Etiket arşivi: Jung-woo Ha

buralarda yokken izlediklerim

Two Pigeons (2017)

two pigeonsFarklı konusuyla dikkatimi çeken bir film oldu Two Pigeons. Aslında bir korku filmiymiş edasıyla başladım filmi izlemeye çünkü her yerde tür olarak bu şekilde belirtilmiş ancak yanından bile geçmiyor. Eh tabi film süresi boyunca korkmayı bekliyorsunuz o ayrı. Film psikolojik bir film ve sisin de psikolojinizi bozmaya yetiyor.
Oyunculuklar fena değildi. Kurguda havada kalan bir çok şey vardı. Mesela evdeki cılız karakter ve aslında bunu güvercinler ile nasıl bağdaştırırız meselesi aklımı kurcaladı. Eminim ki bir şeylere dayanıyordur. Durun yoksa aslıda iki kişinin de aynı kişi olduğundan mu bahsediyor.Yoksa kötü talih mi? İlginç bir kara komedi örneğiydi film.
Genç emlakçı yalnız ya yaşamaktadır. Ancak o evde olmadığı süre içerisinde evinde yaşayan başka bir adam vardır. O evde yokken saklandığı yerden çıkar ve evin keyfini sürer. Bir gün emlakçının kız arkadaşı Ona taşınınca durum garip bir hal alır. Ve garip şeyler olmaya başlar.
Farklı ve bence izlenebilir bir film. Tavsiye ederim. **** Yönetmen – Senaryo: Dominic Bridges Oyuncular: Javier BotetMandeep DhillonMichael McKell https://www.imdb.com/title/tt5532370/

Avengers: Infinity War (2018)

avengers-infinity-warŞimdi bu film hakkında çok şey yazılabilir. O niye oldu bu niye oldu, kendi içindeki mantıksızlıklar ve soru işaretleri de dile getirilebilir. Bunların tamamı zaten diğer internet sitelerinde mevcut. Bende buraya bir yenisini eklemeyeceğim. Zaten çok fazla Marvel dünyası uzmanı eğilim. Ben baştan beri hepsini bir araya toplama konusunda tereddütteyim. Hadi topladınız da bu film ile bilikte bir biraz olsun sönük karakterleri öldürdünüz. IronMan sadece paraydı mesela o niye kaldı ayakta bu sublüminal bir mesaj mı?
Neyse filmin süresi bana çok uzun geldi. Zaman zaman sıkmadı değil. Yukarıda da belirttiğim gibi kendi içinde bazı kurgu , hikaye sıkıntıları vardı. O kadar izlemenin üzerine de bir sonraki bölümü beklemek canım canımı sıktı.
Film yine çok fazla yetişkine hitap etmiyordu. Tutturduk gidiyoruz halindeydi. Görsel anlamda tatmin olduğumu söyleyemeyeceğim zaman zaman cgiler kendini fazla belli ediyordu. Aksiyonu bol ama yenilik açısından fazla bir şey vermiyordu. Ve aklımda deli sorular. Neyse boş zamanda aksiyon olsun diye izlenebilir. **/ Yönetmen: Anthony RussoJoe Russo Senaryo: Christopher MarkusStephen McFeely Oyuncular:  Robert Downey Jr.Chris HemsworthMark Ruffalo  https://www.imdb.com/title/tt4154756/

The Maze Runner (2014) – Maze Runner: The Scorch Trials (2015) – Maze Runner: The Death Cure (2018)

