7500

Şu yönetmenlerin Holywood sevdası nedir bilemedim arkadaş. Tamam belki sinemada son noktayı yaşayan bir yer hem maddi, hemde yapılan iş olarak ancak, elin uzak doğulusu da bu kültürü tam benimsemeden gidip film yapınca aslında karşımıza pek bir şey çıkmıyor. bu kez kapağı Holywood’a atıp bir şeyler denmeye çalışan isim de Takashi Shimizu. Takashi Shimizu’yu Ju-on, Ju-on 2 gibi filmlerden tanıyoruz. Tamam bu Holywood’da ilk yapımı değil Ju-on serisinin uyarlamasında da kendisini izledik ancak ben uyarlamanın da orijinal yanında iyi olmadığı taraftarıyım.

Hell Baby

Boş zamanda fazla kasmayacak film arayışı içerisinde izlediğim bir film Hell Baby. Eskilerden alışkanlık korku ve komedi filmlerinin harmanlanmasını çok severim. Başarılı filmlerde var içlerinde. Her ne kadar IMDB puanı 4.8 olsa da bu filmi beğendiğimi söylemeliyim. Evet hikaye oldukça klasik ancak filmde öyle sahneler vardı ki insanın aklına yer ediyordu. Bir çok ciddi filmde bu tar sahneler ile karşılaşmayabiliyoruz. Film aslında ne korku yönüyle ne de komedi yönüyle tatmin edici. Yani korkmuyorsunuz da, kahkahadan yere yatmıyorsunuz da. Ancak hikayenin gelişimi yaşanan absürtlükler o kadar ilginç ki filmi merak etmeden edemiyorsunuz. Bir çok yer saçma gelse de filmin akışına göre aslında her şey mantıklı. Yani film kendi çizgisinde, kendi hikayesi içerisinde oldukça tutarlı.

Zookeeper

Çok şey vermeyen aslında aşk yanıbaşınızdadır uzakalrda aramayın hikayesini yeni nesil bebelere anlatmaya çabalayan bir film Zookeeper. Bu hikaye de eğlenceli hale gelsin diye filmde hayvanları konuşturmuşlar. Burada asıl olay hayvanların konuşması değil, birim hayvan bakıcımızın, hayvanların verdiği taktikleri uygulaması. Griffin Keyes kendi halinde yaptığı işten memnun hayvanat bahçesinde çalışan bir hayvan bakıcısıdır. İnsanlarla diyalogdan kaçındığı için bu açığı hayvanlarla giderir. Onlarla iyi bir arkadaştır. Bu arada Stephanie adında zengin sevgilisi onu reddetmiş aradan yıllar geçmesine rağmen Griffin onu unutamamıştır. Bütün hayvanların ona olan sevgisinden haberi vardır. Günün birinde Stephanie geri döner. Griffin onu etkilemek için elinden geleni yapar ancak ne yapsa boşa çıkmaktadır. Bir gün hayvanat bahçesindeki hayvanların konuştuğunu öğrenir. Zaten sırdaşı olan hayvanlar şimdi ona Stephanie’yi ayarlaması için tüyo vermeye başlarlar. Düzenlenen bir partiye hayvanat bahçesinde veteriner olarak çalışan, Kate ile gider amacı Stephanie’yi kıskandırmaktır. İkili bu buluşmadan büyük zevk alır ve buluşmada amacına ulaşır. Griffin taktiklerden midir, yoksa kendinden çok tavizden verdiğinden midir bilinmez, Stephanie ile tekrar beraber …

Trick’r Treat

Çok korkunç olmasa da eğlenceli bir film, Trick’r Treat. Dört ayrı hikaye başarılı bir şekilde harmanlanmış. Ancak filmi korku filmi olarak izlemek, yanlış olur. Bu sebepten dolayı korku filmi diye izleyecekleri baştan uyarmalıyım. Filmi en izlenebilir kılan oyuncu listesinde  Anna Paquin isminin görülmesi. Parantez açıp belirtmeliyim ki kendim için. Onun haricinde normal bir oyunculuk karşımızda. Zaten zor da bir film değil ki göz dolduran oyunculuk bekleyelim… Film dört hikayeden oluşuyor dedik. Bu hikayedeki olaylar da cadılar bayramında peydahlanıyor. Filmin atmosferi ve müzikleri güzel, tüm korku klişeleri ustalıkla kullanılmış. Ancak bazı noktalar hikayede havada kalıyor. Hayaletimiz, yada katilimiz diyelim bu insanları neden dürtüyor, filmin sonunda öğreniyoruz. Tüm klişeler kullanılmış dedik, hatta bunlar tiye de alınmış. bazı noktalarda hikayelerin kopukluğu insanı sıkıyor. Bu noktada güzel kızlar devreye giriyor. Tabi bu konuda hemcinslerini nasıl nasıl tatmin eder bilmem. Ancak gelişen olaylarda tek bir ortak nokta var. Başına kötü şeyler gelen tüm karakterler, cadılar …

Back to Top