Filinta

Kış dönemi izlediğim dizilerden biri de Filinta’idi. Ben eskiden beri tahammül sınırları içerisinde olan Osmanlı dönem filmlerini keyifle izlerim. Hep keşke eski romancılarımızın romanları dizi olsa diye dile getirirdim hep. En son Çalıkuşu‘nun uyarlamasını izlemiştik. Tabi o da hikayesinden sapan diziler arasındaydı sonuçta bir süre sonra final yaptı.

Filinta ise her ne kadar bir roman uyarlaması olmasa da Osmanlı döneminde geçtiği için dikkatimi çekti. Tabi birde işin büyüklüğü dizi için plato kurulması, yurt dışından efektçiler yönetmenler getirilmesi dikkatimi çekti. Dizinin TRT’de yayınlanıyor olması itibari ile bütçesi konusunda yapılmış polemiklere pek girmeyeceğim. İnanıyor musun diye sorarsan, “olabilir” diye yanıt veririm. Lakin şu an için bunlar benim konum dışı. Zaten atı alan Üsküdar’ı geçmiş, ben dilimi yorsam da bu pek bir işe yaramayacak. (kendime karşı çok tereddüt yaşadım, sanki vicdan azabı çekiyorum şu cümle için.)

Continue reading “Filinta”

Bana Bir Soygun Yaz

‘ın 2012 yılında çektiği komedi filmi Bana Bir Soygun Yaz. Gerçi Biraz Dalkıran’ın neden komediye daldığını pek anlamış değilim korku ile başladı, fantastik süsü verilen romantik komedilerle devam etti, sonra korkuya döndü, derken polisiye bir dizi çekti ve birden komediye döndü. Neyse sanıyorum kendini her türde deniyor. Bu filmde de komedi olarak karşımıza çıktı. Continue reading “Bana Bir Soygun Yaz”

Çalıkuşu

Bu sezon başında Kanal D ekranlarında yayınlanmaya başlamıştı dizi. Diziyi izlemem için bir çok sebep vardı. İlk olarak Reşat Nuri Güntekin‘in bu eserini çok sevmem ikinci olarakta küçüklüğümden TRT döneminden Çalıkuşu tabi dolayısıyla Aydan Şener hayranı olmam. Tabi yaşıtlarım benimle aynı fikri paylaşacaktır. Tüm bunlara ek olarak heveslendiğim dizinin ana yönetiminde Çağan Irmak isimi görmem ve yönetmen koltuğunda ise Doğan Ümit Karaca’nın olmasıydı. Tüm bu unsurlar dizinin izlenmesi için bir koşuldu benim için.

Diziye başladığımda da gerek yönetim, gerek oyunculuk, gerekse görsellik olarak diziyi çok başarılı buldum. Dönem kıyafetleri, mekanlar hikayenin işlenişi oldukça başarılıydı. Ancak bir süre dizi olması gerektiği gibi giderken birden diziden sıkılmaya başladım. Bunun en büyük etkenlerinden biri de dizinin kapalı bir kutu gibi sürekli Kamran ve Feride arasında geçen olaylara odaklanması. Dizi ne dönemin sosyal durumunu ne de gelişimini çok fazla vermiyordu. Continue reading “Çalıkuşu”