Sorular (mim)

Eskiden daha taze blogger iken sıkça yaptığımız “mim“lemek gibi bir olay vardı. Eskiyip 5. yılı doldurunca mim olayı da gitti tabi ki. Bu işi uzun süreli yapınca ya boş veriyorsunuz, yada sadece yazınızı yazıp çıkıyorsunuz. Ben sanırım ikincisi oldum. Şimdi Ruyayla‘dan mim gelmişken es geçmek olmaz. Cevaplamak bloggerlığın şanından sorular ise şöyle (bu arada üstüne alınan mimlensin şartlandırmıyorum: ) )

MiM – Yaratıcı Bloger Ödülü

Mim sorumlum sevgili Rüyayla rüyasından uyanıp işinin başına döndü. Döner dönmez de ilk mimini yolladı bana. Eh ben de eskisi gibi mimi alıp sahipleniyor ve kimseye vermiyorum. Yani şartları yerine getirmiyorum. Ödül için kendisine teşekkür ediyorum… bunlarda ödülün şartları.. Sizi ödüllendirenin blog linkini yayınlayın. (yayınladım) Ödülün logosunu yayınlayın. (onu da yayınladım) 7 yaratıcı blogger ödüllendirin. (bak işte bunu yapmıyorum, ilk giren yedi bunu benim için kendisi yapsın…) 7 blogun linkini yayınlayın. (bu işi de kendileri yapsınlar tembel adamım ben) Ödüllendirdiklerinizi haberdar edin. (yoruldum aynısını yazmaktan) Hayırlı olsun…

MiM

Mim sorumlum Ruyayla görevini terk ettiğinden beri, bende mim yazmıyordum ancak geçtiğimiz gün coffeé bana ağır bir, mim yollamış, tabi bende bu görevi yerine getiriyorum ama Ruyayla haricinde kimseye mimi göndermiyorum… haberi olsun… mim zor dedim ya işte şöyle… önce uymayacağım kuralları yazmalı… -Mimi gönderen bloga link veriyorsunuz. (verdim) – Üç kişiyi mimliyorsunuz ve mimlediğiniz kişinin bloguna not bırakıyorsunuz. ( Ortaya bıraktım, isteyen alsın, demiyorsunuz.) Ayrıca olabildiğince bu konuda mimlenmemiş blogları seçmek için özen gösteriyorsunuz. (onu da yaptım) – Mimlediğiniz blogların da linkini veriyorsunuz. (onu da yaptım) işte sorular: 1.Dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz? hiç bir şey düşünmüyorum. zaten kaldırılmayacağı garantidir. hem dokunulmadıkları halde bu kadar yaygaya koparıyorlar ki dokunsan ne olurdu acaba… 2.Seçim barajı kaldırılsın mı? Neden? Baraj kalksın kalksın demokrasiye aykırı bir kere… hani demokrasiden bahsediyorsak. ancak türlü fikirler pörtler mi daha değişik kavgalar görür eğlenir miyiz bilmem… 3.Adayların belirlenmesinde nasıl bir yöntem uygulansın? Belli bir mal varlığı …

metalci karının götü yere yakın olur…

velhasıl kelam bu başlık tespite dayalı olup bu saatte yazı yazan bir adam sorguya sual olmaz diye olaya giriyorum.  evet efendim az önce öyle müzikler çalan bir bardan çıktım ki amacım araştırma desem külliyen yalan. zaten uzaktan yakından takip edenler ki bu pek bir kendini bilmezlik oldu tanıyanlar bilir ben biraz metal müzik hadi onu da içinde ayırırsak trash ve death müzik seven bir insanımdır -eğer bu sınıflandırmaya dahil olursak-. Tabi bu iki ayrı türü bu bünye nasıl barındırıyor hiç sormayınız efendim. Akabinde gelecek bir soru da bu yaşa rağmen nasıl dinliyorsundur o da bir muamma. Nerede kalmıştım ne yazacaktım ben… İşte olay böyle bu tespit geçerlidir hepsinin götü yere yakın olum genelinde bir sevgili potansiyeli mevcuttur. Bunların içinde tabiki de gözlerini yeni açmış yavrucaklar var. Kendini metale adamış gibi görünen tiplere amade olmuş daha yeni yeni danlı performans izleyip göklere ulan küçümencecik minnacık tiplere ne demeli. Kurdun sofrasında güzel …

