Micmacs à tire-larigot

Oldukça eğlenceli bir filmle Jean-Pierre Jeunet yine karşımızda. Film 2009 yapımı Jean-Pierre Jeunet’un son filmi olma özelliğini hala taşımakta. Bu zamana kadar neden izlemedim, bir köşede gözüme çarpmasına rağmen neden elimin tersi ile ittim anlamıyorum. Film gerçekten oldukça başarılı. Öncelikle filmin renklerine bayıldığımı söyleyebilirim. Öyle renkler vardı ki, sanki filmde biraz animasyon havası estiriyordu. Karakterler çok güzel karikatürize edilmişti. Her bir karakter kendine özgü özellikleri ile karşımıza geliyordu. Karakterlerin her biri de abartı olmasına rağmen bunu yadırgamıyoruz çünkü hikaye bunu kaldırır vaziyette. Jean-Pierre Jeunet kesinlikle çok güzel bir hikaye ve anlatım yakalamış. Senaryoda bazı yerlerde bizimde bildiğimiz klasik anlatımlar kullanılmış ama göze batmıyor. Bu anlatımları görmekte insanı eğlendiriyor. Ana karakter olan Bazil’in film repliklerini tekrarlaması zaten intikam sürecinde de filmlerden faydalanacağının mesajını veriyor bize. Bunu da görüyoruz. İşleme konan hep plan bir filme tekabül ediyor. Hikaye ise şöyle; Bazil tek başına yaşayan bir gençtir. Tüm hayatı çalıştığı film dükkanında film izlemekle geçmektedir. Bir gece yine film izlerken, sokakta sesler duyar. Kapıdan …

Un long dimanche de fiançailles

Artık kötü film yapmaz dediğimiz Jean-Pierre Jeunet, Sébastien Japrisot‘in aynı adlı romanından uyarlanan bir film Un long dimanche de fiançailles. Türkiye’ye vizyona giren adıyla ise Kayıp Nişanlı. Un long dimanche de fiançailles klasik Jean-Pierre Jeunet filmi olarak çıkıyor karşımıza. Romanı okumadım ama filmi izlerken rastladığım ayrıntılar, hikaye örgüsünün de oldukça karışık olması kitabın dikkatli okuması gerektiği sinyallerini verdi bana. Tabi filmi izlerken de aynı şekilde olmalı. Ancak Un long dimanche de fiançailles, savaş fonu altında ilerlemesine rağmen ne bir savaş filmi, ne de tam anlamıyla romantik dram. Amelie’deki yalnızlık teması burada da başarılı bir şekilde işlenmiş. Filmin görselliği, çekim teknikleri, oyunculukları, ışığı, müzikleri, kostümleri vs… hakkında aslında söylenecek pek bir şey yok. Ancak sanki Manech rolünü oynayan Gaspard Ulliel bu rol için bana biraz fazla sönük geldi. Tamam belki baş rol oyuncusu değil ama adının çok geçmesi, bu karaktere verilen değeri taşıyamamış gibiydi. Film 1. Dünya Savaşı sonlarına doğru Mathilde adlı genç bir kızın savaş sonunda haber alamadığı sevgilisini …

Back to Top