Neil Gaiman / Terry Pratchett – Kıyamet Gösterisi (Good Omens)

Kıyametin çeşitli senaryoları izledik okuduk. Duruma Neil Gaiman ve Terry Pratchett’da el atmış ve karşımıza bir Kıyamet hikayesi ile çıkmışlar. Tabi bunu yaparkende sürekli izleyip okuduğumuzdan biraz daha farklı yaklaşmışlar olaya. Bu kıyamet kitabı oldukça eğlenceli. Tamam kitapta kısmi yıkımlar mevcut ama ana hikaye göz önünde bulundurulduğunda aslında farklı ve eğlenceli gelişiyor her şey.

Kıyametin kopması yaklaşmış cennet ve cehennem arasındaki savaş için de her iki böylgenin varlıkları hazırlıklarını tamamlamıştır. İyi ve kötü tarafraki meleklerin ise dünya üzerinde yapacakları işte artık sona gelmiştir. Tabi bu melekler dünya üzerinde yaşaya yaşaya artık insan gibi düşünmeye başlamışlardır.

Sonunda Deccal’in doğum günü gelir. Deccal doğar ve kötülük krallığının muhafızları tarafından gözlenir. Her iki taraf, tarafından da eğitilir. nasıl bir insan olacağını ise Deccal seçecektir. Tabi ki kendisinin şeytanın oğlu olduğunu göz önünde bulundurursak kötü olacağı kesindir. Ancak yıkım derecesi bununla orantılıdır. Deccal büyür. Nihayet belirtilen yaşa ulaştığında her iki tarafın gözlemcileri tuhaf bir şey olduğunu fark eder. Aslında üzerine düştükleri kişi Deccal değildir. Bebekler zamanında karışmıştır.

Diğer taraftan gerçek Deccal küçük bir kasabada arkadaşları ile çetecilik oynar. Bir araya toplandıklarında, cadılardan, hayaletlerden bahsederler ve adlarından bahsettirip ünlü olmak için cadı avcısı olmaya karar verirler. Ancak işin zor tarafı cadıyı nasıl bulacaklarıdır. Bu arada çetenin başı Deccal hikayedeki adıyla Adem dünyayı daha yaşanabilir yer olmak için arkadaşlarıyla beraber düzenlemeler yapar. Ne gariptir ki söylediği ger şey gerçek olur. Yer altındaki Tibetliler, garip uzaylılar.

Bu sırada 1655 yılında Cadı Agnes Çatlak tarafından yazılmış ve bu zamana kadar tek baskısı olan Dakîk ve Kat’î Kehanetleri’ini yüzyıllar boyunca araştırmış bir ailenin kızı da kıyameti engellemek için kollarını sıvar.  Cadı Agnes Çatlak’ın Dakîk ve Kat’î Kehanetleri bu zamana kadarki en doğru bilgi veren kehanet kitabıdır. Tabi kıyameti engellemeye çalışan sadece onlar değildir. Dünya üzerindeki farklı taraftaki ama arkadaş iki melekte kıyametin kopmasını engellemeye çalışır.

Adem ise bilinçli olmasa da bir şekilde dünyanın sonunu getirmektedir. Mahşer’in Dört Atlısı’da (motosikletlisi demeli) ekibe karışarak bir hikayeyi daha eğlenceli hale getirir. Bu arada kitap Yunanistan ile aramızdaki ada krizine de göndermeler yapmış.

Özetlemek gerekirse Neil Gaiman ve Terry Pratchett’in beraber kaleme aldıkları Kıyamet Gösterisi (Good Omens) eğlenceli zevkli farklı bakış açısına sahip bir kitap. Aslında farkında olmadan kıyameti getirdiğimizi anlatıyor bize.

Kitap arkası:

1655 yılında yazılmış ve şimdiye kadarki en doğru kehanet kitabı olan Cadı Agnes Çatlak’ın Dakîk ve Kat’î Kehanetleri’ne göre, cumartesi günü dünyanın sonu. Önümüzdeki Cumartesi. Akşam yemeğinden hemen önce.

İyilik ve Kötülük orduları toplanıyorlar. Her şey Büyük Plan’a uygun ilerliyor gibi. Yalnız ufak bir pürüz var. Birazcık müşkülpesent bir melek ile sefahat düşkünü bir iblis yaklaşan bu coşku dolu anın gelişini hiç de iple çekmiyorlar. Ha unutmadan, birileri Deccal’ı yanlış yere göndermişe benziyor.

