Etiket arşivi: Kitap Özetleri

Erdir Zat – Rakı Kitabı

Rakı Kitabı temlellerini Raki Ansiklopedisinden almış bir kitap. İçinde Rakı hakkında her türlü bilgiye ulaşabilirsiniz. İlk yapımından günümüze kadar geçen evre, Osmanlı döneminde rakı, ünlüler, mekanlar her şey bu kitapta mevcut. Rakı nasıl içilir, nerede içilir her birinin cevabı bu kitapta.

Kitap Overteam Yayınları tarafından piyasaya sürülmüş ve 2011 yılında Gourmand Awards alkollü içkiler dalında yılın en iyi kitabı ödülünü almış. Kitabın en büyük özelliklerinden biri de üç dilde çıkmadı. Aslında kitap ilk olarak İngilizce hazırlanmış. Daha sonra Türkçeye çevrilmiş ve akabinde Almancası gelmiş.

Milli içkimiz (rakipleri çıktı ama) hakkında bilgilenmek istiyor mezeler ve adabı hakkında bilgi almak istiyorsanız okuyun derim.

Kitap tanıtımı:

Overteam Yayınları bu defa okuyuculara Rakı Kitabı’nı sunuyor: Rakının hikâyesi bugüne kadar hiç böyle anlatılmadı… Rakının adabıyla, sofrasıyla, geleneğiyle, tarihiyle, müziği, şiiri, edebiyatıyla, insanları kaynaştıran muhabbetiyle, çevresinde oluşturduğu yaşam biçimiyle bir “kültür mirası” haline gelişini ve bu kültürü anlatıyor Rakı Kitabı.

Öte yandan, Rakı Kitabı’nın kendi aidiyetleri de var. Bunların başında elbette bu alanda yapılmış en kapsamlı çalışma olan Rakı Ansiklopedisi geliyor. Gourmand Awards 2011’de distile alkollü içkiler dalında “Yılın En İyi Kitabı” seçilerek dünya çapında başarı elde eden bu eşsiz yapıt, çıktığından beri komedi ustalarından senaristlere, meyhanecilerden gazetecilere pek çok kesime esin verdi.

Rakı Kitabı’nın bir başka aidiyeti, kardeşleri: İlk kez bir rakı kitabı üç dilde birden çıkıyor. İngilizce edisyonu Rakı: The Spirit of Turkey, Almanca edisyonu Das Buch vom Rakı adını taşıyor. Rakı Kitabı bu çokdilli projenin “kaptan” kitabı. Dünya literatüründeki önemli bir boşluğu doldurmak gibi bir misyonu var.

Erdir Zat’ın özenli Türkçesi, Murat Belge’nin önsözü ve rakı tarihine tanıklık eden bir görsel şölen sizleri bekliyor…

Türkçe
208 s. — Kuşe– Ciltli — 21 x 28 cm
İstanbul, 2013
ISBN : 9786054588084
Yayın Evi: Overteam Yayınları

Asayiş Berkemal Polis Teşkilatının Kuruluşu ve Olay Yeri İnceleme Çalışmaları 1844 1905 / Nail Öztürk

İBB Kültür Yayınları tarafından yayınlanmış olan kitap dönemin yazışmaları ve bazı olaylarını kaleme almış. Her ne kadar ben kitabı o dönemin suç kayıtlarıymış niyetiyle elime alsam da kitap daha çok Polis Teşkilatının kurulması ve yapılanması ile ilgili belgelere yer vermiş. Kitapta günümüz Türkçesi yanı sıra Osmanlıcanın Latin alfabesine çevrilmiş hali ile küçük orijinal metinleri de bulabiliyorsunuz.

Kitap hakkında fazla lafa gerek yok meraklısı için iyi bir kitap ama akademik düzeyde bir biraz yetersiz kalıyor. Yine de bazı kapılar açmak konusunda başarılı olabilir.

