç saniye daha dayanabilse hemen taş olup kesilmeseydi. Bu arada belirtmeden geçmeyeyim Medusa gerçekten çok güzeldi. Olması gerektiği gibi…

Yönetmen : Louis Leterrier

Senaryo:

Travis Beacham
Phil Hay
Matt Manfredi
Beverley Cross (1981 uyarlaması)

Oyuncular:

Sam Worthington Perseus
Liam Neeson Zeus
Ralph Fiennes Hades
Jason Flemyng Calibos / Acrisius
Gemma Arterton Io
Alexa Davalos Andromeda
Tine Stapelfeldt Danae
Mads Mikkelsen Draco
Luke Evans Apollo
Izabella Miko Athena

Linkler:

http://clash-of-the-titans.warnerbros.com/

http://www.imdb.com/title/tt0800320/

http://www.sinemalar.com/film/49953/Titanlarin-Savasi/

Stardust (Yıldız Tozu)

Bazı güzellikleri sonradan keşfettiğim için kızmıyor da değilim kendime. Az önce ise izlediğim film tamamen kitabın hakkını veren bir uyarlama. Gaiman’ın derin hayal dünyasının ince zekasıyla örülmüş gürünün, algısal fonksiyonlara yansıması.

Kitabı okuyalı henüz üç ay olmuş yada olamamıştı. Her şeyden bihaber olan ben geçen gün filmi keşfettiğimde bir heyecan kapladı içimi. Tereddütlüydüm. Böyle bir hayal dünyası herkesin perdeye yansıtabileceği kadar kolay değildi. Neyse ki De Niro ve Pfeiffer’ın muhteşem oyunculuklarıyla destekledikleri filmin altından Matthew Vaughn başarıyla çıkmış.

Ney yazık ki film tanıtımlarına baktığımda aslında filmin (hikayenin) pekte iyi özetlenemediğini gördüm.*

Büyük İngiltere’nin bir şehrinin yakınlarında uzun yıllardır duvarlarla çevrili bir köy vardır. Birçok kişi bu köyün varlığını bilmez, bilenler ise oraya girmeye yanaşmaz. Bir gün Dunstan isminde meraklı bir genç bu taşın ardına geçerek orada başka bir dünyanın olduğunu görür ve o gece orada bir kile ile birlikte olur. Olayın akşamında Dunstan köyüne geri döner ve olayı tamamıyla unutur ta ki dokuz ay sonraya dek. Dokuz ay sonra kapısına ona verilmek üzere duvarın üzerine bırakılmış bir bebek getirilene kadar. Bu bebeğin ası ise Tristandır (bu bölümü çok düşündüm yazayım mı diye…)

Tristan büyüdüğünde gönlünü Victoria diye bir kıza kaptırmıştır. Ancak kızı etkilemek için ne yaparsa yapsın bir türlü başarılı olamamıştır. En son olarak gökyüzünden kayıp duvarla örülü şehrin içine düşen yıldızı, aşkının ispatı olarak getirmek için söz verir ve maceralarla dolu bir yolculuğa çıkar. Düşen yıldızın yanına gittiğinde ise onu bekleyen Yvaine adlı genç bir kızdır ve aşkını ispat etmek için onu Victorianın yanına götürmesi gerekmektedir.

Kurgu bakımından harika bir şekilde işlenmiş hikaye her ne kadar size sıkkın çocuk filmleri gibi gözükse de, okunduğunda, izlendiğinde vücutta bıraktığı tat, şu Magnum’un biberli çikolatasından farksız. Bildiğiniz bir şeyi keşfetmenin, keşfetmeye çalışmanın zevki yansıyor üzerinize (reklam da yaptım sanırım)

Stardust, çocuk masallarının büyüklere anlatılmış şekli. Okurken çocuk olduğunuzu düşünürken kendinizi eğlenceli bir aşk hikayesinin içinde buluyorsunuz. Etrafınıza bakıp aptal aptal sırıtmamanız da içten bile değil…

Ama önce kitabı okumak şartıyla…

Yıldız Tozu Neil Gaiman İthaki Yayınları

Tür : Dram / Bilim Kurgu / Aksiyon Gösterim Tarihi : 5 Ekim 2007 Yönetmen : Matthew Vaughn Senaryo : Jane Goldman , Matthew Vaughn , Neil Gaiman (Kitap) Görüntü Yönetmeni : Ben Davis Yapım : 2007, İngiltere / ABD , 128 dk.

websitesi: http://www.stardustmovie.com/

Oyuncular

Robert De Niro (Captain Shakespeare) , Michelle Pfeiffer (Lamia) , Sienna Miller (Victoria) , Claire Danes (Yvaine) , Jason Flemyng (Primus) , Charlie Cox (Tristran) , Sarah Alexander (Empusa) , Peter O’Toole (King Of Stormhold)

* BeyazPerde.com’daki hariç…

Sevdiği kadının aşkını kazanabilmek uğruna bir erkeğin yapabileceklerinin defalarca sınandığı hikayelere yeni bir örnek de, Matthew Vaughn’un son filmi Yıldız Tozu ile geliyor. Tristran, aşkının kalbini kazanabilmek için onun için kayan bir yıldızı yakalayacağına söz verir. Ama sevgilisi Yvaine ile çıktıkları bu yolda, korsanlar ve cadılarla dolu büyük tehlikeler onları beklemektedir. Usta oyuncu Robert De Niro’nun acımasız bir korsan rolü ile Kaptan Shekespaere olarak karşımıza çıkacağı film, Michelle Pfeiffer, Claire Danes gibi önemli isimleri de barındırıyor. (http://beyazperde.mynet.com/film/3432)

Not: kafamı topladığım zaman daha sakin bir yazıda (ki bu biraz dağınık oldu) Gaiman’dan bahsedeceğim. Şuna inanıyorum ki İngiltere eğer fantastik bir tarih oluşturmak isterse bunun için en uygun adam Neil Gaiman’dır ki bunu bütün eserlerinde hissedebilirsiniz…