Tanıdığımızı bilmediğimiz adam: Taner Yücel

Üst Kültür için sevgili Taner ile yaptığımız söyleşi. Dün akşam itibari ile Taner Yücel’in Altın Koza Film Festivali‘nde En İyi Müzik Ödülü‘nü aldı. Bu vesile ile kendisini tekrar tebrik ediyorum. Cemil Show’un soundtrack albümünün yayınlanmasıyla birlikte, uzun süredir görüşemediğim tanıdığımız melodilerin bestecisi ve albümün mimarı Taner Yücel ile dün, bugün ve gelecek hakkında bir söyleşi yaptık. Keyifle okumanız dileğiyle… Resül: Biz seninle uzun zamandır görüşmüyoruz. 2006 yılından beri sanıyorum. O yıllarda sen Neon’da çalıyordun. Neon’dan sonra ne oldu? Taner: (Güler) Neon’dan sonra ne oldu? Resül: Aslında bir çok şey oldu ben biraz takip ettim ama… Soruyu toparlayamadım. (Güler) Aslında şöyle bir durum var bence herkes seni biliyor ama sen olduğunu bilmiyor. Taner: (Güler) Resül: Ben de böyle bir aydınlanma yaşamıştım zamanında. Sonraki süreci anlatıp bir aydınlatırsan sevinirim… Taner: Tabii ki. Neon’dan hemen sonra zaten uzun süreli bir askerliğim var. Sonrasında da müzik prodüksiyon işlerine girişme ve daha fazla müziğe yoğunlaşma …

Hain eller…

Uzun zamandır amatör seslere yer vermiyordum. Zaten eskiden de verdiğims sayılıdır ya ama genelde amatör gruplar tercihim olurdu. facebook’Ta dolanırken gördüm belki bir çoğunuz izlemişsinizdir ama paylaşmakta fayda var… bir dinleyin karar verin. sanıyorum söz ve müzikte kendisine ait. piyasadakilern yarısından fazlasına fark atar… <a href=’http://www.adhood.com/adserver/adclick.php?n=a48358ae’ target=’_blank’><img src=’http://www.adhood.com/adserver/adview.php?what=zone:89726&n=a48358ae’ border=’0′ alt=”></a>

Ashes And Snow (Küller ve Kar)

Bu anda bana gelirsen, dakikaların saat olur, saatlerin gün, ve günlerin bir ömür olur. Fillerin Prensesine… Tam bir yıl önce kayboldum. O gün bir mektup aldım. Beni fillerle yaşamımın başladığı yere geri çağırıyordu. Lütfen aramızda bir yıldır süren sessizlik için beni bağışla. Bu mektup sessizliği kırdı. Sana yazacağım 365 mektubun ilki. herbir sessizlik günü için bir tane. Asla bu mektuplardaki kendimden fazlası olmayacağım. Bunlar benim kuş yolu haritalarım. ve bunlar doğru olacağını bildiklerimin hepsi. Herşeyi hatırlayacaksın. Herşey öncesi gibi olacak. www.ashesandsnow.org/ http://www.imdb.com/title/tt0493393/  

Are You There?

Usulca başlıyor sessizlik, uzaklardan kapımı çalan yokluğun, derin bir uğultuyla çarpıyor duvarlara. Boynuma son kez geçirdiğim pek özenli ilmiğim. Duvarlarıma yansıyan pembe ışığın bıraktığı inanması güç tenimdeki canlılık… Son bir çırpınış. Kalbimin daha hızlı attığını hissediyorum. Yazılar, çiziler, yazgılar üzerime yansıyan. Kimse mutlu değil, kimse gereksiz değil gökyüznüne dair. Orada mısın? Var mısın? Son bir soluğun üzerine yüzümü buğulandıracak kadar yakın mısın? Titrerken sebepsizce… (Anathema – Are You There: Hiç bir zaman isteyerek dinlemedim bu şarkıyı. Her seferinde kendini dinletti. Winampın her çalışında bilinçsiz bir şekilde tekrara aldı ellerim ve her seferinde önümdeki kağıtlara belirsiz resimler çizdiğimi farkettim taki gerçek hayata dönene dek…) (Amanda Francis’e ait yukardaki çalışma daha fazlası için resme tıklayabilirsiniz.)

Back to Top