Kitap Açıklaması

Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan itibaren güvenlik ve huzur ortamının temini devletin üzerinde durduğu en önemli konulardan biridir. Topraklarında subaşılar yasakçılar asesler yeniçeriler falakacılar cebeciler topçular bostancılar kollukçular bekçiler gibi çeşitli gruplarla asayişi ve huzur sağlamayı amaçlayan Osmanlı Devleti bu unsurlarıyla iç güvenlik sorununu çözüme ulaştırmıştır. Osmanlı Devleti’nde özellikle yeniçeriler başkent İstanbul’un güvenliğinden sorumluydu. Yeniçeri Ocağı’nın kapatılmasından sonra Asakir i Mansûre ve Asakir i Redife birlikleri İstanbul ve taşranın güvenliğini sağlama görevlerini de yürütmeye başlamışlardır. Daha sonra İstanbul şehrinin güvenlik işleri Tophane i Amire Müşirliği ‘ne ve buraya bağlı askeri birliklere bırakıldı.1844 tarihinde polis Nizamnamesi hazırlanmasıyla Polis Nezareti adı verilen bu teşkilat sadece İstanbul şehri sınırları içinde görevlendirildi. Bugünkü polis teşkilatımızın temeli de 16 Mart 1845 tarihinde atılmış oldu. Asayiş Berkemal Polis Teşkilatının Kuruluşu ve Olay Yeri İnceleme Çalışmaları 1844 1920 kitabımızda Polis Teşkilatının kuruluşu ile alakalı çok sayıda arşiv belgesinin yanında dönemin şartlarına göre yapılan olay yeri inceleme çalışmalarını bulabilirsiniz.

Nail Öztürk
Barkod : 9786054595372
Boyut : 165-245
Sayfa Sayısı : 195
Basım Yeri : İstanbul
Basım Tarihi : 2013-7
Kapak Türü : Karton
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe

Mîzânü’l – Hakk Fî İhtiyâri’l Ehakk – Kâtip Çelebi

Kâtip Çelebi Mîzânü’l – Hakk Fî İhtiyâri’l Ehakk (En Doğruyu Seçmek İçin Hak Terazisi – En Doğru Olan Tercih Konusunda Hak Ölçü) adlı eserinde müspet ilimler ve felsefenin, din ilmi ile uzlaştırmasını yapmaktadır. Kâtip Çelebi bir karar verilirken her iki konununda karar verici tarafından iyi bilinmesi konusunu anlatmaktadır. Burada Abbasiler devrinde müspet ilime değer verildiğini ancak Osmanlı döneminde ise medreselerden bu ilimin çıkartıldığını ve bunun yanlış odluğunu belirtir. Dönemi itibari ile Kâtip Çelebinin bu eseri iyi mi kötümü diye bir çok tartışmalara sebep olmuş.

Kâtip Çelebi eserinde bir çok olayı örnek vererek aydınlatmaya da çalışmış. Kâtip Çelebi, eserinde dönemde yer etmiş münakaşalı meseleleri ele almakta.. Bunlardan bazıları, Hızır’ın Hayatı, Firavun’un imanı, musiki dervişlerin dönerek zikri, ezandan sonra salâ vermek, bid’atlar, kabir ziyaretleridir. Bu yazılar günümüzde bile okunması ve kaale alınması gereken konulardır. Aslında burada gördüğümüz şey ne kadar yerimizde saydığımızdır. Sürekli aynı konularda hala tartışmalara düşüyoruz. Oysaki Kâtip Çelebi bunun usulünü yüz yıllar önce yapmış ve zamanından öte bir eser çıkarmış ortaya.

Kitap Osmanlıca olmasa da aslına sağlık kalınmış. Bu sebepten anlamak biraz zor olabiliyor. Kitabın Orhan Şaik Gökyay ve Süleyman Uludağ tarafından yapılmış iki ayrı çevirinin birleştirilirmiş halini kitapta bir arada. Ben okuyun derim.

