Etiket arşivi: Matt Lucas

The Look of Love / Ateşli Bakışlar

Festival ön yazısı için tıklayınız

9 Songs filminden tanıdığımız ‘un son filmi The Look of Love / Ateşli Bakışlar. Tabi yönetmen arada film çekmiş ancak ben izlemeye fırsat bulamadım. Şimdi yakınmaya başlayayım mı o kadar yönetmen o kadar, film varken nasıl hepsini izleyeyim diye. Sonuçta benim hobim bu.

Neden birden böyle yakınma işine girdim bilmiyorum ama yönetmen  son filmi olan The Look of Love / Ateşli Bakışlar’da biyografi işine soyunmuş. Seçtiği kişi ise,  erotik dergiler ve striptiz kulüpleri sayesinde “porno kralı” olarak ünlenmiş ve zengin olmuş Paul Raymond’un hayat hikayesinin bir kesimini anlatmakta. Okumaya devam et

Gnomeo And Juliet / Sevimli Cüceler Cino ve Jülyet

William Shakespeare’in ünlü “Romeo ve Juliet” oyununun bilmem kaçıncı uyarlaması bu kez de animasyon olarak çıkıyor karşımızda. Hikaye tam anlamıyla kırpılmış, budaklanmış. Ana hatları ile sadece çocukların anlayabileceği bir şey kalmış.

Zaten kahramanlarımızın da bahçe süsleri olduğunu düşünürsek yetişkinleri çokta eğlendireceğini düşünmek yersiz olur. Ancak her ne kadar senaryo ve espriler yetişkinlere hitap etmese de bir yerde aksiyon yönünden insanı çekiyor. Tabi birde unutmamak lazım ki Gnomeo’nun Shakespeare’in haykeli ile diyaloğu pek çocukların anlayabileceği şey değildi. Ancak bu bile yetişkin işi olduğunu kanıtlamıyor.

Filmde en sevdiğim sahne, çim biçme makineleri ile ilgili olan sahnelerdi. Çocukluktan beri çim biçme makinelerine zaafım olduğunu belirtmeliyim ki bu sebepten dolayı filmi sevdim. Keşke hep çim biçme makineleri olsaydı.

Gnomeo ve Juliet iki ayrı evin bahçe süsleridir. Ev sahipleri birbirine düşman olduğu gibi bu bahçe süsleri de birbirlerine düşmandırlar. Sürekli didişip dururlar. Bu didişme bir yerde sadece çim biçme makineleri ile kapışma durumundayken birden olaylar değişir.

Kırmızıların liderinin güzel kızı Juliet evlerinden çok uzakta bir çiçek görür ve onu almaya gider. Tesadüfen Gnomeo’da oralardadır ve çiçeğin peşindedir. İkisi çiçek için kovalamacaya başlar. Birbirlerini gördükleri anda aşık olurlar ancak birinin Mavi, birinin Kırmızı olduklarını gördüklerinde dünyaları yıkılır.

Gnomeo ve Juliet ne yapacaklarını bilemezler. Önce bu sevdadan vazgeçmeye çalışırlar ancak olmaz. Sonra gizli gizli boş bir evin bahçesinde buluşmaya başlarlar. Orada bir depodan kurtardıkları kuğu ile iyi arkadaş olmuşlardır. Ancak bu mutlulukları uzun sürmez.

İki tarafta durumu öğrenmiş ve onları cezalandırmış. Tabi bu olay birde iki bahçe arasında büyük bir savaşa sebep olmuştur. Tabi film Shakespeare’in tüm kötü senaryolarına rağmen mutlu biter.

Küçüklerin zevk alacağı, büyüklerin ise çok fazla gülmeden izleyeceği bir film. İzlense de olur izlenmese de yani… Bu arada film gördüğüm en kalabalık yazım kadrosuna sahip.

Yönetmen: Kelly Asbury

Senaryo: Rob SpracklingJohn R. Smith,  Andy RileyKevin Cecil

Seslendirenler:

James McAvoy Gnomeo
Emily Blunt Juliet
Ashley Jensen Nanette
Michael Caine Lord Redbrick
Matt Lucas Benny

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0377981/

http://www.gnomeoandjuliet.com/

Alice in Wonderland

Bir Tim Burton dehasını daha beklerken heyecan içindeydik. Nasıl diyeyim beklentilerimiz vardı, umutlarımız vardı, hayallerimiz vardı. Lakin bu hayallerin tamamının suya düştüğünü söylesem de yalan olur. Yani hayatımdaki kararsızlık hali film hakkındaki görüşlerime de yansıdı. Sanıyorum filmi bir kez daha izleyip öyle kanısına varacağım…

Öncelikle dağıtım şirketlerine çatmak istiyorum. Efendim filmi 3D olarak sayılı sinemada gösterime soktular bu nasıl bir ilgisizliktir. O 3D’lerin tümü de Türkçe alt yazılı. Tamam film çocuk filmi edası estiriyor olabilir ancak bir sinema da Tim Burton hayranları vardır 3D ve orjinal koyayım bu filmi dememiş. Yazıklar olsun yani.

Belki de bu hayal kırıklığı ile filmi izlediğim için çok büyük zevk alamadım. Ancak efekler ve kamera hareketleri kesinlikle 3D olarak hazırlanmış. Bunu kameranın gezişinden açılardan anlıyorsunuz. Onun haricinde film zaten o karakterler ve olay ile iki boyutlu izlenecek kapasitede değil…

Tim Burton’un Alice in Wonderland yorumu aslında bana beklediğimi vermedi. Zaten Hikaye önceleri de çok çok yorumlanmıştı. Bir de çok yoruma açık bir hikaye mi orası da tartışılır. Zaten hayal dünyası konusunda Lewis Carroll aşmış şöyle bir hikayeyi çocuklara armağan etmiş ya, yapacak başka bir şey yok ama hani Tip ve şu oyunu kadrosu etkeni insanı gaza getirmeden olmuyor…

Şimdi hikayeyi anlatmam abest kaçar. Oyunculukları da, e görsellikte şüphesiz iyi, ama filmde bir hareket eksik, senaryo sanki biraz oldu bittiye gelmiş gibi. Hikaye yavaş ilerliyor ve birden bitiyor deyip bende yazımı bitiriyorum. Hani daha deirne dalıp işin tadını kaçırmayayım diye. Yorumlar gelirse alta devam ederim. İzlenmeli ancak 3D izlenmeli…

Yönetmen: Tim Burton

Senaryo: Linda Woolverton, Lewis Carroll (kitap)

Oyuncular:

Mia Wasikowska Alice
Johnny Depp Mad Hatter
Helena Bonham Carter Red Queen
Anne Hathaway White Queen
Crispin Glover Stayne – Knave of Hearts

Matt Lucas Tweedledee / Tweedledum
Stephen Fry Cheshire Cat
Michael Sheen White Rabbit
Alan Rickman Blue Caterpillar

Linkler:

disney.go.com/disneypictures/aliceinwonderland/

http://www.imdb.com/title/tt1014759/

http://www.sinemalar.com/film/5184/Alis-Harikalar-Diyarinda/