The Hunger Games: Catching Fire

Başarılı bulmadığım devam filmleri arasında The Hunger Games: Catching Fire’da var. İlk film olan The Hunger Games‘te de bazı sorunlar olduğunu ve başarılı bir oyuarlama olmadığını belirtmiştim. Hikayede oldukça fazla eksiklikler vardı. Bu eksikliklerin üstüne The Hunger Games: Catching Fire’da bir şeyle inşa etmeye çalışmış ama bu inşa çalışmasında da bir çok havada şey var. Yani pek mantık yürüyemiyorsunuz.

Bu filmde de yönetmen değişikliği yaşanmış. İlk filmde hem senaryoya katkısı olan hemde yönetmenlik koltuğunda oturan Gary Rose bu filmde yok. Yerine Constantine ve I Am Legend gibi filmlerden tanıdığımız  oturmuş yönetmen koltuğuna. Bu iki filmde de gördüğümüz yönetim dağınıklığının The Hunger Games: Catching Fire’e de ekti ettiğini görüyoruz. Continue reading “The Hunger Games: Catching Fire”

Oblivion

Bir çok iyi bilim kurgu filminin karışımı bir film Oblivion. Yönetmen koltuğunda  var. Kendisini TRON: Legacy filminden tanıyoruz. Yine karşımıza bir bilim kurgu ile çıkıyor. Bu film bir çizgi roman uyarlaması ve çizgi romanın sahibi de yönetmenin ta kendisi. Yönetmenin ikinci filmi. Bütçe ve görsellik olarakta fena filmler çıkarmadığını söylemeliyim.

Ancak ben filmin baş rol oyuncusu olan ‘un neden genelde bilim kurgu ve aksiyon filmlerinde tercih edildiğini merak eder durumdayım. Filmde en çok taktığım noktalardan biri de Tom Cruise oldu. Olmamış gitmemiş filme. Eski albenisini yitirdi artık ve bence bu karaktere de oturmamış. Yani bir Adem ile Havva olacaksa bunun ademi Tom Cruise olmamalı bence. Continue reading “Oblivion”

Toy Story 3 / Oyuncak Hikayesi 3

Filmin gösteriminden bir hafta önce basın gösterimi davetiyesi elime geçmiş ancak iş sebeplerinden dolayı gitmeye fırsatım olmamıştı. tabi insan çalışınca bazı şeylere zor fırsat buluyor. Birde plansız bir işte çalışınca bazı şeyleri planlamakta zor oluyor. Neyse şimdi iş konusuna girip eğlenceli bir film tanıtımını kişisel buhranlara eşlik eder hale getirmeyeyim. Evet filmi ön gösterimde izleyemedim ama, bir fırsatını bulup sinemada izledim. Şimdi ki fırsatta ise yazmaya başlıyorum…

İlk iki filme oranla bu film sanki biraz daha hareketli geldi bana ama bu filmde çocuklara özlülük oranı biraz daha fazla gibi. Yani filme baktığımızda, ana fikir olarak oyuncaklarımıza iyi bakalım, onları başkalarına verelim, çöpe atmayalım bariz bir şekilde yansıtılmış perdeye. Bunun haricinde oyuncakların ayaklanması birilerine ait olmaları fikri biraz daha derinlere inildiğinde çocukların aklını karıştıracak gibi.

Genel anlamda büyüklerin ilgisini çekecek bölümlerin balında ilk bölüm geliyor ekrana. Soluksuz bir aksiyon, kapımızda. Aynı şekilde finale doğru, çöp öğütme merkezinde yaşanılan macerada. Filmin en eğlenceli kısmı ise demo moduna alınan Buzz ve bir İspanyol romantiğe dönüşen Buzz… Gerçekten o romantik tavırlar kendisine çok yakışmış.

Bu film diğerlerine oranla daha duygusal olmuş. Tabi filmi eğlenmek için değilde eleştirmek için izlerseniz bulunacak açık çok fazla. Bir animasyon seven bir yetişkin için film sıkıcı ve boş olabilir ancak benim gibi çocuksu bile olasa her türlü animasyonu tüketen biri için birebir.

Film 3D ancak doğrusunu söylemek gerekirse ben filmin 3D olmasını gerektiren bir şey göremedim. Pek güzel film 3D olmadan da çekilebilir ve anı tepki alınabilirdi. Yani ekstra para harcamaya gerek yoktu. Bir de 3D’nin satış etkisini düşünürsek  yapımcıların bu filimi bu şekilde çekmesini hoş görebiliriz.

Genel olarak filme bakıldığında bir başkaldırı mevcut. Bu çocuklarımızı kötü etkiler mi, sevilen ayıcık Yumoşlara karşı antipati toplatır mı bilinmez. Yada başkaldırı bir boyunduruğun altına girmek için midir? Neyse bu konu dallanıp budaklanır…

Eğlenceli, boş vakti geçirmek için izlenebilir bir film…

Yönetmen: Lee Unkrich

Senaristler:
John Lasseter
Andrew Stanton
Lee Unkrich
Michael Arndt

Seslendirenler:

Tom Hanks Woody
Tim Allen Buzz Lightyear
Joan Cusack Jessie
Ned Beatty Lotso
Don Rickles Mr. Potato Head

Linkler: http://www.imdb.com/title/tt0435761/

http://disney.go.com/toystory/