Spectre

Son James Bond filmi olan Spectre aynı zamanda yirmi dördüncü James Bond filmiymiş. En iyi Bond filmlerinin en eskileri olduğunu düşünen ben bu film sonrasında da fikrimin değişmediğine takıl oldum. Bu filmin bir öncekinden ne farkı vardı diye sorarsanız aslında yoktu. Ama son deride biraz daha iç hesaplaşmaya dönerek kendi içinde kurgusu oturmaya başladı. Ancak aksiyonun yanında konunun pek bir değeri kalmıyor. Birden aksiyon içinde kayboluyorsunuz.

Aksiyon dedim de aslında görmediğimiz James Bond serisini James Bond yapan dudak uçuklatıcı aksiyon sahneleri yoktu. Tamam aksiyon sahneleri olmayabilir ama kamera kullanımıyla bunları farklı hale getirmek farklı haz vermek gibi bir durum da yoktu. Şimdi yiğidi öldürüp hakkını da yemeyelim. Filmde bu zamana kadarki yapılmış en büyük patlama sahnesi mevcut. Güzel de patlamış, ancak patlama sahnesi artık montajdan mıdır nedir ortada çok yapay durmuş. Zaten bu yapaylığı bir kaç sahnede de hissettim. Bence film montaj konusunda sınıfta kalmış. Continue reading “Spectre”

Fasle kargadan

Yönetmen Bahman Ghobadi‘nin İran’ı terk ettikten sonra çektiği ilk film olma özelliğine sahip Fasle kargadan (gergedan mevsimi). Bahman Gobadi’yi severim ancak bu film sanki yönetmenin en sönük ve olmamış filmi gibi. Tabi aksini savunan olabilir ama bu benim düşüncem. Buna sebep hikayedeki boşlukla ve işlenişi sanırım. Diğer Bahman Gobadi filmlerine baktığımda bu film onlardan çok farklı ve çok değişik. Sanki bir Türk filmi edası seziliyor filmde ve yönetmenin diğer filmlerinin bıraktığı tadı bırakmıyor. Continue reading “Fasle kargadan”