Bir iç döküş ve 5 kitap

Kitap bahane sohbet şahane diye muhabbete girmeyi düşünüyordum aslında. Ancak kitap muhabbet için bir “bahane” değil olsa olsa “vesile” olur. İşte bu motto ile yola çıktığımda uzun zamandır kitaplardan bahsetmediğimi fark ettim. Tabii bununla birilikte çok fazla iç dökmediğimi. O zaman hazır mısınız, kendimi şikayete başlıyorum. (25 dakika sonra) Evet işte şu aralar en büyük sorunum bu. Sürekli bir şeyler yapmam gerektiğini düşünüyor ve onlar ile ilgili tüm olasılıkların da dahil olduğu kurguyu, metni, adımı, nefesi yani olması gereken, yapılması gereken ne varsa hepsini yapıyorum ancak ne zaman bilgisayar başına geçsem hatta geçmeye yeltensem hiçbir şey yapamıyorum. Yok öyle yazar tıkanması gibi değil, aklına yazacak şeylerin gelmemesi ya da ekrana boş boş bakmak gibi. Bu sadece düşünmekle alakalı. Bilgisayar başına d geçiyorum sadece düşünüyorum. Hatta öyle düşünüyorum ki aklımda her şey bitiyor. Ama günün sonunda sayfaya baktığımda bembeyaz. Bu nasıl bir hastalıktır bilemedim? Eminim ki bunu da kapsayan bir hastalık …

Nikah Sarhoşluğu – Ferhat Uludere

Bir süredir kitap yazmamak okumadığım anlamına da gelmiyor. Sadece biraz vakit işi. Eh son dönem düzensizliğimi de ekleyecek olursam buna yazıların bilhassa kitap yazılarının gelmemesi gayet normal bence. Ama dönüşüm iyi oldu bence. En azından güzel bir kitap tanıtacağım. Nikah Sarhoşluğu Ferhat Uludere‘nin 9 uncu kitabı. Diğer kitaplar hakkında yazdıklarım için için şu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Gelelim Nikah Sarhoşluğu’na. Kitap çok yeni bir kitap. Benim yazdığım şu saatlerde daha bir haftasını doldurmadı ve Edisyon Kitap etiketi ile çıktı. Kitabın kapağı ve kağıt kalitesi çök güzel. Şöyle elinize aldığınızda arkasını görmediğiniz dolu dolu sayfalar geliyor elinize. Edisyon Kitap’ın tüm kitapları bu şekilde. (Kendi kitabımın basıldığı yayın evi diye reklamını yapayım biraz. (: Şaka bir yana gerçekten bu konuda hassas davranıyorlar.) Şimdi içinizde bırak şekli şemali içerik önemli bizim için dediğinizi duyar gibiyim. O zaman buradan buyurun. Kitap Gabriel Garcia Marquez’in alıntısıyla başlıyor. “Bir erkek, babasına benzemeye başladığı an yaşlandığını anlar…” Bu sözün …

okumayı sökmek!!!

Uzun zamandır kitaplar bana ben onlara bakıyordum. Hani bazen de tozlarını almadım desem yalan olur. Zaten kitaplarımın bir bölümü benim yanımda. Diğer bölümü ile ise yediyüz küsür kilometre kadar uzaktayız. Mesafeler aslında o kadar da uzak değil. Yani onlar bana elimin altındaki kitaplar kadar uzak değil. Asıl uzaklığı hissedenler sanıyorum yanı başımdakiler. Hani onları da çok ihmal etmiyorum ama yine de öyle beni beklemeleri içime hüzün dolduruyor… Neyse asıl konum bugün o boynu bükük kitaplarıma yenisini eklediğim yönündeydi. Ancak bu kez biraz ince taşıması kolay kitaplar aldım. Böylece okumaya yeniden ısınma turları ile başlayıp akabinde kalın kalın kitaplarıma yine geri dönebilirim diye umut ediyorum. Peki, herkes merak ediyor değil mi yeni eklenen kardeş kitaplar ne diye… 1 kir köy hekimi, 2. açlık sanatçısı, 3.dönüşüm, 4. görkemli kaybedenler, 5. tabular ve tuhaf adetler … İlk üç kitap Franz Kafka’ya ait. dördüncü ise Leonard Cohen’e. aslında bu kitabı bir kaç kez okumuştum …

‘Hazel’ Roman İmza Günü Kokteyli

Dolaylı yoldan arkadaşım olan Tayfun Şahin’in “Hazel” adlı kitabının imza günü düzenlenecekmiş. Çok sevdiğim bir arkadaşım  bl0gunda yayınlar mısın dedi ben de kıramadım… Tayfun Şahin ‘Hazel’i imzalıyor… Aşkın Peşinde Yiten Bir Yaşam Öyküsü Tayfun Şahin, 1 Şubat’ta satışa sunulan ‘Hazel’ adlı romanını21 Şubat Pazar günü Beyoğlu Bab-iali Cafe’de imzalıyor. İmza etkinliğinden sonra düzenlenecek Kokteyl Partimize herkes davetlidir. Program aşağıda bilginize sunulmuştur. 14:00 – 19:00 İmza ve kitap satışı (Temin edemeyenler içindir) 20:00 – 24:00 Kokteyl Partisi Yazardan imzalı, adrese gönderim isteyenler hazel@cinemascope.com.tr adresine e-posta atabilirler. Hazel hakkında bilgi almak için; http://www.sinemaloji.com/haberler/hazel.html Hazel filmi teaser izlemek için http://www.hazel.gen.tr

Back to Top