Interstellar

Bir Christopher Nolan filmi daha karşımızda. Tabi söz konusu isim Nolan olunca, parmakları çıtırdatıp yazıya öyle başlamanın faydası var. İster istemez yazı bir hayli uzun oluyor. Bunun sebebi belkide Nolan’ın kafa yoracak, beklentiyi zorlayacak işlere adım atması. Interstellar’da bunlardan biri. Şimdi kısa bir yorum yapmak gerekirse, Interstellar beni tatmin etti mi? Evet etti. Ancak filmi izlerken aklımda sürekli Arthur C. Clarke’in Bir Uzay Efsanesi vardı. Hikaye bu seri ile paralel giderken, sosyal medyada film ile ilgili sorulan bir çok soruya Bir Uzay Efsanesini kendime referans göstererek yanıt verdim. Bu yazıda da belki kıyaslamalara gireceğim ancak bu ister istemez olacak. Dedim ya uzun oluyor Nolan yazıları diye, buyurun ilk paragraftan başladık. Yazıya devam ederken baştan söyleyeyim, yazı film hakkında açık seçik anlatımlar ve yargılar içerir, bu sebepten dolayı izlememiş olanlar bulaşmasın.

The Wolf of Wall Street

Martin Scorsese‘i tanıyanlar bilenler için aslında hayal kırıklığına uğranmayacak bir film The Wolf of Wall Street senaryo iyi, kurgu iyi, keza diyaloglar da iyi.  2014 Oscar ödüllerinden neden eli boş döndü bilemiyorum en azından o kadar filmin arasından ufak tefek ödüller alabilirdi diye düşünüyorum. Gerçi filmin aday olduğu branşlara bakarsam iddialı bölümlerde yer aldığını görüyorum. Tabi bu liste içerisinden kendine yer edinmesi birazda zor. Lakin filmin ödül olmamış olması filmin iyi olmadığı anlamına gelmiyor. Bence keyifle izlenebilecek bir film The Wolf of Wall Street. Filmin süresi 180 dakika. Dolu dolu bu üç saat geçiyor ve izlerken sıkılmıyorsunuz. Evet filme kendini tekrar eden çok sahne var ama yinede filmin ortamı hikayesi, içeriği filme kitlenerek izlemenize sebep oluyor. Ama az öncede bahsettiğim tekrarlar filmin genelinde sizi meraktan kurtarıyor. Yani rahatlıkla bir sonraki sahnede ne olabileceğini tahmin edebiliyorsunuz. 

Dallas Buyers Club / Sınırsızlar Kulübü

Yönetmen Jean-Marc Vallée‘in Café de Flore filmini beğeni ile izlemiş hakkında güzel yorumlar yapmıştım. Dallas Buyers Club ile yönetmen yine başarılı bir işe imza atmış. Ancak iki film arasındaki en büyük fark yönetmen Dallas Buyers Club ile direkt Oscar’a endeksli film yapmış ve Oscar’ı elde etmenin tüm niteliklerini taşıyor film. Muhtemelen bu seneki Oscar ödüllerinden de bir kaç tanesini toplayacak. Film Ron Woodroof isimli aids hastasının gerçek hayat hikayesinden uyarlanmış. Bu uyarlamayı senaryo da yazdığını bildiğimiz Jean-Marc Vallée değil, Craig Borten ve Melisa Wallack yazmış. Bu nedendir ki etkileyici bir hikaye ve senaryo ortaya çıkarken aynı zamanda kontrolü elinden bırakmayan bir senaryoda görüyoruz.

Killer Joe

Film hakkında ne düşündüğümü açıkçası bende bilmiyorum. İyi bir film mi kötü bir film mi buna karar veremedim ama rahatsız edici bir film olduğu kesin. Filmin yönetmen koltuğunda usta isim William Friedkin var. The French Connection, The Exorcist gibi filmlerin yönetmeni William Friedkin. Ancak bu isim filme taraflı yaklaşmama neden değil tabi. Öncelikle film yavaş ilerlemesine rağmen hikaye ve kurgu bakımından kendini kolayca izlettiriyor. Ne olup biteceğini merak ediyorsunuz. Bu bağlamda, kurgu ve geçişler oldukça başarılı. Matthew McConaughey oldukça iyi bir oyunculuk sergilemiş. Onun oyunculuğu yükselirken sanki diğer oyunculuklar biraz sönük kalmış. Belki de karakter betimlemeleri bu şekilde yapıldı ama gerçekten de Matthew McConaughey’in filmi götürdüğüne tanık oluyoruz.

