Etiket arşivi: Michael Caine

Secondhand Lions

Normalde sinema kanallarında da film izlerim. Her ne kadar tonlarca para dökmenize rağmen bu kanallar sürekli tekrar filmleri yayınlasa da (gerçi sürekli benim izlediklerim veriliyor nedense) arada böyle filmlerde çıkıyor içlerinden. Secondhand Lions’da onlardan biri. Filmin yönetmeni ve senaristi ise Tim McCanlies. Bu arada belirtmeliyim ki blogda eskisi gibi film yazmamaya karar verdim bir süre. Tabi bu kararı ne zaman uygulamaya başlarım bilmiyorum. Muhtemelen yazılması gerekenler listesinde bekleyen filmler bittiğinde. Tabi listeye yenileri eklenecektir ister istemez ama izleme yoğunluğunu düşürüp sayıyı azaltma amacım. Gerçi kimi kandırıyorum. FilmEkimi var önümüzde. Neyse…
Okumaya devam et

Interstellar

Bir  filmi daha karşımızda. Tabi söz konusu isim Nolan olunca, parmakları çıtırdatıp yazıya öyle başlamanın faydası var. İster istemez yazı bir hayli uzun oluyor. Bunun sebebi belkide Nolan’ın kafa yoracak, beklentiyi zorlayacak işlere adım atması. Interstellar’da bunlardan biri. Şimdi kısa bir yorum yapmak gerekirse, Interstellar beni tatmin etti mi? Evet etti. Ancak filmi izlerken aklımda sürekli Arthur C. Clarke’in Bir Uzay Efsanesi vardı. Hikaye bu seri ile paralel giderken, sosyal medyada film ile ilgili sorulan bir çok soruya Bir Uzay Efsanesini kendime referans göstererek yanıt verdim. Bu yazıda da belki kıyaslamalara gireceğim ancak bu ister istemez olacak. Dedim ya uzun oluyor Nolan yazıları diye, buyurun ilk paragraftan başladık. Yazıya devam ederken baştan söyleyeyim, yazı film hakkında açık seçik anlatımlar ve yargılar içerir, bu sebepten dolayı izlememiş olanlar bulaşmasın. Okumaya devam et

Now You See Me

Transporter 2The Incredible HulkClash of the Titans gibi filmlerden tanıdığımız yönetmen ‘in son filmi Now You See Me. Film Türkiye’de “Sihirbazlar Çetesi” adıyla gösterime girmiş. Şöyle arkanıza yaslanıp sorgusuz sualsiz bir film izleyeyim diyorsanız bu film son dönem yapılan filmler içerisinde birebir. Ancak çını da belirtmeliyim ki film her ne kadar akıcı ve soru işretleri uyandırarak gitse de kafa yorduğunuz zaman bol bol soru işaretleri bırakıyor arkasında. Ancak nasıl olsa filmdeki karakterler sihirbaz/ilizyonist deyip pek kafa yormuyorsunuz. Bunu bilen yönetmenler de işin bu kısmına odaklanmışlar.

Cümlelere başlamadan önce belirtmek lazım ki filmde sağlam bir kadro var. Sırf bu kadro için zaten film izlenir. Bu açıdan oyunculuklar konusunda pek bir sıkıntı yok. Bir iki karakter oturmamış sadece. Hikaye de iyi ama kurgu o kadar karışık yapılmış ki bazen takip etmekte zorlanıyorsunuz. Tabi yapılan şovları, kullanılan malzemeleri ve efekleri gördüğünüzde karakterlerin bunları nasıl yaptığı soru işareti sürekli aklınızda dolaşıyor. Okumaya devam et

The Dark Knight Rises

Christopher Nolan‘ın Batman serisinin üçüncü filmi The Dark Knight Rises. Zaten Nolan’ın bu işe bulaşması hakkında şurada zaten bazı açıklamalar yapmıştım. Bunun üzerine pek bir şey koyacağımı düşünmüyorum. Genel olarak bakıldığında iyi bir film var karşımızda. Ama ben Nolan’ın Batman ortamını özümseyemediğim için film bana biraz düz bir filmmiş gibi geldi.