Smart Blogger

  Sevgili Ruyayla bana bir ödül göndermiş sağolsun. Şimdi egoistlik yapıp ödülü kimseye vermeyeceğim ama yapmam gereken bazı şeyler varmış. Ne gibi mi? Mesela bana ödül vereni yazmak gibi… Tabi bu kişinin Ruyayla olduğunu herkes biliyor. Yazmama  gerek var mı? Birde ödüle layık görmem gereken kişilr varmış. Hangi birini yazsam ki? Her ne kadar son zamanlarda sıkça takip edemesem de yanda linkleri olan herkes… linklerini de vermişim zaten oh ne güzel… 🙂 <a href=’http://www.adhood.com/adserver/adclick.php?n=a48358ae’ target=’_blank’><img src=’http://www.adhood.com/adserver/adview.php?what=zone:89726&n=a48358ae’ border=’0′ alt=”></a>

MiM: Kalbinizi çalan eğlemsel hareketler

Mim sorumlum sevgili Ruyayla bu kez bana çok kazık bir mim göndermiş. Daha eline karşı cins eli değimemiş körpecik ben acaba bu mimin yanıtlarından naısl kıvırırım diye düşünürken Ruyayla’nın kaş çatmasıyla bu mimden kaçamayacağımı anladım. Ama ne yazabilidridm ki, göster ama elletme diyen annemin sözlerinden bir derece bile sapmayan ben, ortalığı sürekli ısıtan ve belkide az sonra termometrenin tepesinden içindeki tüm civayı dışarı fırlatacak bu sıcak konu hakkında neler diyebilirdim? Aman Tanrım, şuh bir sıcaklık vücudumdan akıyor parmaklarım hareketsizliğini dahada belirginleştiriyor, yarım aklım kendini çaresizce kafesine çarpıyordu… Ne yapmalıydım, ne yazmalıydım. O vakit dışarıdan geen bebek sesine kanalize oldum. Rosemary’nin şekilsiz doğan bebeğine. Hava boşluğundaki güvercinlerin çırpınışları “annem, annem nidaları” bakınız konuyu saptırmaya nasıl da sebebiyet verdi… Peki topralıyorum… Karşı taraftan beklentim yok, sıkmasın ve birşeyler paylaşabilsin, yaşanan şeylerin dozunu ayarlayabilsin yeter. Yıllardır sürekli hayallerine yada onların yansımalarına aşık olmuş ben sanıyorum onlar kadar mükemmelini bulamayacağım… Anlatamamamın bir nedeni de …

MiM: Aklıma Gelen İlk Cümleler

Mim sorumlum Ruyayla yine bir mimle bana uzanmış. Bu mim diğerlerinden biraz farklı. Aklıma ne gelecekse yazacakmışım… Şİmdi ne desem boş. yani birşeyler önünüze sunulduğu zaman onu yemek ne kadar kolaysa ilk kez tanıştığınız birilerinin ki bu aile olabilir yanında bu yemekleri tüketmek bir o kadarda zordur. Şimdi iş buyur istediğini yaz olunca insan elbette ne yazması gerektiğini şaşırıyor. Serbest yazımı ziyadesiyle yerine getirebilseydim zaten şu anda bu blogda zırvalara yer verilmezdi… Ne bekleyebiliriz ki başka… gerçi düşünüyorum da ben konu olduğu zaman da yazamıyorum. yazmak tembellikle harmanlanıp üstüme sinmiş sanki. eskiden nasıl çağlardı kelimlerim. Şimdi ise kulağında büyük bir acıyla çekip getirmek zorunda kalıyorum… bitti mi sanki? bu kadar yeter ama….

Back to Top