Etiket arşivi: Lena Headey

300 Rise of an Empire

TV’de 3 b0yutlu film kervanına eklediğimiz filmlerden biri de 300 Rise of an Empire’dı. Nedendir bilmiyorum ama ben filme pak adapte olamadım. Sanıyorum bu sorunu yaşayan sadece ben değilim. Tamam film görsel olarak iyiydi ama iş konuya gelince pek bir şey anlamadığımı söylemeliyim. Filmde bir karmaşa almış başını gidiyor. Kim kimle savaşıyor genel hatlarıyla bilmemize rağmen Spartalılar ne alaka diyoruz bir çok yerde. Spartalılardan çok Atinalılar ile muhatap olduğumuzu söylemeliyiz. Okumaya devam et

The Mortal Instruments: City of Bones

Fantastik film arayışıma afişi ile çare olan filmlerden biriydi The Mortal Instruments: City of Bones. Her zamanki gibi film hakkında hiç bir şey okumadan sadece afişe odaklı izledim filmi. Sonraki araştırmalarımda gördüm ki film ‘in aynı isimli roman uyarlamasıymış. Son dönem amerikadaki kadın yazarların böyle fantastik hikayeleri el atması oldukça dikkatimi çekti. Fantastiğin yanı sıra abuk sabuk “teen age” aşk hikayeleri benim canımı sıkıyor. Tabi haliyle bizim asil doğa üstü yaratıklarımız da garip bir hal alıyor. Neyse konuyu uzatmaya gerek yok.

Bu hikayede de bildiğimiz yaratıklar var. Cehennemden gelenler, vampirler, kurt adamlar vs… Şöyle bir baktığımda film bana iyi bir uyarlama olmadığını hissettirdi. Ne kurgu ne de hikayenin işlenişi iyi değildi. Eminim ki kitap daha ayrıntılı ve daha güzel anlatıyordur hikayeyi. Ben böyle düşünüyorsam kitabı okumayan biri olarak okuyanlar nasıl bir yorum yapmıştır bilmiyorum. Okumaya devam et

The Purge

Senarist ve yönetmen ‘nun ikinci filmi olma özelliğine sahip film The Purge. Öyle ki başarılı bir konu var karşımızda. Bu olumlu eleştirileri yönetmen de duymuş olacak ki filmin ikincisini çekmeye niyetlenmiş. Umuyorum ikinci film de ilk film gibi bir etki bırakmaz izleyenin üzerinde. Bu kez senaryoyu iyi oturtması lazım. Aksi taktirde film silinip gidecektir belleklerden.

Film Türkiye’de “Arınma Gecesi” adıyla gösterime girmiş. Konu olarak baktığımızda aslında ilgi çekici orijinal ve cezbedici. Eğer filmi hakkında hiç bir şey okumadan izliyorsanız, film sonunda bir çok izleyenin yorumunu yaptığı şekilde sizde aynı yorumu yapacaksınız: Konu çok güzel ama olmamış. Eğer hakkında bir şeyler okuyup izliyorsanız bu da beklentinizi yükselteceği için yine olmamış diyeceksiniz. Her halükarda olmamış bir film var karşımızda. Ancak hikayenin özgünlüğü de onu ayrı bir yere koymamızı sağlıyor.

Okumaya devam et

Game Of Thrones

HBO’nun başarılı dizisi Game Of Thrones. Şimdi diziyi yazman gerektiğini görünce alslında birden ne yazmalıyım ki sorusu geldi aklıma. Bir çok kişi tarafından dizi son donemin en iyi dizileri arasında gösterilmiş. Ne yalan söyleyeyim bende bu metihlere dayanamayarak filmi izledim. Aslında genel olarak iyi bir dizi olmasına rağmen ben diziye tam anlamıyla adapte olamadım. Eminim ki sorun benimdir.

Dizi geneline baktığımızda çekim, mekan ve kostümleri, olayların kurgusu, karakterler ve karakter derinlikleri oldukça başarılı. Bunlara rağmen beni diziyi izlemeye iten ise Sean Bean‘in Eddard Stark karakterini oynaması. Başrolde kendinin olduğunu düşünürken birden bire karakterin öldürülmesi beni hayal kırıklığına uğratmıştı. Hadi ya dediğimde olmuştur. Tabi şimdi filmin adı da Taht Oyunları olunca tahta en yakın ismin ortadan kalkması kötü oldu. Biri gitti onu geldide diyebiliriz. Okumaya devam et