Madeo / Mother

İşte biz neden böyle filmler çekemiyoruz dedirten bir Kore yapımı daha karşımızda. Yönetmen koltuğunda yine aklımıza kazınan Joon-ho Bong var. Artık kendisine iyiden iyiye bağlanmaya başladık. Film aldığı ödüller ve tepkilerle de dünya çapındaki kalitesini gözler önüne seriyor. Doğrusunu söylemek gerekirse ben bu filmi bir Türk filmi edası ile izledim. Çünkü anlatılan hikaye, mekanlar bize ve bizim kültürümüze o kadar uyuyor ki bunu biz yapmışız diye düşünüyor insan. Film baktığımızda bizden farklı bir şey görmüyoruz ancak biz böyle filmler yapamıyoruz acaba bunun nedeni nedir diye soruyorum kendime. Özenti olmamızdan kaynaklı mı yada neye özeneceğimizi bilmememizden kaynaklı mı iki arada bir derede kaldım. Film her yönü ile ders olacak şekilde. Keşke diyorum söyle akılcı bir senaryo ile çıksaydı karşımıza Yavuz Turgul “Av Mevsimi”nde. Oldukça başarılı bir film demiştim. Tabi film her şeyi ile başarılı. Ana hattıyla film anne ile oğlu arasında geçenleri anlatıyor. Ancak güzel kurgu filmi son dakikasına kadar merakla …

Salinui Chueok / Memories of Murder / Cinayet Günlüğü

Bu filme En İyi 10 (beş) Kore Film (Tabi ki bence) adlı yazımda üçüncü sıraya koymuş ancak blogta değinmemiştim. Geçen gün bilgisayarımdaki filmleri taşırken bir köşeye sıkışmış olarak buldum kendisini evet bu bir mesajdı bu filme değinmem için. Şu an ben de öyle yapıyorum. (Belli oluyor değil mi?) Ayni listede yönetmen, Bong Joon-ho‘nun Gwoemul adlı filmine de yer vermiştim. aslında her iki filmde de ortak nokta yönetmenin toplumsal eleştiriyi perdeye tek anlamıyla mükemmel yansıtması. Salinui Chueok ise bu işi çok iyi yapıyor. Film baştan sona eleştiri dolu. Anlatılan hikaye kesinlikle her an yaşanan cinsten. Filmin belki de bu kadar iyi olmasının nedenlerinden birisi filmin yabancılaşmamış olması. Yani Korenin küçük bir kasabasındaki her şeyin Koreye özgü olması. Bu bizimde karşılaştığımız bir durum. Aslında yönetmen bu doğallığı verirken, araya soktuğu büyük şehirden gelen polis karakteri ile de akılcılığa, eğitime ve modernizme eleştiride bulunmuş. Bir yerde baktığınızda ne olursanız olun, insan olduğunuz sürece …

Tokyo!

Geçtiğimiz fersivalde izlemeye çalışıp izleyemedim film Şimdiye kısmetmiş. Üç başarılı yönetmen Michel Gondry, Leos Carax ve Joon-ho Bong’un üç kısa filminden oluşan Tokyo! şehrin günlük yaşamını ve kargaşasını hayallerini ortaya başarılı ve fantastik bir şekilde ortaya koymuş. Üç filmde aynı çatı altında olmasına rağmen birbirinden bir hayli bağımsız. Filmin açılışını Michel Gondry yapıyor… Interior Design –Michel Gondry Bir çift bir arkadaşlarının yanında kısa süre ile kalmaya başlar. Erkek olan film çekmektedir. Yaptığı işlerde de başarılıdır. Ama sevgilisi için bunu söylemek imkansızdır. Hala bir baltaya sap olamamış beceriksizin biridir. Filme bir baktığımızda Tokyo’da barınma sorunununa değiniyor. Kutu gibi evler ve yaşayış biçimleri. Tabi biz İstanbul da da bu yöne doğru ilerliyoruz ama sonumuz malum. Bir gün kadın karakterimiz kendini bomboş hisseder. Öyle yıkılmıştır ki artık hiç bir işe yaramadığı fikri onu içten içe eritir. Tam bu arada yolda yürürken ahşap bir sandalyeye dönüşür. Bu şekilde kendini daha yararlı hissetmeye başlar… Bu …

Back to Top