Etiket arşivi: Jennifer Connelly

Noah

Filme nasıl başlasam bilemiyorum. Darren Aronofsky çok sevdiğim ve takdir ettiğim bir yönetmen. Açıkçası bu sebepten dolayı film hakkındaki beklentilerim biraz fazlaydı. Ancak kim olursa, ne olursa olsun beklentileri yükseltmemem gerektiğini de biliyorum. Ancak şöyle bir baktığımda Noah için Darren Aronofsky‘nin en kötü filmi diyebilirim.

Şimdi hakkında yapılan spekülasyonları, izlenmemesi, yasaklanması gerekliliği kısmına pek girmiyorum. Girmiyorum ama söylemeden de edemeyeceğim. Arkadaşım bastırın parayı istediğiniz gibi çektirin filmi. Yok neymiş Hristiyan inancına göre çekilmiş, Musevilikte varmış hikayesine girmeyin. Neyse. Okumaya devam et

Little Children

Tom Perrotta‘nın aynı adlı romanından uyarlanan duyumlarıma göre güzel bir kitap olan ki kapağı hakkında süper tanımlamalarını okuduğum bir film Little Children. Tabi biz filme dönerlim. Baş rollerde iyi isimlerle karşılaşıyoruz. Kate Winslet, Patrick Wilson ve Jennifer Connelly bunlardan bir kısmı. Tabi Amerikan sinemasının sayılı edebi yönetmenlerinden olan Todd Field filmin başarılı olmasına etken.

Todd karısı Kathy ile birlikte çok ta uyumlu olmayan bir evlilik sürmektedir. Aslında buna uyumsuzluk demek yanlış olur. Üzerinden belli bir süre geçen evliliğin rutini çökmüştür. Kathy çalışmaktadır Todd ise kitap yazmaya çalışmaktadır. Ancak bir türlü başlangıcı yapamaz. Bu arada cinsel hayatları da pek iç açıcı değildir.

Todd her gün aynı saatte oğlunu mahallenin parkına getirirler. Burada diğer kadınlar arasında çok popülaritesi vardır. Ancak bu kadınlardan hiç biri onunla konuşmaya cesaret edememiştir. Bu arada iddiayla karışık kadınlardan biri, Todd ile konuşur katta konuşmakla kalmaz öpüşür de, bu saatten sonra Todd ile bu kadın arasında bir arkadaşlık, bir dostluk bir aşk başlar.


Bu arada tabi birde hapishaneden yeni çıkmış, pedofili olan Ronnie,başarılı bir şekilde bizi ve karakterleri germeyi başarıyor. Aslında filmi kısaca özetlersek, yalnızlığı, o kalabalık içindeki, hatta bir ilişki içerisinde ki yalnızlığı ve birilerine tutunma ihtiyacını gözler önüne seriyor. Belki biraz rahatsız edici, biraz meraklandırıcı ama sanki içinde yaşadığımız gerçeklik ön plana çıkıyor. Elbette bu filmde de Amerikan kişilerini kapsatmaya çalışmışlar. Hani genele burmak varken kısıtlamak biraz sıkıntı veriyor insana…

Filmde diyaloglar aslında altları çizilmesi gereken noktalarla dolu. Elbette filmden replikler yazmayacağım zaten yazsam da pek bir anlam ifade edeceğini düşünmüyorum (yalan). Dediğim gibi yalnız ve birilerine tutunmaya çalışan insanların öyküsü, zıt karakterlerin, bağlılığın, ihanetin, yük kızarıklığının hikayesi…

Oyunculuklara da değinmeden edemeyeceğim. Kadro güzel dedim. Ancak nice filmler gördük ki ne kadrolar ne işler çıkarmış… Burada öyle değil. Her bir oyuncu oyunculuklarının zirvesinde oyun oynamışlar…

Bu arada değinmeden edemeyeceğim Türkler yine sim konusunda bombayı patlatmışlar…Üstün bir çeviri ile film Tutku Oyunları olarak çevrilmiş. Tebrik ediyorum kendilerini…

Oyuncular:

Kate Winslet Sarah Pierce
Patrick Wilson Brad Adamson
Jennifer Connelly Kathy Adamson

Gregg Edelman Richard Pierce
Sadie Goldstein Lucy Pierce
Ty Simpkins Aaron Adamson

