Etiket arşivi: Mathieu Amalric

The Grand Budapest Hotel

Geçtiğimiz festivalde filmi izleyecektim ancak yer bulamamıştım. Akabinde nasılsa izlerim dedim ve bir kenara kaldırmıştım. Geçtiğimiz aylarda uzun bir uçuş sırasında hava yolunun video listesinde filme rastladım ve izleyeyim bari dedim. İzledim izlemesine hatta filmi izlerken yolculuğun nasıl geçtiğini anlamadım bile. İnince yazarım dedim iş güç dedim derken bu güne kadar geldi yazmak. Film pek sevdiğim yönetmen, Wes Anderson‘a ait. Yine bir hikaye, bir şiir kitabı gibi filmle çıkmış karşımıza Wes Anderson.

Film oldukça eğlenceli. Her dakikasını gülümsemeyle izliyorsunuz. Oyunculuklar çok güzel. Zaten filmin ana kadrosu başlı başına yeter. Ama filmde küçük rollerde ünlü isimleri görmekte oldukça keyif veriyor insana. Oyunculuklar güzel dedim aynı şekilde karakterler de yine özenle ve ayrıntılı bir şekilde incelenmiş. Okumaya devam et

La Vénus à la fourrure

Roman Polanski, Carnage ile birlikte kendini tek bir mekana sıkıştırmış ve başarılı bir film ortaya çıkarmıştı. Aynı şekilde La Vénus à la fourrure ile birlikte de yine tek mekana sıkıştırmış kendisini ve yine çok başarılı bir iş çıkarmış. Carnage’de olduğu gibi yine bir oyun uyarlaması karşımızda. Sanıyorum Polanski yeni filmler içinde sanıyorum aynı taktiği uygulayacak.

Şimdi film için ne diyebilirim pek bilmiyorum. Film bir tiyatro sahnesinde iki kişi arasında geçiyor. Ancak bu iki kişi oynanan karakterlere büründüğünde sahnede sanki dört kişi görüyoruz. Her iki oyuncu da tam anlamıyla başarılı bir performans gözler önüne seriyorlar. Okumaya devam et

The Extraordinary Adventures of Adèle Blanc-Sec / Adalenin Olağanüstü Maceraları

Son zamanlarda ünlü Fransız yönetmen Luc Besson‘u çocuk filmlerinde görmeye başladık. Çocukların hafızasın kazınmak istemekte midir, yoksa bu filmler ona daha mı kolay gelmektedir bilinmez ancak The Extraordinary Adventures of Adèle Blanc-Sec oldukça eğlenceli bir film. Buna rağmen Luc Besson’nun elinden filmin çıkmış olması sebebi ile beklentiler üst seviyeye çıkıyor. Film herhangi bir yönetmenden izlendiğinde başarılı olabilecek ancak  Luc Besson içinse sıradan bir film denebilecek bir film. Okumaya devam et