Etiket arşivi: Mark Strong

Before I Go to Sleep

Before I Go to Sleep S.J. Watson‘un aynı isimli romanında Rowan Joffe tarafından senaryolaştırılmış ve çekilmiş bir film. Romanı okumadığım için uyarlama hakkında çok fazla yorum yapamayacağım. Roman ise reklamsa açıdan iyi lanse edilmiş ancak okur yorumlarına baktığımda pek tatmin edici olmamış Bu tatminsizliğin ben film ile de devam ettiğini düşünüyorum. Film beni kesinlikle tatmin etmedi. Eminim ki kitabın gerilim düzeyi daha yüksektir ama filmde gerilime dair hiç bir şey yok. Okumaya devam et

Robin Hood

2010 yapımı Ridley Scott filminin baş rollerinde Russell Crowe ve Cate Blanchett var. Filmi bu zamana kadar neden izlemedim diye dövünürken geçtiğimiz haftalarda izleme fırsatı buldum. Aslında çok şey kaybettiğimi de düşünmüyorum. İyi bir yönetmen, iyi oyuncular filmin izlenmesi için başlıca neden ama açıkçası bu izleyeni pek tatmin etmiyor. Şahsen ben tatmin olduğumu söyleyemeyeceğim.

Film boyunca ne zaman ormana yerleşecekler diye düşünüp durdum. Sonra anladım ki aslında bu film Robin Hood efsanesinin başlangıç filmiymiş. Bir efsane başlangıcı için Russell Crowe gibi kırk sekiz yaşında birinin canlandırması oldukça saçma olmuş. Ancak  Ridley Scott hikayenin sıradanlığını düşünmüş olsa gerek kadrodan voleyi vurmak istemiş.

Hikaye ise oldukça sıradan. Yani bildiğimiz Robin Hood hikayesinin başlangıcı benzer filmlerde de gördüğümüz halk kahramanları özgürlük savaşçıları filmleri ile de aynı. Yani film bize hikaye konusunda tatmin edici bir izlenim vermiyor. Film görsel olarakta Scott’tan beklediğim keyfi vermedi bana.

Filmin kostümleri tatmin ediciydi. Aksiyon ve savaş sahneleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim ama oldukça az ve sıradandı. Belki de bu sahneler Russell Crowe’un yaşına uygun hale getirilmişti. Yani film isimlerle gişe yapan bir film olduğunu hissettirdi bana. Tabi Russell Crowe’a bu kadar yüklenince Cate Blanchett‘a da değinmeden edemeyeceğim. Bu kötü anlamda değil iyi anlamda olacak elbet. Kendisi yine filmi izlemek için sebepti ama filmde çok zayıf gördüm kendisini. Bence filmi izlemek için başlıca sebeplerden biriydi.

Robin Hood Fransızlara karşı Kral Richard ile birlikte savaşmaktadır. Ordu beklemede iken arkadaşları ile birlikte eğlenirler.  Bu sırada Kral Richard yanlarına gelir Robin ve arkadaşlarını cezalandırır. O gecenin sabahına doğru, Fransızlar saldırıya geçer. Bu saldırı sonunda Kral kaçırılır. Aynı şekilde Robin Hood ve arkadaşları bu saldırıyı fırsat bilip kaçarlar. Yolda, Kral’ın pusuya düşürüldüğünü ve öldürüldüğünü görür. Kralın nişanını taşıyan şövalyeler de öldürülür. Baş şövalye ölürken nişanı kraliçeye ve kılıcını Nothingham kasabasında babasına götürmesi için ondan söz alır. Robin önce kral nişanını kraliçeye verir daha sonra da . Robin Nothingham’a gider.

Bu esnada Kral Richard’ın kardeşinin pususu üzerine ölmüştür. Bu arada işler yardım aldığı Fransız bir çete de aynı zamanda Fransa’ya çalışarak halka zulüm ederek vergi almaktadırlar.

Robin  Nothingham’a gittiğinde ölen şövalyenin babası onun oğlunun yerine geçmesini ister. Robin bunu kabul eder Burada şövalyenin karısı Marion Loxley’e de aşık olur. Tabi çetenin ve şiddetin kasabalarına gelmesi uzun sürmez ve Robin onlara karşı küçük bir çete ile savaşmaya başlar.

Savaş kazanılıp her şey normale dönecektir ama Robin arananlar listesine girmiştir bile. Bu sebepten dolayı ormanda yaşamaya başlarlar. Tam efsane başlayacağı yerde film biter. Film biter ama devamı varmış gibi biter. Bu süre zarfında ikinci filmin yapılmaması da ilginç. Sanıyorum Ridley Scott’ta bu filmin devamının yersiz olduğunu anladı ancak açık bir kapı da bırakmak istedi.

