Sin City: A Dame to Kill For

Frank Miller Sin City filmini üçleme olarak çekmeye karar vermişti. 2005 yılında yapılan film oldukça başarılı olmuş ve bu ikinci filmin gelişini dört gözle bekletmeye başlamıştı. Nihayet dokuz yol sonra ikinci film Sin City: A Dame to Kill For karşımıza çıktı. Şöyle kısaca eleştirmek gerekirse aslında Sin City: A Dame to Kill For şahsen bütün beklentileri hayal kırıklığına uğratan bir film. İlk filmin yanından bile geçmezken biraz zorlama olduğunu da gözler önüne seriyor. Continue reading “Sin City: A Dame to Kill For”

Machete

Şimdi film anlatımını nasıl yapmak lazım bilmiyorum. Öncelikle filmi sadece B-movie severlerin beğeneceğini söylemem gerek. Tabi B-movie hayranları baş rolde Danny Trejo ismini duyunca daha da heyecanlanacaklardır. Burada Ethan Maniquis, Robert Rodriguez ikilisini ayakta alkışlamak lazım çok başarılı bir iş çıkarmışlar. Filmin her dakikası heyecan, her dakikası aksiyonla geçiyor.

Machete elemanın elini koparır ve ateş eder. Duruma kendi de şaşırmıştır.
İşte filmin en baba sahnesi sizce devamında ne olacak?

Bir b-movie’den beklenen her şey var. Vahşet, kan, acımasız katiller, güzel kadınlar, anlam verilemeyen sahneler… Her biri de olması gerektiği gibi 80’lerden kalma gibi çıkıyor karşımıza. Tabi filme giydirilmiş siyasi düşünce hem işin eleştirel boyutu dozajı hikayeye, olaylara, sahnelere o kadar iyi yedirilmiş ki, mesajını da arada veriyor.

Elbette bağırsak çıkıyor ve pencereden aşağıya sallanarak çakmaya yarıyor…
Keşke her yaralıya yardım eden böyle olsa…

Evet aslına bakıldığında B-movienin nasıl olmasını gerektiği konusunda tartışmalar olabilir ancak bu film onun yerini tutuyor. Oyuncu kadrosuda oldukça göz dolduruyor. Aslında bu kadro içerisinde bir kendi başına hareket eden ve hani nasıl derler rolünü kıvıramıyormuş gibi diğerleri arasında sırıtan Danny Trejo var ama ona da olan saygımızdan dolayı susuyoruz.

meraklı polisimiz…
çalışmak ne güzel bir şey…

Filmde birçok ünlü oyuncu bulunmakta. Hiç çekene, oynayana bakmadan filmde bu kişileri görmek, insanı heyecanlandırıyor.  Jessica Alba, Michelle Rodriguez, Steven Seagal, Lindsay Lohan ve Robert De Niro. Bu kadroyu bir arada filme arada dahil olup birden çıkan karakterlerse cabası. Filmde şaşırtmacalar mevcut. Bu da filmi eğlenceli kılıyor.

düşmanın karısı ve kızı… ne olduğunu hiç sormayın…
işte lider bir savaşçının selamı…
senatörde oyuna gelmiş anlaşılan…
hedef olup olmama arasında kararsızım…

Film ABD ve Meksika sınırında geçiyor. Meksika’dan kaçak yolla ABD’ye geçiş yapan yabancılar ı ve onların kaçmasına yardımcı olan şebekeyi anlatmakta. Diğer taraftan ABD yönetimindeki resmi şebeke ise yabancıların ülkeye girmemesine engel olmaktadır. Tabi bu güzel yollarla olmaz.

işte kahraman burada belli oluyor… uçan motosiklet…
ve zafer çığlıkları…

Eskiden ABD ajanı olan Machete Cortez derin devletin oyununa gelir ve işi bırakır. Daha sonra normal bir hayat yaşamaya başlar. Günün birinde birisi ömrü boyunca kazanamayacağı parayı önüne koyar ve senatörü öldürtmek ister. Machete Cortez bunu kabul eder. Amerika’da başkalarını istemeyen bu başkana suikast düzenler. Machete Cortez olayı gerçekleştireceği anda bir komplonun içerisinde olduğunu anlar. Bu seçim propagandasından başka bir şey değildir. Machete parayı alarak bunu alarak şebekeye verir. Tabi olaylar gelişir sonrasında ise aslında bir piyon olduğu ortaya çıkar.

Yönetmen:

Ethan Maniquis, Robert Rodriguez

Senarist:

Robert Rodriguez, Álvaro Rodríguez

Oyuncular:


Danny Trejo
Machete Cortez

Robert De Niro
Senator John McLaughlin

Jessica Alba
Sartana Rivera

Steven Seagal
Torrez

Michelle Rodriguez
Luz

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0985694/

Gin-gwai – The Eye

Oxide Pang Chun, Danny Pang kardeşlerin 2002 yapımı olan Gin-gwai bilirsiniz ki aciz Hollywood tarafından 2008 yılında tekrar çekilmişti. Bu uyarlamanın en güzel tarafı ise Jessica Alba‘nın oynaması idi. Tabi filmin orjinali olan Gin-gwai’deki asıl karakterimiz Angelica Lee‘nin de güzelliği yabana atılmaz. 
Neyse gelelim filmimize.Küçük yaştan beri kör olan Wong Kar Mun viyolensel sanatçısıdır. Kornea nakli için uygun şartlar ve zaman gelmiştir. Artık görebilecektir. Nakil işlemi de başarıyla tamamlanmıştır. Mun’un gözleri açılır. Önce etrafı bulanık görmeye başlar neyin ne olduğunu seçemez. Daha sonra farkeder ki gördükleri aslında ölülerdir. Hatta ölüleri almaya gelen melekleri (azrailleri) de görür. Bu olayı onunla arkadaş olan küçük bir çocuk ameliyattan çıkınca anlar. Çocuk ona gelmiş vedalaşmış ve gitmesi gerektiğini söylemiştir.
Mun sonunda evine taşınır ancak her yerde ölüleri görmektedir. Bunlardan en korkuncu ise intihar edenlerin sürekli olarak olayları tekrarlamasıdır. Mun başlarda strese girer kendini odasına kapatır ve yaşamak istemez ancak daha sonra fark eder ki aynadaki gördüğü yüz de kendisine ait değildir. 
Korneayı kimden aldığını öğrenmeye çalışır ve bu kişiyi bulur. Yapmak istediği şey onu kendisi ise yüzleştimek istemesidir. Başarılı olurda…
Şimdi hikayeyi uzun uzun anlatmaya gerek yok, izlemeyen kalmamaıştır ama izlemeyenler merak etsin. Amerikan vverersiyonundan çok Hong kong versiyonunu yani orjinal halini tavsiye ederim. 
Filmin en çok geren sahnelerinden birisi de asansör sahnesi. Es geçmemek lazım…
Oyuncular:
Angelica Lee Wong Kar Mun (as Lee Sin-Je)
Lawrence Chou Dr. Wah
Chutcha Rujinanon Ling
Yut Lai So Yingying
Candy Lo Yee (Mun’un kız kardeşi)
Yin Ping Ko Mun’un büyük annesi
Linkler: