Tusk / Mors Dişi

Yönetmen Kevin Smith‘in 2014 yapımı filmi Tusk. Filmin ilk dakikasından itiberen sizi çekiyor. Tabi bir de ters köşe yapma durumu var. Filmin ilk dakikalarında hiç aklıma bu şekilde çizgi çizip finali bu şekilde yapacağı gelmemişti. Tabi filmin finali bu şekilde mi olmalıydı biraz düşündüm sanki daha farklı bir son ya da bu son olmzsa daha iyi olur gibi geldi bana. Ama sonuçta yönetmen bu şekilde düşünmüş.

After.Life

İlginç konusuna ve iyi oyunculuğuna rağmen görsellikteki, senaryo ve kurgudaki açıkları ile tadı kaçan bir film After.Life. Durağan anlatım her ne kadar hikayeye yakışmış olsa da eksikleri oldukça fazla. Filmin korku yönü olmadığı gibi drama yönü de ağır basmıyor. Filmi tek izlettiren ise konusu. Tabi filmin devamında gelen açıklar insanın önüne soru işaretleriyle çıktıkça izlemekten zevk almakta etkisini kaybediyor. Anna bir ilk okul öğretmenidir. Nişanlısı ile sorunlu denebilecek bir ilişkisi vardır. Özetle Anna aslında gerçek hayatta da yaşayan bir ölüdür. Günün birinde müzik öğretmeni ölür ve Anna onun cenazesine gider. Burada cenazelerden sorumlu olan, Eliot Deacon’u ilkkez görür. Anna bir süre sonra trafik kazası geçirir ve kendisini uyandığında Eliot’un cenaze evinde bulur. Anna ölmüştür ve cenazesine hazırlanması için Eliot’a teslim edilmiştir. Eliot’ta cenaze gününe Anna’yı hazır etmeye çalışır. Anna konuşmakta ve ayakta dolanmaktadır. Öldüğünü kabullenmez. Eliot durumu onun ölüme hazırlanması olarak açıklar ve onu sakinleştirmeye çalışır. Sakinleştiğinde ve ölümü kabullendiğinde işlemlere başlayacaktır. Eliot’un anlattıklarına …

Planet 51 / Gezegen 51

Aslında tüm hatlarıyla bilindik bir konu üzerine yazılmış bir hikayesi var Planet 51’in. Ancak bu kez roller biraz değişmiş. Burada uzaylılar bize gelmiyor da biz uzaylılara gidiyoruz. Tabi uzaylı olarak.  Bu da filmi izlenebilir kılıyor. Tabi hep biz saldırıya uğramayacağız ya… Tabi film animasyon olması nedeni ile çok fazla saldırı yok. Uzaydan geldiğini bildiğiniz bir yaratık gezegeninizde dolanırsa aslında ne yapacağınız her şeyi Gezegen 51 ahalisi yapıyor. Bu gezegende yaşayanlar henüz, bizim dünyamıza göre 50’lerde yaşıyorlar. O uzay ve yaratık filmlerinin bol olduğu çeşitli söylentilerin döndüğü dönemde. Hal böyle olunca gezegene bir uzaylının inmesi, uzaylılar hakkında dosça bir kaynak olmadığından gelen ziyaretçiyi beyin yemek isteyen yaratık olarak tanımlamaları oldukça normal. Tabi aradaki dil uyumunu evrensel hatta galaksiler arası, dil olan İngilizce ile çözmüşler. Bize göre uzaylılarda İngilizce konuşuyorlar. Aslına bakarsak biz onlarız… Lem uzay gözetleme kulesinde yeni işe başlamıştır. Planet 51’in insanları ise uzaylılarla kafayı yiyecek duruma gelmiştir. Bir gün gezegene …

Drag Me to Hell – Kara Büyü

Gayet başarısız buluğum filmlerden biri Drag Me to Hell. Korku, gerilim filminden çok komedi filmine kaydığı yönler oldukça fazla. Her zaman ki gibi sessizlik içinden çıkan ani ses patlamalarının dışında filmde ürkütücü bir sahne yok. Konu ise gayet klişeleşmiş. Bana filmi izlerken farklı hiçbir şey hissettirmedi. Yönetmen -ki bunu söylemek istemezdim- biraz daha Tayland filmi izlerse yada Taylandlılarla çalışırsa bu büyü olayını çözer sanırım… Anlaşılan o ki yönetmen ve senaristin büyü ile ilgisi yok. Tek ilgileri hadi büyü filmi çekelim demelerinden kaynaklanıyor sanırım… Gerçi yenilik yok dedim ya yalan ben bir büyünün sağ ve sol kroşelerle adam dövdüğünü ilk bu filmde gördüm… Film ne olduğunu bilmediğimiz bir tarihte ki sanıyorum 30 yıl önce bir büyücünün evinde başlar. Bir çocuk ona getirilmiştir. Büyücü onu kurtarmaya çalışır ancak çocuk ikinci kattan yere düşer. Düştüğü yerde birden açılır ateş topu onu içine çeker… Sanıyorum büyü şeytandır (ilginç bir cümle oldu.) Büyücü tekrar görüşeceğiz …

Back to Top