maze runnerSeriyi genel olarak değerlendireceğim. Son filmi listeler arasında görünce ilk iki filmi izlemediğimi hissettim. Nasıl olur derken ilk filmden başladım izlemeye. İlk film açıkçası bana daha güzel geldi. Bilmediğiniz bir dünyaya giriyor anlamaya çalışıyorsunuz. Aksiyonu iyi güzel. Gençler bir labirentin ortasında uyanır ne olduğunu bilemezler aralarına son katılan kararlı genç ise buradan kurtulmalarına vesile olur. Bu tanımaya çalıştığımız dünyada aksiyonu ile birlikte bana.
Ancak aksiyonu yerinde olsa da diğer iki filmden aynı keyfi aldığımı söyleyemeyeceğim. Çünkü bilinmez dünya yerini klasik bir hikayeye bıraktı. İlerledikçe de karakterlere yüklenen misyon artık ezber bozmayan defalarca gördüğümüz bir hal almaya başladı. Keza son filmde öyle. Artık iç çatışmalar, insanların iki yüzlülüğü, klasik lider vasıfları derken modumu iyice düşürdü. Ancak aksiyon konusunda yine tatmin ediciydi. Bu konuda şikayetim yok.
İkinci ve üçüncü film arasındaki süre neden bu kadar uzamış o konuda da pek fikrim yok. Evet yaşanan olaylar farklıydı ama görsel ve aksiyon anlamında da yeni bir şey kaymıyordu. Yönetim ise oldukça sıradandı. Sadece çerezlik bir film olabilir. Tabi film roman uyarlamasıymış kitap nasıldı bilmiyorum ama bende iyi bir uyarlama olduğu izlenimi yaratmadı. **/ Yönetmen: Wes Ball Senaryo:  T.S. NowlinJames Dashner (kitap) Oyuncular:  Dylan O’BrienKi Hong LeeKaya Scodelario https://www.imdb.com/title/tt4500922/

Upgrade (2018)

upgradeFilmin IMDB’deki yüksek puanına aldanıp beklentim yükseltmedim aslında iyi de yapmışım. Bu şekilde filmi keyifli bir şekilde izledim diyebilirim.. Film konu itibariyle oldukça ilgimi çekti. Aslında hiç işlenmemiş bir konu değildi ama ben bu konuların ölüsüne bile hayranım. Tabii filmin anlatımında bazı sıkıntılar vardı, ayrıntılara çok fazla girilmemiş, bu sebepten dolayı da filmin bilim kurgu diye nitelendireceğimiz kısmı havada kalmış. Film olayın sonucuna akabinde etik boyutuna daha fazla odaklanmıştı .Bu sebepten dolayı hikayenin omurgası olabilecek bölümlerin azlığı filminde tam anlamıyla gelişiminde sıkıntılar yaşanmasına sebep olmuş. Eğer bu sıkıntılar açılmış olsaydı karşımıza ileri ki yıllarda da hatırlanacak bir film çıkabilirdi. Tabii filmin Avustralya yapımı olması, bütçesinin düşük olması bu sıkıntıların nedeni de olabilir. Eğer Hollywood yapımı bir film olsaydı daha fazla alınıp bu sıkıntılar giderilebilirdi.
Yönetim açısından yeni bir şey yoktu pek fazla da sorun göremedim. Oyunculuklar da çok fena sayılmazdı. En azından filmden soğutmuyordu. Tüm bunlara rağmen film kendini izletiyor ve sorgulatıyor. Puana gelirsek puanın hakkını veriyor mu buna kısmen evet diyebilirim. Düşük bir bütçe çok da profesyonel olmayan oyuncularla çekilmiş bir film gözüyle bakarsak film beklenenden fazlasını oldukça veriyor.
Grey bir kaza yapar ve bu kaza sonucunda bir grup tarafından saldırıya uğrayarak karısını kaybeder.. Kendisi de felç olmuş boyundan aşağısı tutmamaktadır. Bir şirket patronu gelerek ona tüm sinir sistemini ayağa kaldıracak bir çipten bahseder. Grey ameliyat ile bu çipi vücuduna taktırır o günden sonra hareket etmeye ve eskisinden daha güçlü olmaya başlar. Hatta çip onunla konuşmaktadır. Çipin de yardımıyla kazaya sebep olanları araştırmaya başlar. Ancak çip kontrolü eline daha fazla geçirmeye başlar. Grey ise kendi vücudunda bir yabancı olmaya başlar ve işler karışır. İzlenebilir bir film Upgrade. */ Yönetmen – Senaryo: Leigh Whannell Oyuncular:  Logan Marshall-GreenMelanie VallejoSteve Danielsen https://www.imdb.com/title/tt6499752

Singwa hamkke: Ingwa yeon (2018)

sin-gwa_ham-kke_in-gwa_yeonKonu olarak baktığımızda film aslında birebir olarak Dante’nin İlahi Komedya‘sından esinlenmiş diyebiliriz. Bununla birlikte filmdeki alt karakterler Kore mitolojisindeki Tanrılara, yaratıklara ve efsanelere dayanıyor. Bu karakterler karakterler haricinde hemen hemen tüm kurgu, yapılan yolculuklar, İlahi Komedya’ya oldukça benziyor. Aslında film için İlahi Komedya’nın Kore yorumu diyebiliriz. Oyunculuklar oldukça başarılıydı filmin konusu da, kurgusu da başarılıydı diyebilirim. Ancak kurgu dedim ama burada biraz durmak lazım. Hikayenin genelindeki yargılamalar arasındaki geçişlerde bazı sıkıntılar vardı. Bu sıkıntılar sadece yeraltı dünyasındaki geçişlerde mevcuttu.. Sanki buralarda filmin süresi ile olaylar arasındaki koordinasyon tam olarak yapılamamıştı. Bazı sahneler oldukça yavaş, bazıları ise anlaşılmayacak kadar hızlı geçiyordu. Oyunculuklar iyiydi demiştim. Yönetim ve görsellik yenilikler getirmese de sena sayılmazdı.
Genç bir itfaiyeci yangın esnasında birini kurtarırken ölür ve öldüğünde kendisi seçilmiş insan olarak diğer dünyaya geçer. Burada 49 gün içerisinde mahkemeye çıkacak, yer altı tanrılarını dolaşacak ve bazı konularda yargılanacaktır. Mahkemeyi geçer ve suçsuz bulunursa direk realkarne olarak dünyaya geri dönecektir. Aksi takdirde ölerek diğer dünyadaki hayatına cezası neyse çekerek devam edecektir. Kendisine onu savunması için üç adet Melek atanır ve onlarla birlikte yeraltı tanrılarını kendini anlamaya başlar. Tabi bu iş bu iş kolay olmayacaktır. Tabi bu arada kahramanımız geride bıraktığı kardeşi ve annesi yüzünden oldukça üzgündür, bu esnada onlarla olan ilişkisini, o öldükten sonra ailesinin durumunu da görmüş oluruz. Seçimler, tercihler tüm hayatı bu duruşmalarda yüzüne vurulur.
Bence keyifli bir filmdi. **/ Yönetmen – Senaryo: Yong-hwa Kim –  Ho-min Ju (Çizgi Roman) Oyuncular:  Jung-woo HaJi-Hoon JuHyang-gi Kim https://www.imdb.com/title/tt8116428/

Ailecek Şaşkınız (2018)

ailecek şaşkınızKesinlikle tatmin etmeyen bir film olmuş Ailecek Şaşkınız. Aslında açık fazla beklenti ile de izlemeye filmi ama neden böyle oldu bilmiyorum. Basit bir konu, basit espriler, şaşırtmayan son. Hepsi bir arada olunca artık ekibin son dönemlerdeki durumundan şüphelenen etmeye başladım. Filmi izlerken zaman zaman neresinden espri çıkarsam da gülsem diye düşünmedim değil.
Birisi gösteriş düşkünü zengin diğeri ise onun yalakası arkadaşın başından geçenleri anlatıyor film. Tabi bu arkadaşlardan zengin olanı genç güzel başarılı idealist bir polise aşık olunca kendisi de değişmeye başlıyor. İtici lanet tip evrime uğruyor yani.
Bence izlemeye gerek yok.** Yönetmen – Senaryo: Selçuk Aydemir Oyuncular: Ahmet KuralMurat CemcirSaadet Aksoy https://www.imdb.com/title/tt7748426/

7 Splinters in Time (2018)

7 splinters in timeFilmin IMDB puanı oldukça düşük ama ben filmin konusunu beğendim diyebilirim. Ancak yine neden sonuç ilişkisi yoktu filmde. Yani bütüne baktığımızda bu olayın neden olduğu belli değildi. Tam anlamıyla bir sonuca bağlanmıyordu film.Tabi daha iyi bir ekip ve bütçeyle daha iyi olabilirdi ama elimizdeki hali tarzı ve çekim teknikler, hatta buna filmin renklerini de ekleyelim herkesin hoşuna gidecek türden değildi. Ama tüm bunların farklı olması bana kendini izlettirdi. Öyle çok iyi diyemeyeceğim ama bir çok filmden üst sıraya yerleştirebilirim bu filmi.
Bir polis memuru hafıza kaybı yaşadığı için işi bırakmak zorunda kalır. O esnada arkadaşları bir ceset bulur onu bu polis memuru sanarlar. Ancak o değil sanki ikizidir. Polis memuru kendine benzeyen bu adamın ölümünü araştırmaya başlar. Derken aynı kendisine benzeyen başka biri daha öldürülür ve bu durumu araştırmaya başlar. Derken kendisinden yedi tane bulur ve onların nereden çıktığını öğrenir.
Çizgi roman edası ile yapılmaya çalışılmış bir film. Muhtemelen beğenmezsiniz. **/* Yönetmen – Senaryo: Gabriel Judet-Weinshel Oyuncular: Emmanuelle ChriquiAl SapienzaAustin Pendleton https://www.imdb.com/title/tt1884378

Better Watch Out (2016)

better-watch-outFilmi izlerken sık sık aklıma We Need to Talk About Kevin geldi ancak oyunculuklar, yönetim, kurgu bakımından elbette bu filmin yanından geçmiyor. Hal böyle olunca ortalama bir film çıkıyor karşımıza. Hikaye de tam olarak temele oturtulmamış. Tam anlamıyla karakter gelişimlerini de göremediğimiz için biraz havada kalıyor. Ne yani kız ona evet deseydi bunların hiç biri olmayacak mıydı? Olmama ihtimaline karşı çocuk tüm bu planı yaptı. Şimdi konuyu anlatınca bir anlam verebileceksiniz önceki cümleye.
On iki yaşındaki çocuk ailesinin bir noel partisine gitmesi sebebiyle bakıcısıyla kalır. Çocuğun bize verilen kadarıyla uyurgezerlik sorunu vardır. Yıllardır bakıcılığını yapan kıza ise aşıktır. Baş başa kaldıklarında çocuk kıza açılır ve tabii ki red cevabı alır. Buna rağmen çocuk üsteler. Derken eve bir saldırı olur. İkisi bu saldırganla uğraşırken biraz yakınlaşma olur ama sonu gelmez.
Buradan sonra biraz filmi açığa çıkaracak ona göre devam edin. Kız tüm bu olayların çocuk ve arkadaşının kurgusu olduğunu anlar ancak iş düzeleceğine hepten karışır ve çocuk tarafından bağlanır şiddete uğrar hatta sonu ölüme kadar gider.
İzlenebilir ama belirtildiği gibi ne korkutan ne de heyecanlandıran bir film. *** Yönetmen: Chris Peckover Senaryo: Zack Kahn Oyuncular: Olivia DeJongeLevi MillerEd Oxenbould https://www.imdb.com/title/tt4443658/

