The Rite

Geçtiğimiz gün Escape Plan‘ı izledikten sonra Mikael Håfström‘un The Rite (Ayin) filmini izlemediğimi fark ettim. Zamanında sinemada izleyememiş, sonrasında da filmi izlemeyi unutmuştum. Buradan şu sonuç çıkıyor ki arada izlemeyi unuttuğum onlarca film var.

Neyse The Rite 2011 yapımı. Filmin en büyük bombası ise filmin baş rolünde Anthony Hopkins‘i görmemiz. Zaten filmi kurtaran en büyük öğe de Hopkins’in oyunculuğu. Bunu yanı sıra filmde ne vardı derseniz, söyleyebileceğim tek şey bol bol Hristiyanlık propagandası. Tamam film çekmişsin yaparsın. bunu çok görmüyorum ama film mantık ile din arasında gelip giderken elle tutulur hiç bir şeyi önümüze koyamıyor. Continue reading “The Rite”

Escape Plan

Mikael Håfström‘ün son filmi özelliğine sahip Escape Plan zamanınında gönlümüzde taht kurmuş aksiyonun iki kralını karşımıza çıkarıyor. Tabi her ne kadar ikili aksiyonun altından kalmış olsa da artık dede rollerine bürünmelerinin vakti gelmiş. Her ikisinde botokslu yüzleri mimiklerini göstermiyor bize. Zaten bu ikilinin sert mizaçlarıyla mimik göstermeleri bu zamana kadar görülmüş olay değil zaten. Düşünüyorum da karakter rollerine giremeyecekleri için elden ayaktan düşene kadar onları bu şekilde izleyeceğiz anlaşılan.

Neden ikisinin durumlarına bu kadar değindim bilmiyorum ama yine de eskilerden birilerini görmek çok fena değildi. Hele hele Arnold Schwarzenegger‘in geriye dönüp kameraya bakışları Terminatör’ü yad etmeme sebep oldu. Sylvester Stallone ise zaten yine Rocky’nin kopyasıydı. Continue reading “Escape Plan”