Where the Wild Things Are

Yine bir uçak yolculuğu sırasında ‘un izlemediğim bir filmine denk geldim. Tabi yönetmeni görünce kendimi de izlemekten alıkoymadım. Film Maurice Sendak‘ın kitabından uyarlanmış. Tabi nasıl bir uyarlama pek yorum yapamayacağım ama, filmde sanki biraz eksikler var. Buna rağmen Spike Jonze, büyüklerin gözünden küçüklerin dünyasını onların düşündüklerini ve psikolojilerini çok güzel anlatmış. Filmle birlikte zaman zaman bende çocukluk hayallerime uzanmadım desem yalan olur. Evet filmde bir şeylerinin eksiliğini hissettim ama bunun tam olarak adını da koyamam.

Max üzerinde çokta ilgi olmayan bir çocuktur. Aslında o kendisi ile ilgilenilmesini ister. Bir gün annesinin arkadaşı evdeyken Max zıvanadan çıkar ortalığı havaya kaldırır. Annesinin ona kızınca da evden kaçar. Bu kaçış bir sandala bininceye kadar devam eder. Max sandala biner ve denize açılır. Ancak tam bu sırada bir fırtına kopar. Max boğulmakla yüz yüze kalır.
Continue reading “Where the Wild Things Are”