Kitap Tanıtım

XVII. yüzyılın yetiştirdiği en büyük Osmanlı bilginlerinden biri olan Kâtip Çelebi tüm eserlerinde akla ve müspet ilimlere yer vermiştir. Çağının bağnazlığından sıyrılarak, başkalarının halkı birbirine düşürecek bir kavga haline getirdiği konular hakkında doğru yolu gösteren odur. Doğruyu bulmaya ve göstermeye çalışırken kalemine hâkim olan güç tarafsızlığından gelir. Hükümlerinde kullandığı terazinin kefesine hislerini, arkadaşlıklarını koymaktan uzak durmuş, söyleyeceklerini açıkça söylemiştir. Onu ilgilendiren kişiler değil fikirlerdir.

Kâtip Çelebi zamanında din adamları iki gruba ayrılarak hiçbir dinsel, bilimsel ve pratik değeri bulunmayan bazı konuları tartışıyor, birbirlerine acımasızca hücum ediyor, hatta cahil halkı da yanlarına çekerek fitne çıkarıyor, buna da ‘din ve ilim’ diyorlardı. İki gruptan birinin başında Halvetiye tarikatına mensup Sivasî Efendi, öbürünün başındaysa Birgivî’nin talebelerinden ders almış olan Kadızâde bulunuyordu. Kavga bir medrese-tekke, müderris-şeyh, molla-derviş boğuşması halini almıştı. Mîzânü’l-Hakk işte bu ortamda yazılmıştır. Müspet ilimlerin gerekliliğine dair bir girişle başlayan eser yirmi bir konuyu ele almaktadır…

Kabalcı Yayınevi bu küçük, ama önemli eserin Orhan Şaik Gökyay ve Süleyman Uludağ tarafından yapılan iki ayrı çevirisini ve Osmanlıcasını okurlara ve araştırmacılara bir arada sunuyor.

ISBN : 9789759971243
Boyut : 14.0×20.0
Sayfa Sayısı : 342
Basım Tarihi : Mayıs 2008
Çeviren : Süleyman Uludağ, Orhan Şaik Gökyay
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe

Neil Gaiman / Terry Pratchett – Kıyamet Gösterisi (Good Omens)

Kıyametin çeşitli senaryoları izledik okuduk. Duruma Neil Gaiman ve Terry Pratchett’da el atmış ve karşımıza bir Kıyamet hikayesi ile çıkmışlar. Tabi bunu yaparkende sürekli izleyip okuduğumuzdan biraz daha farklı yaklaşmışlar olaya. Bu kıyamet kitabı oldukça eğlenceli. Tamam kitapta kısmi yıkımlar mevcut ama ana hikaye göz önünde bulundurulduğunda aslında farklı ve eğlenceli gelişiyor her şey.

Kıyametin kopması yaklaşmış cennet ve cehennem arasındaki savaş için de her iki böylgenin varlıkları hazırlıklarını tamamlamıştır. İyi ve kötü tarafraki meleklerin ise dünya üzerinde yapacakları işte artık sona gelmiştir. Tabi bu melekler dünya üzerinde yaşaya yaşaya artık insan gibi düşünmeye başlamışlardır.

Sonunda Deccal’in doğum günü gelir. Deccal doğar ve kötülük krallığının muhafızları tarafından gözlenir. Her iki taraf, tarafından da eğitilir. nasıl bir insan olacağını ise Deccal seçecektir. Tabi ki kendisinin şeytanın oğlu olduğunu göz önünde bulundurursak kötü olacağı kesindir. Ancak yıkım derecesi bununla orantılıdır. Deccal büyür. Nihayet belirtilen yaşa ulaştığında her iki tarafın gözlemcileri tuhaf bir şey olduğunu fark eder. Aslında üzerine düştükleri kişi Deccal değildir. Bebekler zamanında karışmıştır.