Kelebekler (2018)

kelebeklerFilm Tolga Karaçelik’in yine ses getiren ve bir çok ödül sahibi olan son filmi. Aslında Sarmaşık gibi çok fazla gönderme yok filmde. Bu konuda oldukça düz işlenmiş diyebiliriz. Hikaye de aslında öyle abartılacak gibi değil. Ancak filmi iyi yapan şey, kurgusu ve oyunculukları. Belki bir de garip karakterleri.
Yıllardır birbirleri ve babaları ile görüşmemiş üç kardeşin hikayesini anlatıyor film. Günün birinde babaları arayınca son kez onu görmek için çıkarlar yola. Yol esnasında kardeşler birbirini tanırken biz de onları tanırız. Bu süreçte aile arasında ki suçlamaları, karakterlerin zor durumda kalınca olayları nasıl kendilerine yonttukları görürüz. Tüm bu gerçeklik ve karakter betimlemeleri ardına, eğlenceli karakterler ve göze batmayan absürtlükler de eklenince oldukça keyifli bir film olmuş. Yani film işin dramını yaparken sıkmıyor , mesajını veriyor ve aynı zamanda eğlendiriyor.
Filmde oyunculuklar oldukça iyi. İzlerken sanki muhabbetlerine katılmış gibi hissediyorsunuz ve her biri ile bir bağlantı kuruyorsunuz. Baktığınızda tüm karakterlerden bir şeyler bulabilirsiniz. Fazla söze gerek yok aslında izlemenizi tavsiye ederim. ****/* Yönetmen – Senaryo: Tolga Karaçelik Oyuncular:  Tolga TekinBartu KüçükçağlayanTuğçe Altuğ https://www.imdb.com/title/tt7318202/

Pyeonghaeng Yiron

Uluslar arası arenada kendini Parallel Life olarak tanıtmış 2010 Güney Kore yapımı film Pyeonghaeng Yiron. Filmin yönetmen koltuğunda Ho-Young Kweon var. Film yönetmenin ilk filmi olmakla beraber oldukça başarılı. Güney Kore sinemasının iyi filmleri arasında yer aldığını söyleyebiliriz filmin. Film klasik bir polisiyeye dönecekken hikayeye katılan Paralel Hayatlar teorisi filmin filmin tadını oldukça arttırıyor.

Oyunculuklar, senaryo, kurgu, müzikler, görsellik kısacası her şey tatmin edici. Bunların iyi olması, hikayenin iyi ilerleyip gizliliğini ve merakı her dakika koruması oldukça keyifli bir izlenim yaratıyor. Film öyle bir ilerliyor ki siz de karakterle birlikte olan biteni çözmeye çalışıyorsunuz. Bu halde Paralel Hayatlar felsefesi kafanızı kurcalamıyor da değil. Okumaya devam et

Chugyeogja / The Chaser

Başarılı bir Güney Kore filminden bahsetmek istiyorum bugün. Film festivalde ve, sinemalarda gösterime girmişti. Sinemayı yakından takip edenler, filmi ve hakkındaki yorumları hayırlayacaktır ve büyük bir çoğunluk filmi beğendiğini söyleyecektir. Öyle ki filmin Amerikan versiyonu da çekim aşamasındadır. Peki bu filmi bu kadar iyi yapan nedir?

Filme genel planda baktığımızda, klasik bir seri katil hikayesi çıkıyor karşımıza. Hatta bir çok filmde gördüğümüz gibi seri katillerimiz bu filmde de hayat kadınlarını öldürüyor. Katilin takip evresi, yakalanması, elden kaçması ve daha sonra tekrar yakalanması bize klasik bir gidişat sunuyor. İşte burada filmi farklı kılan tek faktör sistem eleştirisinin çok iyi yapılması.

Joong Ho karakteri bize kendisini tam anlamıyla hissettirmeyen bir karakter. Eski polis iyi adam olarak düşündüğümüz kişi, bir seçim yaparak, para ve pezevenkliği seçiyor. Evet polis seri katiller de var ancak burada yapılması gereken polis seçerken sadece polislik yapmak için birinin seçilmesi mi, yoksa bu iş için uygun birinin seçilmesi mi sorunsalı çıkıyor ortaya. Yani işsizlik korkusundan kaçış, hiyerarşik bir yapıyı kabul etmek midir? Joong Ho ve diğer gördüğümüz polisler bu bağlamda bize polis teşkilatının oluşumunun gerçek yüzünü gösteriyor.

