Kaguyahime No Monogatari / Prenses Kaguya Masalı

Stüdyo Ghibli’nin son eseri olan Kaguyahime No Monogatari / Prenses Kaguya Masalı’nın en önemli özelliklerinden biri de yönetmeninin Stüdyo Ghibli’nin kurucularından biri olan Isao Takahata olması. Isao Takahata‘yı ünlü çizgi dizisi Heidi’den biliyor tanıyoruz. Kaguyahime No Monogatari ise yönetmenin en iyi yapımlarından biri. Kesinlikle literatüre girecek bir anime olarak düşünüyorum.

Wel-keom Too Dong-mak-gol / Welcome to Dongmakgol

웰컴투 동막골 Evet yine yazmakta geciktiğim mükemmel bir filmin takdimini yapmak isterim. İşte Kore sinemasının yüz aklarından dünya sinemasının güzide eserlerinden olan bu film hakkında aslında söylenecek çok şey var. Bir o kadar da söylenecek çok şey yok. Neden bu ikilem diye sorarsanız film kesinlikle izlenmesi gerekenler arasında.Yani anlatmakla olmaz. Dongmakgol diye Allah’ın unuttuğu bir köyde, köylüler mutlu bir şekilde yaşamaktadır. Dünyada olup bitenlerden bi haber bir halkın başından geçenleri anlatıyor film. Unutmadan söylemek gerekir ki film gerçek bir hikayeden esinlenerek yapılmış. Kuzey Kore ve Güney Kore savaşı esnasında her iki ülke askerlerinden bir kaç kişi bu köye sığınır. tabi birde Amerikalı asker. Köy halkının olan bitenden haberi yok. Ömürleri boyunca kimse savaşmamış, dışarıya da hiç açılmamışlar. Tabi ili zıt görüşlü askerler bir araya gelince ortalık biraz karışır. Ancak hepsi birbiri ile didişse de köy halkına olan saygıları yüzünden bu gerilimi arttırmazlar. Bir süre sonra köy halkından biri gibi onlarla …

Tonari no Totoro (となりのトトロ), My Neighbor Totoro , Komşum Totoro

Goddess Arthemis‘in Majo no Takkyūbin‘i ve miyazaki anime listesini yollamasından sonra dvdler arasında küçük bir Miyazaki araştımasına çıktım. Vakti zamanında Miyazaki filmlerini toparladığım bir dvd vardı. Sanıyorum o dönem sadece dvd olarak bir kaç tane Miyazaki filmi vardı etrafta. Zaten benim gibi film izleme merakı hat safhada olan bir insan için tüm filmlerin orjinalini edimek zaten zor oluyor. Neyse… Sonuç olarak Miyazaki dvdmi buldum ve içinden çıkan Tonari no Totoro‘yu izlemeden edemedim…Bu da film blogumu ayırdıktan sonraki ilk yazımın kaynağını oluşturdu… (Daha yazılmayı bekleyen çok film var… Sadece haftasonu 8 tanecik izleyebildim.:))

Kiki’s Delivery Service (魔女の宅急便, Majo no Takkyūbin (Witch’s Delivery Service), Küçük Cadı Kiki)

1989’da yapılmasına rağmen Türkiye’de 2007 yılında satışa sunulmuş Majo no Takkyūbin’i Goddess Artemis sayesinde izleme fırsatım oldu. Filmi izledikten sonra aklıma ilk gelen şeylerden biri de yıllar önce indirmiş olduğum İspanyolca yada Japonca dublajlı Miyazaki animelerini topladığım bir dvd oldu. Sanıyorum yavaş yavaş onlara el atma vakti geldi.  Majo no Takkyūbin yada İngilizcesi ile söylersek Witch’s Delivery Service hatta bunu biraz daha kişiselleştirirsek Kiki’s Delivery Service 13 yaşına basmış küçük bir cadının evden ayrılışını ve büyük bir şehride yaşamaya çalışmasını anlatmakta.  Bir Miyazaki animesi dediğinizde anlayacak çok şey vardır. Kiki’s Delivery Service’inde en büyük özelliği anlatılacak şeyinin çok olması. Her zamanki gibi Miyazaki bu animede de uçmaya, trenlere, kedilere, ana karakterlerin kadın olmasına yer vermiş. Bu demek olmuyorki filmde bir Miyazaki sıradanlığı var. Gerek çizgiler, gerek her zaman ki gibi Joe Hisaishi’nin yaptığı müzikler büyük bir uyumluluk içerisinde. Tabi Miyazaki gibi bir usta anlatmakla bitmez. Dünya üzerindeki hiç bir yeti …

Back to Top