Diğer taraftan gerçek Deccal küçük bir kasabada arkadaşları ile çetecilik oynar. Bir araya toplandıklarında, cadılardan, hayaletlerden bahsederler ve adlarından bahsettirip ünlü olmak için cadı avcısı olmaya karar verirler. Ancak işin zor tarafı cadıyı nasıl bulacaklarıdır. Bu arada çetenin başı Deccal hikayedeki adıyla Adem dünyayı daha yaşanabilir yer olmak için arkadaşlarıyla beraber düzenlemeler yapar. Ne gariptir ki söylediği ger şey gerçek olur. Yer altındaki Tibetliler, garip uzaylılar.

Bu sırada 1655 yılında Cadı Agnes Çatlak tarafından yazılmış ve bu zamana kadar tek baskısı olan Dakîk ve Kat’î Kehanetleri’ini yüzyıllar boyunca araştırmış bir ailenin kızı da kıyameti engellemek için kollarını sıvar.  Cadı Agnes Çatlak’ın Dakîk ve Kat’î Kehanetleri bu zamana kadarki en doğru bilgi veren kehanet kitabıdır. Tabi kıyameti engellemeye çalışan sadece onlar değildir. Dünya üzerindeki farklı taraftaki ama arkadaş iki melekte kıyametin kopmasını engellemeye çalışır.

Adem ise bilinçli olmasa da bir şekilde dünyanın sonunu getirmektedir. Mahşer’in Dört Atlısı’da (motosikletlisi demeli) ekibe karışarak bir hikayeyi daha eğlenceli hale getirir. Bu arada kitap Yunanistan ile aramızdaki ada krizine de göndermeler yapmış.

Özetlemek gerekirse Neil Gaiman ve Terry Pratchett’in beraber kaleme aldıkları Kıyamet Gösterisi (Good Omens) eğlenceli zevkli farklı bakış açısına sahip bir kitap. Aslında farkında olmadan kıyameti getirdiğimizi anlatıyor bize.

Kitap arkası:

1655 yılında yazılmış ve şimdiye kadarki en doğru kehanet kitabı olan Cadı Agnes Çatlak’ın Dakîk ve Kat’î Kehanetleri’ne göre, cumartesi günü dünyanın sonu. Önümüzdeki Cumartesi. Akşam yemeğinden hemen önce.

İyilik ve Kötülük orduları toplanıyorlar. Her şey Büyük Plan’a uygun ilerliyor gibi. Yalnız ufak bir pürüz var. Birazcık müşkülpesent bir melek ile sefahat düşkünü bir iblis yaklaşan bu coşku dolu anın gelişini hiç de iple çekmiyorlar. Ha unutmadan, birileri Deccal’ı yanlış yere göndermişe benziyor.

“Kıyamet daha önce hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı.”
Clive Barker

“Thomas Pynchon, Tom Robbins ve Don DeLillo işbirliği yapsaydı, ancak bu kadar olurdu… İnanılmaz.”
Washington Post

“Otostopçunun Galaksi Rehberi’nin soyundan geliyor…”
New York Times

“Monty Python Uçan Sirk’in kaleme aldığı Vahiy Kitabı gibi adeta.”
Phoenix New Times
Türkçe (Orijinal Dili:İngilizce)

416 s. — 2. Hamur– Ciltsiz — 14 x 20 cm
İstanbul, 2012
ISBN : 9786053751830
Çeviri : Niran Elçi
Yayın Evi: İthaki Yayınları

Lisa Gardner – Kusursuz Tuzak

Şimdi kitabın arka kapağını ve tanıtımları okuduğumda gerçekten kanımın donacağı bir kitapla karşı karşıya kalacağımı düşündüm ama yanılmışım. Gerçi kitabı ucuz cep kitaplarından alamam kapaktaki “Bestsellers” kelimesini görünce bir durum olduğunu anlamalıydım. Kitap biraz feminist bu sebepten dolayı beğenenlere bakıyordum da hepsi bayan. Bir erkek olarak kitabı bu boyutuyla değerlendirmeyeceğim ama bana ne çok sürükleyici ne de çok çekici geldi kitap.