Joong Ho’nun kızlarının teker teker ortadan kaybolması, onun aklıda direkt olarak başka pezevenkler tarafından  alı koyuldukları fikrini getiriyor. Film bizi Joong Ho’nun düşüncelerine kitliyor. Burada Joong Ho’dan nefret ederken aynı zamanda gerçeği görme isteğimiz, filmin akışını daha tatlı hale getiriyor. Zaten eski bir polis olan Ho, izleri nasıl takip edeceğini biliyor ve kuyruğuna basılmış olma sebebi ile araştırmaya koyuluyor. Onun asıl amacı kızlarını alı koyan diğer pezevengi bulmak.

Yaptığı küçük araştırma sonucunda, kızların aynı adama gittikten sonra kaybolduklarını, görüyor. Filmin yarısına kadar biz de Ho ile birlikte diğer pezevengi arıyoruz.Bu arada polis teşkilatı ise bir seri katilin izini sürmekte ve aylardır onu yakalayamamış olmanın ezikliği ile ortalıkta dolaşmakta. Bir yerden sonra görüyoruz ki, aslında Ho’nun da teşkilatın da aradığı kişi aynı kişi.

Film içerisinde komik olaylarda dönüyor. Her duyguyu size başarılı bir şekilde verebilmiş. Mesela başkanı protesto sahnesinde kar kişinin gelip başkan’a bok fırlatması, bizim gördüğümüz protestolardan farksız. Tabi bu protestoya göz yuman polis teşkilatı eksik güvenlik yüzünden zan altında kalıyor hep. Aklıma şu beliyor bu hususta. Memleketimizde sürekli, devlet adamları için kesilen yollar, aslında polis teşkilatının bu konuma düşmemeleri için alınan bir önlem. Yapılacak bir silahlı suikastten çok, yapılacak böyle bir saldırı insanları daha fazla zan altında tutacaktır. Filmimizde de böyle oluyor. Başkana yapılan bok saldırısından sonra, polis teşkilatı bu olayı örtbas etmek için, seri katil vakasına daha fazla düşmeleri gerektiğini söylüyorlar. Yaptıkları hatayı ancak bu şekilde örtbas edebilirler.

Seri katilin yakalanması ve suçunu itiraf etmesi ayrı bir konu. Burada aslında görüyoruz ki, başkana bok atan kişinin, aslında seri katilden daha büyük bir suç işlemiştir. Katil, suçunu itiraf etmesine rağmen, bir delil bulunamaması, işi karıştıran olay. Sorgulamaları da burada köz ününde bulundurmalıyız. Katilin rahatlığı orada bulunan bayan polise yaklaşımı örtbas edilen olaylar arasında. Ho’nun katile uyguladığı şiddet karşısında, göz altına alınması, bir diğer konu. Suçlu olduğunu düşündüğünüz kişiye sadece cezasını adalet verebilir. Ancak aciz bir adalet sistemi bunu yapmaktan çok güçlünün arkasındadır. Güç ise göreceli bir kavramdır.

Bir siyasinin, basının başkana atılan boku örtbas etmek için polis teşkilatının masun birini tutuklaması yorumunu yapacağını söylemesi ardından daha önce iki kez, tutuklanıp serbest bırakılmış katilin bırakılmasını istemesi ayrı bir konu. Burada asıl odaklanılan nokta kişinin itiraf etmesinden çok, kurumların kendi bakış açıları. Katil itiraf etmesine rağmen bulunamayan deliller, onu suçlu duruma sokmuyor. Böyle büyük bir olaydan çok, masum görülen katile, Ho’nun attığı dayak önem sırasında daha üst noktalara yerleşiyor. Burada aslında katil yada birinin öldürülmesi değil, basında yer alacak emniyet teşkilatındaki bir şiddet spekülasyonu ön saflarda yer alıyor. Burada bir olay çözülürken aslında olayın ciddiyetinden çok, siyasi ve basın memnuniyetinin ne kadar ön planda olduğunu görüyoruz. Tabi bu da yargı sisteminin bize ne kadar güvenilir olduğu sorusunu sorduruyor. Kurumlarda asıl önemli olan menfaat korumaktır. Gözümüze sokulan bu filmde.

