MiM: Boşluklar

Mim sorumlum sevgili Ruyayla beni yine mimlemiş… Yapmam gereken boşlukları doldurmakmış… Bakalım bi…  Alıştırma: Genellikle çok derinlerde sakladığımız kazarak ortaya çıkarabileceğimiz yönlerimiz vardır. Kim ne derse desin hiçbir zaman çok geç değildir. Eksiklerimiz kadar olumlu yönlerimizi de kabul etmek oldukça önemlidir. Cümleleri tamamlayın lütfen: Çocukken hayal kurmanın dozunu kaçırdım. Çocukken ilgi. alaka belki de sevgiden yoksundum. Çocukken ölümlerden yaralanmış olabilirim. Çocukken  pilot, yazar, arkeolog olmayı hayal ederdim. Çocukken fantastik bir gücüm olsun isterdim. Evimizde asla yeterli ilgi olmadı. Çocukken daha fazla ilgi ve sevgiye ihtiyaç duyardım. Bir daha asla kendimi eskisi gibi göremeyeceğim için üzgünüm. Yıllar boyunca doğa üstü şeylerin olup olmadığını merak ettim. Hayata geç kalmalarımdan kaybımdan dolayı hep kendimi suçladım.

MiM: Lakaplar…

Mim sorumlum sevili Ruyayla beni yine mimlemiş. Lakaplarımızı sormuş. Şimdi düşünüyırum da benim pek lakabım olmadı. Yoksa vardı da benim mi haberimi yok bilmiyorum… Zaten bende insanlara pek lakap takmayı sevmem… İsimle seslenmek her zaman önceliğim olmuştur… Kel, salak, aptal, şişko, mor göz gibi rutin lakapların dışında sanırım tek hatırladığım lise döneminde gelip geçici olan “kamış” ve “yazar” lakapları vardı. Kısa sürdü tabii… Neden takıldı pek anımsamıyorum şimdi… Birde zaten sürekli bana söylenen bir şey var… Şimdilerde bu pek söylenmiyor ama can çıkmadan lakap/söz çıkmazmış. Nemiş efendim merak ettiniz mi? Söyleyeyim o zaman… Ayyaşşş bide olmadığı halde “yazar”da sırtımda… Annem bile inanmış ha hay… Sanırım bu kadar… Sevgiler rüyayla…

Elimde değil ama blogunu seviyorum…

Mim sorumlum sevgili Ruyayla yeni bir mim göndermiş bana. Ama bu mim diğerlerinden farklı. Mesele sevgi falan olunca bende 14 şubatı bekledim. Ancak bu mim benim için biraz zor, çünkü bazı şartları var… Şunlar: 1. Seni ödüllendiren blog yazarının linkini vermek. (zaten hep yapıyorum bu basit iş) 2. Bu ödülü 7 blog sahibine daha linklerini vererek göndermek. (bak işte bu zor yediye nasıl indireceğiz ama bakalım…) 3. Seçilen blog yazarlarını durumdan haberdar etmek.(yok canım bu bana göre bir iş değil… zaten kısır döngüye girer, hatta en geç kalan ben olduğum için girmiştir bile…) Ne tembelim ama şartları bile Ruyayla‘dan kopyala yapıştır yaptım 🙂 Şimdi şunlarda yerine getirilen şartlar; 1. Veriyorum sürekli zaten Ruyayla. (Sanki Ruyayla‘yı çok yazdım gibime geldi…) 2. Aslında bu statüye tüm izlediğim bloglar girer ama bir 7 seçmek gerekiyorsa eğer… Gaykedi , Goddess Artemis’ Blog, Rendered Beauty , Sisteki Goriller, Pigmelerle Dans ve AIDSli Yetimler, slacKerBitch, Uçuyoruz ne …

MiM: Çocukluğum

Mim sorumlum Ruyayla beni yine mimlemiş. 🙂 Zaten bu konuyla ilgili bazı şeyleri şurada yazmıştım.  Çok mutlu bir çocukluğum olmadı benim. Ama sonuçta çöcuktuk ufak şeylerden mutlu olasını biliyorduk… Bafra’da doğdum, evde. Annemin temmuzun ortası olmasına rağmen inatla oruç tutmaya devam ettiği sıcak ramazan gününde. Sanıyorum şu anki yemeğe olan düşkünlüğüm bu yüzden. Sabaha karşı doğmuşum. Herşey güzel sorunsuz bir şekilde. Göbek bağım kesilmiş, yıkamak için leğene koymuşlar beni. Daha sonra annem bayılmış ve herkes onunla ilgilenmeye başlamış. Bir kaç dakika sonra kuzenim bağırmış, çocuğun sesi niye çıkmıyor diye. Birde akmışlar ki ben leğenin içinde suyun altında yatıyorum. Hem de ağzımdan kabarcık falan çıkmıyor. Apar topar sudan çıkarıyorlar, herkeste boğuldu mu endişesiyle. Kıcıma iki tokat yeyince başlıyorum bağırmaya. Bu sebeptendir ki beynim biraz sulanmıştır.  Yaramaz bir çocuk değildim. Olamadım da. Daha sonralar asi olarak nitelendirildim ama hep ılımlıydım. Süçük bir mahalle olduğu için vaktimin büyük çoğunu mahalle arkadaşlarımla oynayarak geçirirdim. …