Kitabın ana akrakteri bir bayan. Bununla birlikte aslında sürekli erkekleri sorgular nitelikte. Ana karakter kocasını, ortağını, babasını sürekli sorguluyor. Sürekli bir negatif yön çıkartıyor. Bununla birlikte partneri konumundaki kişiyi ise biraz yerin dibine sokuyor. Erkek kötü olur tavrını sürerken aslında bir yerde kadın da kötüdür düşüncesinin altını hafifçe çiziyor. Burada erkek egemen toplumda aslında kadınların nasıl sözünün geçtiğine de değinilmiş. Nitekim hamile bir suçlu vicdani nedenlerden ötürü hafif ceza alabiliyor.

Kitabın kurgusu başarılı. Okuyucuyu yanıltmak için araya atılan küçük bölümler amacına ulaşıyor. Olay örgüsünü iyi kurarken aslında sonuca da çok çabuk ulaşıyorlar. Bence kitap gereksiz şeylerden bahsederken çok çabuk final yaptı. Burada aslında çarpıcı olması düşünülen şey Sapık adamın kadınları ve erkek çocuklarını kaçırması ve onlara yaptığı işkence. Bunlardan çok ayrıntılı bahsedilmemiş. Bir iki küçük çocuğa tecavüzü haricinde. Elbete bu insanın içini sızlatan bir durum ama gerek anlatım gerekse olay olarak ben etkilendiğimi söyleyemeyeceğim. Daha iyilerini gördük ve okuduk.

Kitabın en orijinal kısmı katilin cesetleri ağaca asmasıydı. Burada ağacın şeklindeki eksik anlatım karşılaşacağımız yada yazarın karşılaşmamızı istediği kareyi oluşturamama sebep verdi. Sırf insanları da ters köşe yapmak için olayın tek bir aile içerisinde geçmesi renkliliği azaltıyordu.

Hikaye lise öğrencisi bir kızın bir jipe binmesi ile başlıyor. Aslında bindiği kişi bir katildir. Bu şekilde yönümüzü şaşırınca hikaye çocukların korkuları üzerine gitmeye başlıyor. Ailesi tarafından uslu bir çocuk olmazsa Hamburger Adam gelir diye korkutulan bir çocuğun bir akşam evine biri giriyor ve çocuğu kaçırıyor. İlk günden itibaren çocuk şiddete ve tecavüze maruz kalır. Yıllar geçer. Hamburger Adam başka çocuklar da kaçırıp tecavüz etmiştir. Ancak bizim çocuk onun yanından ayrılamazda. Ergenliğe kadar onunla beraber takılır ona yeni çocuklar bulmasında yardım eder. Adam onun seks videolarını satarak para kazanır. Adam günün birinde eve yeni bir çocuk getirir ve bizim eleman Dinchara için mezuniyet günü gelmiştir.

Dinchara mezuniyetin ne olacağını bilememektedir muhtemelen öldürüleceğini düşünür. Burada tek dostu olan örümceklere ilgi duymaya başlar. Günün birinde Hamburger Adamı öldürür ve elindeki çocuğu serbest bırakır. Ancak boşluğa düşmüştür ne yapacağını bilemez. Bir süre sonra kendisi de kadınları öldüren küçük çocuklara tecavüz eden birine döner.

Örümceklere karşı bir sempatisi vardır ve kafasını örümcek gözleri ile donatmıştır. Bu şekilde farklılık yaratmış ve korku salmıştır. Dinchara çocukları ve hayat kadınlarını öldürmeye başlar. Günün birinde bir hayat kadını Kimberley adında bir ajanın adını verir ve arkadaşının kaybolduğundan bahseder. Kimberley bu kayıpları araştırmaya başlar. Bu sırada başka bir polise kayıp kızların ehliyetleri gelmiştir. Kimberley aradaki bağlantıyı çözmeye çalışır.