“Kıyamet daha önce hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı.”
Clive Barker

“Thomas Pynchon, Tom Robbins ve Don DeLillo işbirliği yapsaydı, ancak bu kadar olurdu… İnanılmaz.”
Washington Post

“Otostopçunun Galaksi Rehberi’nin soyundan geliyor…”
New York Times

“Monty Python Uçan Sirk’in kaleme aldığı Vahiy Kitabı gibi adeta.”
Phoenix New Times
Türkçe (Orijinal Dili:İngilizce)

416 s. — 2. Hamur– Ciltsiz — 14 x 20 cm
İstanbul, 2012
ISBN : 9786053751830
Çeviri : Niran Elçi
Yayın Evi: İthaki Yayınları

Neil Gaiman – Sandman

Ne zamandır seriyi okuma düşüncem vardı. Son kitap fuarında seri gözüme ilişince de hemen alıp okuma merakımı gidereyim dedim. Neil Gaiman’ın Sandman serisi hakkında pek söz söylemeye gerek yok. SandmanDC Comics/Vertigo tarafından 1988 ile 1996 yılları arasında, 10 cilt halinde toplam 75 sayıdan oluşarak yayınlanmış bir çizgi roman serisi.

Sandman klasik kahraman çizgi romanlarının dışında mitolojik, korku, fantastik öğelerde taşıyor. Öyle ki tüm bu öğeler bir araya başarılı bir şekilde toplanmış. Klasik bir insan hayatını da, doğa üstü bir yaratığı da, bildiğimiz süper kahramanları da çizgi roman içerisinde görebiliyoruz.

Çizgi romanın ana kahramanı, ince uzun boylu, kabarık siyah saçlı, beyaz gözlü, siyah pelerinli Dream’dir. Dream rüya ve hayal ile ilgili tüm tanrı ve güçlerin vücut bulmuş halidir. Kendisi Yunan Mitolojisindeki Rüya Tanrısıdır. Hikaye Ölüm tanrısının bir grup insan tarafından bir ayinle dünyada yıllarda alı konulur. Nihayet onu alıkoyan insan ölünce serbest kalır ve kaybettiklerini almak için geri döner. Ama krallığı elinden gitmiş, güçlerini sakladığı eşyaları kaybolmuştur. Dream bu eşyalarını bulmak için ilk ciltte maceraya atılır.

Bu sırada Dream’ın kardeşleri Destiny, Death, Destruction, Desire, Despair, Delirium ile olan ilişkileri de hikayede yer alır. Sandman, A Midsummer Nights Dream öyküsüyle 1991 yılında Dünya Fantastik Edebiyatı Ödülünü almış ve bu ödülü alan ilk ve tek çizgi romandır. Tabi yarışma kuralları bir başka çizgi roman bu ödülü alamasın diye değiştirildiği için değiştirilmiş böyle de bir durum var.

Ama okunması gerekenler arasında Sandman.

Serinin Kitapları,

Sandman 1 – Düş Müziği
Sandman 2 – Bebek Evi
Sandman 3 – Düş Ülkesi
Sandman 4 – Sisler Mevsimi
Sandman 5 – Sen Oyunu
Sandman 6 – Fabllar ve Yansımalar
Sandman 7 – Kısa Yaşamlar
Sandman 8 – Dünyaların Sonu
Sandman 9 – Merhametliler
Sandman 10 – Uyanış
Sandman 11 – Ebedi Geceler

Kitap Arkası

Sabahları uyandığımızda gözlerimizdeki çapakların sahibi Sandman’dir. Uykuya dalmadan önce gelir ve rüya görmemiz için gözlerimize büyülü bir kum serper. Uyanışa doğru o büyülü zerrecikler çapaklaşır…

’90’lara damgasını vuran ve yıllar boyunca yeni sayıları merakla beklenen Sandman’in bir kült olmasının arkasında birçok neden var. Çizgi roman dünyasının en çok aranılan çizerleri ve hikayeleri ile film dünyasını peşinden koşturan Neil Gaiman’ın birlikte yarattıkları destansı çizgi romanı Sandman, bir matruşka gibi her sayısında nice sürprizlere gebe olan bir epik. Modern mitoloji ile gece kadar siyah bir fantastik edebiyatın zengin birlikteliğini, tarihe malolmuş tiyatro eserleri ile modern zamanın kurgusunu ve efsanelerini hiç bir dikiş izi olmaksızın ören bir roman. Bu yüzden de dünya tarihinde ilk defa bir çizgi romanın ‘Dünya Fantastik Edebiyat Ödülleri’nde ‘En İyi Kısa Hikaye Ödülü’nü almasına şaşırmamak gerekiyor.