MiM 4×4

Efendim yine mimim Ruyayladan gelmiş. Ahiret sorularına en az 4 adet cevap verecekmişim. Eh hatır için çiğ tavuk yenir. Başlıyorum… Yaptığım 4 iş; 1) Uyumak 2) Yorulmak 3) Yemek yapmak 4) Elektronik cihazlarla uğraşmak… Defalarca izleyebileceğim 4 film; 1) The Fountain 2) Back To The Future Serisi 3) Dark City 4) Stardust  Bu liste uzar zaten gözümü kapadığımda ilk aklıma gelenleri yazdım, 30 geçmiştir sanırım izlenme sayıları… Yaşadığım 4 yer; 1) Odam 2) Şirketteki odam 3) Beşiktaş 4) İstanbul İzlediğim 4 tv programı; Televizyon izlemediğim için bu soruya vereceğim bir cevap yok ama çizfi filmler, denk gelirsem Avrupa Yakası… Tatil için gittiğim 4 yer; 1) Ağva 2) Memleketim 3) Aklıma esen herhangi bir yer 4) Hayallerim En sevdiğim 4 yemek; Böyle bir sınıflandırma yapmadım hiç, içinde et olan her şeyi sevebilme gibi bir özelliğim var ne eti olduğu önemli… ama son zamanlarda Kore mutfağına taktığım için; 1) Bibimbap 2) Kimçi …

MiM – Sorular Sorular

Sevgili Ruyayla topu bana da atmış yani tam adamına. Bakalım sanırım cevaplarken benim de bilmediğim şeyler ortaya çıkacak. 🙂 1.En sevdiğiniz kelime nedir? Lakin 2. En nefret ettiğiniz kelime nedir? Düşündüm de nefret ettiğim Türkçe kelime yok, ama konuşma aralarına yabancı kelimelerin sıkıştırılmasından nefret ediyorum… 3. Sizi ne heyecanlandırır? Sevdiğim bir şeyin “pat” diye ortaya çıkması… 4. Heyecanınızı ne öldürür? Kendi paranoyaklığım… 5. En sevdiğiniz ses nedir? Keman ve gitar… 6. Nefret ettiğiniz ses nedir? Duruma bağlı, genelde yoktur… 7. Hangi mesleği yapmak istemezsiniz? Bu zamana kadar ne yapmadım diye düşünüyorum. Yapmak istemediğim özel bir iş yok. Zorunlu kalmadıkça hiç bir iş yapmak istemem… 8. Hangi doğal yeteneğe sahip olmak istersiniz? Yeyip yeyip kilo almama… 9. Kendiniz olmasaydınız kim olurdunuz? Süper Kene 10. Nerede yaşamak isterdiniz? Seul 11. En önemli kusurunuz nedir? Sürekli kendimle didişmem… 12. Size en fazla keyif veren kötü huyunuz hangisi? Hımm, alkol, tembellik (her ne kadar …

MiM – Gezdim Gördüm aman aman

Sevgili Ruyayla mimlemiş beni. Şimdi yazmadan olmaz ama bu mim benim gibi evden çıkmayan birisi için biraz zor olacak. Eh o da bilseydi zaten böyle bir mimi bana göndermezdi. 🙂 Gittiğim ve sevdiğim yerleri söyleyecekmişim. Belirttiğim gibi aslında evden çıkmam ben çıktığımda ise yakın terleri tercih ederim. Mesela Beşiktaş sahile iner orada otururum. Pek cafe bar alışkanlığım olmadığı için özellikle şuraya gideyim de oturayım gibi bir hevesim yok. Bazen çok sıkın olduğumda, ya Ortaköy, Bebek istikametine doğru yürür, yada Kabataş, Eminönü, bazen Sultan Ahmet ve Taksim yapar dönerim. Biryerlere tıkılık kalmaktansa gezmek benim için daha keyif verici… Ama nerelere otururum diyorsak, belli başlı yerler dışında pek oturup kalkamam tekbaşımaysam daha önce gittiğim yerler olmalı. Mesela şöle sıralıyayım… Beşiktaş; Cafe Pi, Misket Şarap Evi, Çadır (Her yere girmiş çıkmışlığım vardır ama genelde buraları tercih ederim. Balık Pazarında Ahtapot Restorant birde. Çoğunlukla da Misketi. Ev şarabı güzeldir. Pi’nin de koktelylerini unutmamak lazım… …

Back to Top