Noah Emmerich Larry Hedges
Jackie Earle Haley Ronnie J. McGorvey
Phyllis Somerville May McGorvey

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0404203/

http://beyazperde.mynet.com/film/3320

Tutku OyunlarTut

9 / Nine / Dokuz

Uzun süredir yazamıyordum buna tembelliğim ve vakit bulamamam da eklenince tabi süre arttı. Bu arada izlenen klasörü yani yazılacakların listesi bir hayli kabardı. Ben de klasörü açarak alfabetik olarak yazmaya karar verdim. İlk filmim bu gün izlediğim başarılı bir animasyon…

Yönetmen ve hikaye yazarı Shane Acker‘ın  yaptığı işlere biraz bakarsak, karşımıza The Lord of the Rings: The Return of the King ve Wanted‘in özel efekt yönetmeni olarak karşımıza çıkması. 9’un yapımcıları arasında da büyük isimler karşımıza çıkıyor; Timur Bekmambetov ve Tim Burton. Tabi bu isimleri biliyoruz. Boş işler çıkmayacağı da aşikar… 9’da boş bir iş değil zaten… 9 Shane Acker‘ın 2005 yılında bitirme tezi imiş…

Yönetmen Shane Acker‘a senaryolaştırma aşamasında Pamela Pettler‘de yer almakta. Seslendirenler arasında tanıdık isimleri de bulmak mümkün. Film tamamen CGI ortamında hazırlanmış. İlginç karakterler ve ilginç konusu insanı ekrana bağlamaya yetiyor…

Film 9’un hikayesini anlatıyor. 9 ruh bulduğunda bir insanın öldüğüne tanık oluyoruz. 9 Her şeyden bir haber pencereden gördüğü kendi türünden birinin peşine çıkıyor. Onu bulup arkadaş oluyor ama bir yaratığın saldırısına uğruyorlar. Onu kurtaran arkadaşı bu yaratık tarafından alıkonuluyor. Çok sıradan anlatmaya başladım…

Öncelikle mekanı tasvir etmem gerek sanırım. İnsanlar ve robotlar, büyük bir savaşa tutuşmuş ve makineler bu savaşı kazanmıştır. Üretmiş oldukları kimyasal bir bomba sayesinde tüm insan ırkını yok etmişlerdir. Ancak kendilerinden de bir tane robot kalmıştır. 9 arkadaşı olduğu 2’yi kaybettikten sonra kendi türünden olan diğerlerinin yanına gider. Bunlara 1 önderlik etmektedir.  Ancak 9, 2’yi kurtarabileceğini düşünür ve yanına bir arkadaş daha bulur ve yola koyulur.

Amacı o yaratığın elinden arkadaşını kurtarmaktadır. 9 bu türün son temsilcisidir. Bu arada her biri insan gibi aynı karaktere sahiptir. Görünüşte bez parçasından farkları yoktur ancak içlerinde bir ruh barındırıyorlardı. Arkadaşlarını bulmak için yaratığın inine giden iki kafadar, onlara yardıma gelen 7’nin de yardımı ile bu yaratığı öldürürler. 9’un çıktığı evden bulduğu değişik şekilli bir kristalimsi parça bu yaratığın eline geçmiştir. Yaratık öldürülmeden öncede bu parçayı, bir yere takmaya çalışmaktadır. 9 bu parçanın ne işe aradığını merak eder ve parçayı yerine takar.

Bu yaptığı şey dev bir robot yaratığı canlandırır. Tabi bizim kafadarlar, bu yaratığı da öldürdüklerini sanıp özgür olduklarını düşünürler ama iş bu kadar da basit değildir. 9 bu yaratığı öldürmek için 6’nın kaynak olarak bahsettiği ve sürekli resmini çizdiği şeyi bulmaya gider. Bu arada uyandırdığı yaratık arkadaşlarını öldürüp onların ruhlarını almaktadır. 9 her şeyin başladığı yere gri döner can bulduğu eve. Burada kendi adına bırakılmış bir kutu bulur.