Özetlemek gerekirse, izlenebilir bir film Robin Hood. Bekleneni vermeyen, zaman geçirmek için bire bir. Bildiğimiz Robin Hood hikayelerinden farklı olduğu için ne zaman ormana geçilecek düşünceleri ile 140 dakikanın arada zor geçtiğini söylemeliyim. Bu arada Robin Hood ok haricinde her şeyi kullanıyor filmde bir karışıklık yoktur umarım. 🙂

Yönetmen: Ridley Scott

Senaryo: Brian HelgelandEthan ReiffCyrus Voris

Oyuncular:

Russell Crowe Robin Longstride
Cate Blanchett Marion Loxley
Max von Sydow Sir Walter Loxley
William Hurt William Marshal
Mark Strong Godfrey
Oscar Isaac Prince John
Danny Huston King Richard the Lionheart

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0955308/

Sherlock Holmes

Ünlü dedektif Sherlock Holmes’un sayısız uyarlamaların biri de Guy Ritchie tarafından 2009 yılında yapılmış. Guy Ritchie’nin en iyi filminin Snatch. olduğunu düşünürsek aslında Sherlock Holmes onun yanında biraz sönük kalıyor. Bu film aslına da pek sağdık kalmayıp daha çok çıtır çerez bir film olmuş. Sürükleyiciliği aksiyon sahneleri oldukça başarılı. Senaryo da yer yer tutarsızlıklar mevcut ancak o da fantastik öğelerin arasında kayboluyor.

Öncelikle Sherlock Holmes karakteri bildiğimiz Sherlock Holmes’lardan farklıydı. Daha kısa boylu, hırçın ve kaba kuvvet meraklısıydı.  Bu da hikayelerde okuduğumuz Sherlock Holmes karakterinden çok farklı bir karakter çiziyordu. Yani  Sherlok Holmes karakterini canlandıran Robert Downey Jr.bu karakter için fazla iddialı bir isim olmuş ama bu yeni Holmes’ün de altından kalkmış. Dr. John Watson karakteri için de şüphesiz Jude Law,iyi bir seçim olmuş. Okumaya devam et

Green Lantern

Çizgi roman uyarlaması Green Lantern bana bekleneni veremedi. Film çok fazla çocuksu durmakla birlikte. Karakterlerin çoğu bilhassa ana karakter rolün altında ezilmiş. Filmin dramatik kısmı oldukça klasik. Babası ölen ve onun mesleğini idame ettiren sorumsuz bir genç. Müzikler akılda kalıcı değil. Özel efektler herhangi bir bilim kurguda göreceğimiz şekilde. Zaten ilk film olmasından mıdır nedir, hikayede oldukça sıradan.

Film süresi boyunca aksiyon görüyorsunuz ancak bu aksiyon sürükleyici bir aksiyon değil. Film yer yer sıkıcı oluyor ve nutuk verir bir hal alıyor. Senaryo yok gibi. Kurgu da aynı şekilde ilerliyor. Bri ilki vermesi lazımken film sanki dünya üzerinde herkes Green Lanternleri tanıyormuş gibi, kimse tepki vermiyor.

Hikayeyi özetlemiş gibi oldum zaten. Tekrar üzerinden geçeyim. Hal Jordan’ın pilot olan babası bir deneme sürüşü esnasında kaza geçirerek ölür. Hal’da buna şahit olur. O günden sonrada çocukluğu sorunlu geçer. Hal’da pilot olur aynı firmadan yine savaş uçaklarını test etmek için işe başlar. Tabi hoşlandığı kızda onunla aynı iştedir.

Bu arada galaksiyi korumakla görevli Green Lantern diye bir oluşum galaksiyi yutan bir kötülüğe karşı savaş vermektedir. Bu savaş esnasında yaralanan bir savaşçı dünyaya inmek zorunda kalır. Savaşçı kendisine güç veren yüzüğü kendisine başka savaşçı bulsun diye gönderir. Yüzük ise Hal’ı bulur. Hal ölmekte olan uzaylıdan yüzüğü alır. Uzaylı ona bir de fener verir yüzüğü şarj etmek için.

Hal yüzüğü kullanmaya başlar. Green Lanternlerin toplanma alanlarına gider ve orada eğitim almaya başlar. Ancak dünyalı olduğu için onları onu kimse sallamamaktadır. Ancak Hal karşılarında durur.

Green Lanternlerin yüzükleri, onlara onurları kadar güç vermektedir ve bu sayede düşündükleri her şeyi yapabilmektedirler. Burada yine Amerikan insanının ne kadar onuru olduğu konusu üzerinde ısrarla durulmuş. Yeşil Fenerler güçlerini onurdan alırken bir kötüler ise her zaman olduğu gibi güçlerini korkudan almaktadırlar. Gerçi tek kişidir bu. Green Lanternler’in beyin takımından evrenin alimlerinden ayrılmıştır.

Sonuç olarak efektlere dayanmış, konusu, kurgusu oldukça basit, oyunculukları da berbat olan bir film, Green Lantern. hayli kalabalık yazım kadrosuna rağmen bu kadar açık nasıl olmuş anlayamadım. Ben özel efekt için izlerim diyorsanız buyurun. Aksi taktirde filmin yanına yaklaşmamakta fayda var.

Yönetmen: Martin Campbell

Senarist:

Greg Berlanti
Michael Green
Marc Guggenheim
Michael Goldenberg

Oyuncular:

Ryan Reynolds
Hal Jordan / Green Lantern
Blake Lively
Carol Ferris
Peter Sarsgaard
Hector Hammond
Mark Strong
Sinestro
Tim Robbins
Hammond
Jay O. Sanders
Carl Ferris

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1133985/

http://greenlanternmovie.warnerbros.com/dvd/