Ölüm, rüyalar, tutku, yok etme arzusu, hezeyan, umutsuzluk ve kaderin birer bedene ve ruha sahip olduklarını Endless ailesi ile anlayacaksınız. Ve soluklarını ensenizde hissetmeniz an meselesi!

Sandman’i okuduktan sonra Endless ailesi bir daha aklınızdan çıkmayan bir parçanız olacak çünkü hayat onlarla daha anlamlı…

Çeviren: E. Ece Esmer
Yayın Yılı: 2000
Orjinal Adı: The Sandman
240 sayfa
1. Hm. Kağıt
15,5×24 cm
Karton Kapak
ISBN:9758518003
Dili: TÜRKÇE

Neverwhere

Neverwhere (Yokyer) için kitap yorumumu Kişisel Depresyon Anları‘nda yapmıştım bu sebepten ötürü bu yazı hikayeyi içermeyeceğinden dolayı biraz kısa olacak. Yazının sonunda da aslında kitabın bir televizyon dizisi olacakken kitaba döndüğünü söylemiştim. Aynı dönemle paralel dizisi de çekilmiş kitabın. Yoksa dizinin mi kitabı burada tereddütte kaldım.

Sonuç olarak Gaiman senaryoda eksik kalan yerleri tamamlamak amaçlı kitabı piyasaya çıkarmış kitap beklenenden daha çok ses getirince ses cd’leri ve çizgi roman olarakta piyasaya sürülmüş. Neverwhere dizi olarak 1996 yılında BBC 2’de yayınlanmış. Dizi altı bölümden oluşmakta ve toplam süresi 180 dakika. Bu bağlamda aslında bu eser BBC tarafından biraz hafife alınmış diyebilirim. Continue reading “Neverwhere”

Mezarlık Kitabı – The Graveyard Book / Neil Gaiman

Neil Gaiman’ın 2009 Hugo En İyi Roman ödülü aldığı kitabı Mezarlık Kitabı (The Graveyard Book). Yine anlatım dili olarak ve hayal dünyası olarak Gaiman bizi kitabın içine çekmeyi başarıyor. Bu kitap biraz daha çocuk kitabı. Ancak biraz daha çocuk gibi hisseden yetişkinlerin de zevkle okuyacağı bir kitap.

Aslında bu kitap için diğer okuduğum Gaiman kitaplarından daha sönük diyebilirim. Ancak gerek anlatım dili olsun, gerekse hikaye kurgusu hikayenin içerisine okuyucuyu çekmeyi başarıyor. Kolay okunuşu bir film tadında kitabın ilerlemesine sebep oluyor. Zaten Gaiman’ın yazımı hakkında pek yorum yapmaya gerek yok.

Bir aile adı Jack olan adam tarafından katledilir. Anne, bana, ve bir çocuk. Ancak yeni yürümeye başlamış küçük bir bebek tesadüfen evden kaçar. Katil onun izini sürer ancak onu bir türlü bulamaz. Küçük bebek ise yakın yerdeki bir mezarlığa saklanmıştır. Burada çocuğa eski mezarlıktaki hayaletler yarım eder. Onu büyütürler ve ona Bod adını verirler. Bod mezarlıkta bir çok şeyi öğrenir. Ancak katili hala peşindedir ve korunması gerekmektedir.

Meraklısı için çok güzel ve zevkli bir kitap Mezarlık Kitabı.

Kitap Arkası:

Arkadaşlarının Bod diye hitap ettiği Nobody Owens normal bir çocuktur.

Eğer bir mezarlıkta yaşamasaydı, hayaletler tarafından büyütülüp yetiştirilmeseydi ve yanında ne canlıların ne de ölülerin dünyasına ait olan sadık bir koruyucusu olmasaydı, Bod tamamıyla normal olurdu.

Bir çocuk için mezarlıkta tehlikeler ve maceralar vardır –tepenin altındaki çok yaşlı Çivit Renkli Adam, gulyabanilerin terk edilmiş şehrinin bulunduğu çöle açılan bir geçit, korkunç bir tehdit saçan tuhaf Bekçi…

Ama Bod mezarlıktan ayrılırsa, ailesini de öldürmüş olan Jack denen adamın saldırısına uğrayacaktır…

“Sınırlar her zaman vardır –mezarlık ile onun ötesindeki dünya arasında, hayat ile ölüm arasında ve onların kesiştiği yerde.”

Neil Gaiman

“Bir çocuğu büyütmek için koca bir mezarlık gerekir. Bu kitapta en keyif aldığım şey, Bod’un kendi güzel ve harap mezarlığında ölü ve canlı arkadaşlarıyla büyümesini görmekti. Mezarlık Kitabı Neil Gaiman’ın bir başka şaşırtıcı ve harika eseri…”

— Audrey Niffenegger, Zaman Yolcusunun Karısı’nın yazarı.