The Paperboy

Benim için izlemesi zor bir filmdi The Paperboy. Yönetmen Lee Daniels bir şeyle yapmayı istemiş yapmış ama ne olduğunu yada ne vermek istediğin pek anlamış değilim. Filmin oyuncu kadrosu oldukça iyi. Nicole Kidman, John Cusack, Matthew McConaughey gibi isimler var. Ancak bu isimler bana bu film için çok etkileyici gelmedi. Başkaları da bu rollerin üzerinden rahatlıkla kalkabilirmiş. Film rahatsız edici bir film. Bir cinayetin üzerine yoğunlaşılıyor. Irkçılık, şiddet, erotizm, cinsel istismarla film bunu yer yer yapmayı başarıyor ancak öyle akılda kalacak şekilde etkileyici de değil. Film Peter Dexter‘in romanından uyarlanmış ve uyarlamada sıkıntılar olduğunu düşünüyorum.

Bernie / Bernienin Suçu Ne?

Filmin adının Türkçe çevirisinde “Bernienin Suçu Ne?”yi gördüğünüz zaman nasıl bir film acaba diye meraklanıyorsunuz. Baş rol de de Jack Black‘i görünce bu filmin bir komedi olduğunu düşünmeden edemiyorsunuz. Evet film komedi süsü verilmiş bir film. Eğlenceli, akıcı, ancak tatmin edici değil. Film  gerçek bir olaydan esinlenmiş. Bu sebeptendir ki biraz da belgesel tadında çekilmiş. Kasaba sakinleri ile röportajlar yapılmış ve fikirleri alınmış. Film yüzeysel olarakta olsa ahlaki ikilem yaratmaya çalışıyor ancak hikayede pek bir derinlik yok. Hikaye herkes tarafından sevilen, sayılan Bernie’nin, yine herkes tarafından nefret edilen Marjorie Nugent’i öldürmesini konu alıyor. İkilem ise burada vurgulanmaya çalışılmış. Kasaba sakinleri Bernie’nin kurtulmasını isterken çok iyi bir insanda olsa, kötü birini de öldürmüş olsa onu cezalandırmamız gerekir mi?

Magic Mike

Steven Soderbergh‘den beklemediğim bir film karşıma çıktı desem yanılmış olamam. Ödül almalık bir festival filmi edasındaki film açıkçası beni pek fazla tatmin etmedi. Bunun sebebini striptizci erkekler olması olarak değerlendirecekler olabilir ama baştan söylemeliyim ki sebep bu değil. Filmde beni tatmin etmeyen bir şeyler vardı. Sanki film onlarca erkeğin içinde bir kadın filmi gibiydi. Tabi bunu striptiz kısımlarını düüşünmeden söylüyorum. Karakterler ve yaşanan olaylar, yani hikaye kurgu oldukça basit. Filmin her dakikası ben sanat filmi yapıyorum diye haykırıyor ve birden bire yapılan final “e şimdi” demeden bırakmıyor insanı. Oyunculuklar çok iyi değildi diyebilirim, hikayedeki sıradanlık cümlelere de yansımış ve yüzeysel tatmin etmeyen diyaloglar çıkmış ortaya. Film bizim anlayacağımız dilde kader kurbanı olan Mike’ın hikayesini anlatıyor. Sahne adı Magic Mike olan adam gündüzleri normal işlerde çalışırken, geceleri de bir striptiz kulübünde çalışmaktadır. Mike hayalindeki meslek olan el yapımı ilginç mobilya tasarımcılığı için yer açma amaçlı para biriktirmektedir. Bu sebepten dolayı striptize de devam etmektedir. Gerçi yaptığı işten de pek şikayetçi …

Back to Top