Kutuyu açtığında bir insan figürü belirir ve tüm hikayeyi 9’a anlatır. Bu kişi bu yaratığı yapan bilim adamıdır. yaratığın asıl amacı insana gerek duymadan yeni makineler icat etmektir. Tam tamamlanmadan devlet bu robotu kullanmaya başlar. Ancak sadece profesörün zekası ile dolu makine ruhu da olmadığı için tüm insan ırkına kafa tutar ve onları öldürür. Profesör ise makineden kurtulacak ve dünyanın geleceğini şekillendireceğine inandığı 1 ile 9 arasındaki bu canlıları yaratır. Makinelerden farkı, o kristalimsi cihaz yardımıyla ruhunu bu 9 yaratığa aktarmış olmasıdır. Zaten son kısmı 9’a verince bilim adamı ölmüştür…

Biraz dağınık anlattım. Çünkü hikayeyi anlamaya çalışmak izlerken de zaman alıyor. Mekan karakterler konu farklı olunca insanın aklında biraz parçalı kalıyor hikaye. Ancak izlenmesi gereken fevkalade yapımlar arasında. Tanrı, varoluş, ruh, gerçek üzerine çok başarılı bir animasyon…

Seslendirenler:

Christopher Plummer #1 (voice)
Martin Landau #2 (voice)
John C. Reilly #5 (voice)
Crispin Glover #6 (voice)
Jennifer Connelly #7 (voice)
Fred Tatasciore #8 / Radio Announcer (voice)
Elijah Wood #9 (voice)
Alan Oppenheimer The Scientist (voice)
Tom Kane Dictator (voice)
Helen Wilson Newscaster (voice)

Linkler

http://www.filminfocus.com/focusfeatures/film/9/splash/

http://www.imdb.com/title/tt0472033/

http://en.wikipedia.org/wiki/9_(2009_film)

http://www.facebook.com/9theMovie

The Day The Earth Stood Still

Kıyamet temalı filmlerden birisi de The Day The Earth Stood Still. Film aslında 1951 yapımı aynı isimli bilim kurgu klasiğinin uyarlaması. İlk filmin yönetmeni Robert Wise. Elbette ben bu ilk versiyondan değilde Scott Derrickson tarafından 2008 yapımı olan filmden bahsedeceğim. Zaten konular aynı.

Aslında bir uyarlama olunca kıyaslamaya girmek gerekir ama ilkini izlemediğim için bir kıyaslama yapamayacağım ancak film daha iyi olabilirmiş. Hareketin düştüğü sahnelerde film sıkıcı duruma geliyor biraz. Bazı yerde oyunculuklar ise yapmacık olmuş. Sonuç biraz havada. Şimdi Klaatu karakteri hangi sebeple dünyayı kurtarıyor ayrı bir muamma…

Aslında hikayeye girmek lazım biraz. Film bilim kurgu. Hani bilindik gibi de değil pek. Bir gün dünyaya bir gök taşı düşer. İçinden bir yaşam formu çıkar. Bu bir insana benzemektedir. Öncelikle amacını öğrenemeyiz bir oraya bir buraya koşturuz fakat sonunda dünyaya geliş amacının dünyayı kötü kötü kullandığı için tüm insanlığı yok etmek olduğunu anlarız. Tabi Dr. Helen Benson’un bununla ilgili bilgisi yoktur önceleri ve onu hastahaneden deneylerden kurtarmak için kaçırır.

Sonra bir arada bir derede kalır aslında insanlığın kötü olmadığını bir şekilde ona anlatmaya çalışır ama nafiledir. Değişebiliriz imajı vermektedir yok ediciye. Öncelikle Klaatu buna inanmaz ama nedense birden bire fikir değiştirir. Hikayede kullanılan cümlelerin sağlam bir dayanağı yok bu da hani biz değişebiliriz cümleleri kurarken aslında çocukların bile kanmayacağı şekilde oluyor.

Aslında filmi sırf Jennifer Connelly oynuyor diye izlemiştim itiraf ediyorum. Ancak bu filmde oyunculuğunu pek beğendiğimi söyleyemem. Ondan artık eskisi gibi filmler bekliyorum. Keanu Reeves‘e gelince her zamanki gibi bir oyunculuk göremedim. Yani yerinde herkes olabilirdi. Belki de sadece isim olsun diye düşünmüşler. Gişeye başarısı olmuştur belki.

Aksiyona susadım, hani biraz da bilim kurgu olsun derseniz buyurun izleyin…

Oyuncular

Keanu Reeves Klaatu
Jennifer Connelly Dr. Helen Benson
Kathy Bates SecDef Regina Jackson
Jaden Smith Jacob Benson

Linkler

http://www.imdb.com/title/tt0970416/