Interstellar

Bir  filmi daha karşımızda. Tabi söz konusu isim Nolan olunca, parmakları çıtırdatıp yazıya öyle başlamanın faydası var. İster istemez yazı bir hayli uzun oluyor. Bunun sebebi belkide Nolan’ın kafa yoracak, beklentiyi zorlayacak işlere adım atması. Interstellar’da bunlardan biri. Şimdi kısa bir yorum yapmak gerekirse, Interstellar beni tatmin etti mi? Evet etti. Ancak filmi izlerken aklımda sürekli Arthur C. Clarke’in Bir Uzay Efsanesi vardı. Hikaye bu seri ile paralel giderken, sosyal medyada film ile ilgili sorulan bir çok soruya Bir Uzay Efsanesini kendime referans göstererek yanıt verdim. Bu yazıda da belki kıyaslamalara gireceğim ancak bu ister istemez olacak. Dedim ya uzun oluyor Nolan yazıları diye, buyurun ilk paragraftan başladık. Yazıya devam ederken baştan söyleyeyim, yazı film hakkında açık seçik anlatımlar ve yargılar içerir, bu sebepten dolayı izlememiş olanlar bulaşmasın. Continue reading “Interstellar”

The Wolf of Wall Street

‘i tanıyanlar bilenler için aslında hayal kırıklığına uğranmayacak bir film The Wolf of Wall Street senaryo iyi, kurgu iyi, keza diyaloglar da iyi.  2014 Oscar ödüllerinden neden eli boş döndü bilemiyorum en azından o kadar filmin arasından ufak tefek ödüller alabilirdi diye düşünüyorum. Gerçi filmin aday olduğu branşlara bakarsam iddialı bölümlerde yer aldığını görüyorum. Tabi bu liste içerisinden kendine yer edinmesi birazda zor. Lakin filmin ödül olmamış olması filmin iyi olmadığı anlamına gelmiyor. Bence keyifle izlenebilecek bir film The Wolf of Wall Street.

Filmin süresi 180 dakika. Dolu dolu bu üç saat geçiyor ve izlerken sıkılmıyorsunuz. Evet filme kendini tekrar eden çok sahne var ama yinede filmin ortamı hikayesi, içeriği filme kitlenerek izlemenize sebep oluyor. Ama az öncede bahsettiğim tekrarlar filmin genelinde sizi meraktan kurtarıyor. Yani rahatlıkla bir sonraki sahnede ne olabileceğini tahmin edebiliyorsunuz.  Continue reading “The Wolf of Wall Street”