Film, sizi aksiyon olarak değilde psikolojik olarak hareketi yakalatıyor size. Yani orada ki bir karakter oluyor, o şekilde düşünüyor o şekilde, tepki veriyorsunuz. Bu da filmi sizden bir parça yapıyor. Katilin elinde bulunan kadının kurtulmasını umut ediyorsunuz. Evet kurtuluyor da. Ancak bu sizin için geçici bir tatmin. İşte burada katilin yaptığı bir hata, öldürme arzusunun baskınlığı çıkıyor karımıza. Filmde sürekli değişen karakterler görüyoruz. Katilin karakterinin değişmesi bize normal gelebilir ancak Ho’nun değişimi gözümüze batıyor. Sadece para için var olan Ho, küçük kızı bulduktan sonra değişmeye başlıyor. Bunu hissedebiliyorsunuz. Sonrasında onun için çektiği azap yansıyor bize. Filmde iyi yada kötü kazanmıyor, aslında adalette yerini bulmuyor. Ho’nun çekici kaldırdığı anda, polisin geldiği anda görüyoruz bunu. Bir çelişki de Ho, katilin yüzüne çekici yerleştirdiğinde suçlu duruma mu düşecekti?

Film hakkında çok şey anlatılabilecek yapıya sahip. Standart katil filmlerinin dışında eleştirel boyutu yüksek. Ancak film sadece eleştirmek için yapılmamış. Tüm türleri içerisinde barındıran başarılı bir film olmuş. Tek bir klasmanda yada sınıfa koymak filmi haksızlık olur. Ancak şunu da belirtmek lazım ki, iyi bir kurgu ve senaryoya rağmen yan hikayeler havada kalmış. Böyle ayrıntılı bir şekilde taşların yerine oturduğu bir filmde biraz daha dikkat edilebilirmiş alt hikayelere…

Film yönetmenin ilk filmi. İlk filmin bu kadar iyi olması yönetmendeki beklentileri arttırıyor doğal olarak. Ancak şunu söyleyebilirim ki, Korelilerin geninde sinema yatıyor. Şu filmde yaptığım o kadar eleştirisel yaklaşımı bırakın, siyaseti yaklaşımı bir yana atın. Klasik katil kurgusunun işlenişi, kesinlikle mükemmel. Sonuçta bir katilin yakalanması gözlerimizin önünde anlatılıyor. Evet dünya üzerinde çekilen milyon filmde seri katil yakalıyoruz ancak şu filmde olan kurgu çoğunda yok. Olanlarda ise bu şekilde destansı bir oyunculuk yok. Sanki bu adamlar oynamıyor, yaşıyorlar…

Son cümlem ise filmin kesinlikle izlenmesi yönünde. Bırakın onu bunu eleştiriyi bir kenara, işte sinemanın insana neler tattırdığına tanık olun…

Yönetmen: Hong-jin Na

Senaryo: Won-Chan Hong, Shinho Lee, Hong-jin Na

Oyuncular:


Yun-seok Kim Joong-ho Eom

Jung-woo Ha Young-min Jee

Yeong-hie Seo Mi-jin Kim

Seong-kwang Ha Dedektif Park

In-gi Jung Detektif Lee

Bon-woong Ko Oh-jot

Jong-goo Lee Profiler

Sang-hee Lee

Hyo-ju Park Dedektif Oh

Moo-yeong Yeo Komiser

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1190539/