Rüyalar: Kar Tanesi

“Bir yere gidecek misin?” “Bilmiyorum evde canım sıkıldı ama hiç bir yere gidesim de yok.” “Hadi dolaşalım o zaman biraz.” “Hava birden karardı.” “Aha farları yakmayı unutmuşum, eh kış olacak o kadar… Ne zaman dönmeyi düşünüyorsun?” “Aslında bugün dönsem çok güzel olacak ama, nedense gitmek için bir çaba sarf etmiyorum. Hiç keyfim yok ama sanırım salı dönerim.” Sokakları yer yer aydınlatan lambaların altında ilerliyorduk. Arabanın motoru henüz ısınmamış dışarıdaki soğuğu olduğu gibi içeriye üflüyordu. Rüzgar çıplak ağaçların dallarını savuruyor, onları gördükçe bedenim, tarifsiz bir titremenin içine giriyordu. Telefonu çaldı. “Efendim, tamam gelirim… bizim oğlanla dolaşıyorduk… tamam…” bana döndü. “Ben arkadaşların oraya kahveye gidiyorum. Sende oradan Çağrı’ya gidersin.” “Nerede ki sizin kahve?” “Köprü yolunda.” “Bu soğukta o tarafa gitmek hiç işime gelmiyor ama… Ben Ömer’e gitmeyi düşünüyordum…” “Geldik bile bizim kahve şurası, bundan sonrasını yürürsün artık.” “Ama amca şehir merkezi daha yakın buradan.” “Genç adamsın ne olacak yürü işte…” Yürüyorum. Çakıl …

Back to Top