Bad Teacher

Filmin afişine bakınca içinizde filmi izleme hissi uyanıyor. Keşke bu hissiyatın onda birini filmin ilk on dakikasından sonrada yaşasak. Film ilk dakikalarında bile hiç bir şey vaat etmiyor. Klasik amerikan aşk filmi konusu mevcut filmde. Ancak işi biraz değiştirmişler iyi olması gereken öğretmeni kötü yapmışlar. Zengin erkek avcısı Elizabeth Halsey bir okulda öğretmendir. Hedefine ulaşmış zengin birini de bulmuştur. Bunun üzerine istifa eder ve işten ayrılır. Ancak eve gittiğinde işler hiçte eskisi gibi değildir. Sevgilisi Elizabeth’in onunla para için evlendiğini anlamış ve onu terk etmiştir.  Paraya ihtiyacı olan Elizabeth ise okuldaki işine geri dönmüştür. Bu arada okula Scott Delacorte adında zengin yeni bir öğretmen gelir. Elizabeth bu genç yakışıklı, zengin öğretmeni tavlamak için elinden geleni yapar. Ancak başka bir rakibi vardır. Okulda bir başka öğretmen olan Amy, Scott’u çoktan ayartmıştır bile. Elizabeth ve Amy Scott için didişmeye başlarlar. Ağzı bozuk Elizabeth, Scott’u etkilemek için göğüslerine silikon yaptırmaya karar verir. Bunun içinde paraya ihtiyacı vardır. Önce …

Yes Man / Bay Evet

Artık Jim Carrey‘nin klasik tabir ettiğimiz filmlerinden birisi. Çünkü her filmden hemen heme aynı zevki alıyoruz. Karakterler birbirine benziyor. Belki de bunu hissettiren Jim Carrey, sanki yönetmen filme hiç bir şey katmıyor. Ancak The Number 23, Eternal Sunshine of the Spotless Mind, The Truman Show, Man on the Moon gibi filmlerde senaryonun ve yönetmenin de filme elinin değdiğini hissedebiliyoruz. Sanki diğer filmler için yönetmen, Jim al sana senaryo kamera falan otur mimik yap oyna kafana göre demiş gibi… Tabi bu cümlelerim Jim Carrey’i eleştirmek yada oyunculuğuna söz etmek için değil. Zaten filmleri Jim Carrey oynuyor diye izliyoruz. Ne kadar mükemmel bir oyuncu olduğunu da iyi yönetmenler ve iyi filmlerle anladık zaten… Ama bu toplumu eleştiren film klasik bir film… Üstüne üstlük bu film roman uyarlaması… Sanki filmde bir şeyler eksik… Carl Allen eşinden boşandıktan sonra depresyona girmiş hayatına küsmüştür. Hiç kimse ile görüşmemektedir. Sürekli negatif düşünmeye başlamıştır. Tam bu sırada  bir kişisel gelişim seminerine katılır. …

Back to Top