Kitabın kurgusu iyi düşünülmüş final iyi yapılmış. Belirttiğim gibi şu ağaca asma meselesi gerçekten havada kalmış. Kitaptan çok etkilendiğimi çok çok iyi olduğunu söyleyemeyeceğim. Ya da benim tarzım değil. Beni pek etkilemedi.

Kitap Arkası:

“Ürkütücü! Kalpleri durduran, muhteşem bir gerilim.”
-Harlan Coben-

New York Times’ın en çok satan romanları arasında yer alan

Saklambaç ve Tek Başına’nın yazarı Lisa Gardner bizleri bu kez, bugüne değin sunduğu en karşı konulmaz ve en dehşet verici katilin zehirli ağına sürüklüyor.

“Tüyler ürpertici”
-People magazine-

“Duygu yüklü bir gerilim.”
-Chicago tribune-

“Sürükleyici.”
-Wall street journal-

“Nefes kesen bir tempo”
-Denver post-

“İnsanı içine çeken bir roman. Gardner bütün sürprizleri son ana kadar saklamayı başarıyor.”
-Rocky Mountain News-

“Gardner okuyucuya sayfaları ardı ardına nasıl çevirteceğini çok iyi biliyor.”
-Portsmouth Herald-

“Dehşet verici, tüyleriniz diken diken olacak.”
-Jill M. Smith, Romantic Times-

“Lisa Gardner bunu yine daha yaptı. ‘Bunu’ derken, geceleri kâbuslar görmenize sebep olacak bir roman daha yazdı demek istiyorum.”
-Laura L. Hutchison, Federicksburg Free Lance-Star-

“Kusur Tuzak kitabının üzerinde bir uyarı olmalı: ‘Yalnızca iyi aydınlatılmış bir odada okunmalıdır.’ Ondan sonra sırtınıza yaslanıp rahatlayabilir ve kendinizi feci bir dehşetin içine bırakabilirsiniz.”
-Jeff Nix, Tulsa World-

Kusursuz Tuzak bir kere elinize aldığınızda bir daha bırakamayacağınız bir roman. İnsanı hem huzursuz ediyor hem de bir o kadar da trajik bir hüzün sergiliyor. Sonunda gözyaşlarımı tutamadım. Birinci sınıf bir gerilim arıyorsanız Kusursuz Tuzak’ı kaçırmayın. Lisa Gardner’ın kalemin başka bir fenomen roman daha.
-Terrie Figueroa, Romance Reviews Today-

Lisa Gardner dışarıdaki dünyada yaşanan en karanlık, en karmaşık hikâyelerden birini kaleme alıyor.

Fbı ajanı Kimberly Quincy kayıp hayat kadınlarını araştırmaya başlar. Olayın gizemli derinliklerine indikçe, müthiş bir zekâya sahip olan psikopat bir katille adeta akıl çarpıştırmak zorunda kalır. Bu seri katilin izini mi sürüyor, yoksa katilin kusursuz tuzağına doğru mu sürükleniyor, emin değildir. Ancak kadınların kâbuslarını gerçeğe çeviren bir psikopata çok yaklaştığını, hatta fazlasıyla yaklaştığını öğrenmek üzeredir.

Bu sürükleyici cinayet romanı yıldırım hızıyla ilerliyor, art arda dönüm noktaları yaşanıyor ve kendinizi lunaparkta bir hız treninde gibi hissediyorsunuz.
(Tanıtım Bülteninden)

Türkçe (Orijinal Dili:İngilizce)
505 s. — 2. Hamur– Ciltsiz — 11 x 17 cm
İstanbul, 2009, 1. Basım
ISBN : 9786055872816
Kapak Tasarımı : Mete Girişken
Çeviri : Seçil Sönmez
Martı Kitapevi