Filmin kurgusu oldukça başarılıydı. aksiyon sahneleri kesinlikle takdire şayandı ancak hikayede bazı kopuklar vardı. Hikaye oldukça basite alınmış gibi geldi bana. Sanki bir ve ikinci filmin akışından sonra bu film sanki daha bir sipariş üzerine olmuş gibi geldi bana. Final ise beni en çok hayal kırıklığına uğratan kısımdı. Final sahneleri aksiyon olsun diye yapılmış biraz mantık dışıydı. Okumaya devam et

Journey 2: The Mysterious Island

Doksan dört dakikalık süresiyle birden başlayıp biten bir film Journey 2: The Mysterious Island. Öyle ki süreyi geçtim filmin hikayesi kurgusu da bu şekilde. Ne zaman adanın şifresi geldi, nasıl geldi, birden bire nasıl çözüldü. Ne zaman kalkıp oraya gidildi. Derken helikopter bulunması, adaya tamda istenildiği gibi varılması, burada her şeyin ve yaşanan maceraların bir çırpıda olması ve geri dönülmesi… Filmi izlerken hangi arada tüm bunlar oldu şaşırdım.

Hikaye oldukça kısır. Filmin bir içeriği yok. Bir şeyler izliyorsunuz ama bunun neden olduğu hakkında bir fikir oluşturamıyorsunuz kafanızda. Üvey babanın, üvey oğluna yaranması, gözüne girme çabası diyebiliriz ancak hiçte bunu veren sahnelerle karşılaşmıyoruz. Film kendi içerisinde oldukça tutarsız. Sırf aksiyon olsun diye mantıksız sahneler var. Aklıma takılan konu ise, adanın belli dönemlerde suyun dibine çökmesi ve sonra tekrar yer yüzüne yükselmesi. Peki burada yaşayan devasa hayvanlar ne oluyor suyun altında bu konuda hiç bir şey söylenmemiş. Tabi tüm bu mantıksızlıklara kafa yorduğunuzda film izlenmez bir hal alıyor.

Dikkatimi çeken bir diğer konu ise karakterlerdi. Hiç bir karakter sağlam ve tutarlı değildi. Hank ve Sean karakterleri ana karakterlerdi. Gabato filmin komedi unsurunu oluşturmak amacıyla eklenmiş basit bir karakterdi. tam anlamıyla bir ayak bağıydı. Kailani’nin ise filmin güzel kız açığını doldurmaktan başla bir işe yaramadığını söyleyebilirim.

Film aksiyonla başlayıp aksiyonla bitiyor. Bu sebepten dolayı aksiyon olsun da ne olursa olsun mantığı güdülmüş. Belirttiğim gibi konu, kurgu, görsellik çok başarılı değil. Filmin Journey to the Center of the Earth tan pek bir farkı yok Zaten onun üzeirne oynanmış bir film. Ancak onun kadar eğlenceli ve üstüne düşünülmüş bir film olduğunu söyleyemeyeceğim.

Hikayeyi kısaca özetlemek gerekirse; Sean dedesinden bir mesaj alır ve bu mesajı çözmeye çalışır. Bu arada üvey babası ile de arası pek iyi değildir. Üvey babası Hank onunla arasını düzeltmek için şifreyi çözmeye yardım eder. Şifreyi çözünce de bu gizemli adaya doğru yola koyulurlar. Gittikleri yerde onları istedikleri koordinata götürecek kimseyi bulamazlar. Onlara yardımcı olan para göz üç kağıtçı Gabato ve güzel kızı Kailani’dir. İstedikleri adaya giderler ve burada Sean dedesini bulur. Ancak ada suların altında kalmak üzere olduğundan adadan kaçmaları gerekmektedir.

Filmi 3D izlemediğim için, 3D konusunda nasıldır bir bilgi veremeyeceğim. Ama konusuna ve oyunculuklarına bakınca, filmi 3D ile kurtarırız edası seziyorum. Aslında bu da zor gibi görünüyor. ben gayet basit çekimlerle karşılaştım. Tüm bu saydıklarıma takılmadığınız zaman bir çırpıda biten bir film. Vakit geçirmek için bire bir. Ama ben takarım diyorsanız, izlemeyin derim.

Yönetmen: Brad Peyton

Senaryo: Brian GunnMark GunnRichard OuttenJules Verne (kitap)

Oyuncular:

Dwayne Johnson
Hank
Michael Caine
Alexander
Josh Hutcherson
Sean
Luis Guzmán
Gabato
Vanessa Hudgens
Kailani
Kristin Davis
Liz

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1397514/

http://www.themysteriousisland.com/