“Açıkçası, Mezarlık Kitabı Neil Gaiman’ın şimdiye kadar yazdığı en iyi kitap. Kendisinin, büyüleyiciliği, cana yakınlığı, korkutuculuğu ve dehşeti tek bir fantezide toplamayı nasıl başardığını asla öğrenemeyeceğim, ama ihtişam dolu bir iş çıkardığı kesin…”

— Diana Wynne Jones, Howl’s Moving Castle’ın yazarı.

2009 Newberry Medal Ödülü

2009 Hugo Ödülü – En İyi Roman

Çeviren: Evrim Öncül
Yayın Yılı: 2009
3. Hm. Kağıt
320 sayfa
13,5×19 cm
Karton Kapak
ISBN:6053750024
Dili: TÜRKÇE

Amerikan Tanrıları (American Gods) – Neil Gaiman

Neil Gaiman’a Hugo ödülünü kazandıran roman Amerikan Tanrıları başarılı kurgusu ile insanların var olduğu sürece tarih boyu taptıkları tanrılar ile, günümüz dünyasının tapılan materyallerini (tanrılarını) karşımıza getiriyor. Bu eski ve yeni nesil tanrılar iktidarı ellerine almak için büyük bir savaşın eşiğine gelirler. Tabi bu anlatım tam anlamıyla kitabın anlattıklarını ifade etmeye yetmez.

Kitap, Gölge adlı karakterin hapisten çıktıktan sonra başına gelen olayları anlatır. Gölge karısının ölümü üzerine erken tahliye edilir. Hapisten çıktığında ise Çarşamba isimli bir adam onu yanında işe alır. Yapması gereken şey onun getir götür işlerini yapmaktır. Gölge işi kabul eder. Ancak Çarşamba’nın yanında farklı kişilerle tanışı. Hatta farklı bir dünyanın varlığını görür. Birden bire tanrılar arası bir savaşta kendini bulu.

Tabi kitap bunlardan daha fazlasını vaat ediyor. Kesinlikle okunması gerekenler arasında. Saçma gibi görünen tanrılar kavramı aslında yaşadığımız dünyada nelere minnet ve bağımlılık duyduğumuzu açık bir şekilde gösteriyor bize.

Kitabın okuduğum baskısı İthaki yayın evinden çıkmış. Ancak belirtmem lazım ki kitapta dizgi hataları mevcut ve bu kitabın okunmasını zorlaştırıyor. Gaiman’ın aynı yayın evinden çıkan Yıldız Tozu ve Yokyer kitaplarının çevirileri su gibi okunurken, Amerikan Tanrıları’ndaki cümlelerin sonu bitmek gelmiyor gibi. Anlayabilmek için çoğu yerde tekrar okuma yapmak zorunda kalıyorsunuz. Yani kitapta akıcı bir çeviri yok ama buna da şükür demekten kendimi alı  koyamıyorum. (Sorun bende olabilir mi, o da ayrı bir konu tabi.) Orijinal dilinde okuyabilsek keşke…

Kitaptan bir kaç alıntı yapmak isterim cümleleri bitirirken… Bir de unutmadan söylemek lazım HBO 6 sezonluk bir dizi olarak ekranlara getirmeyi düşünüyor kitabı. Merakla bekliyorum…

” ‘Ben salak kutusuyum. Ben tv’yim. Ben her şeyi gören göz ve katot ışının dünyasıyım. Ben gaf tüpüyüm. Ben ailelerin tapınmak için önünde toplandıkları küçük sunağım.”

” ‘Sen televizyon musun, yoksa televizyondaki biri mi?’
‘Televizyon bir sunaktır. Ben insanların adına kurban verdikleri şeyim.’
‘Ne kurban ederler?’ diye sordu gölge.
‘Çoğunlukla zamanlarını. bazen birbirlerini…’ “
“gerçekten tehlikeli kimseler, ne yaparlarsa yapsınlar, sadece doğru şeyi yaptıklarına inanan kişilerdir. işte bu, onları tehlikeli yapar.”

Arka Kapak

HAZIRLANIN… FIRTINA YAKLAŞIYOR…

Yarattığı kahramanlar ve atmosferlerle hayal gücünüzü şenlendiren Neil Gaiman, Amerikan Tanrıları’nda size hem tanıdık hem de tamamen yabancı bir dünyanın kapılarını aralıyor…

Amerika’da tanrılar ve mitolojik yaratıklarla yapacağınız bu müthiş yolculuk başınızı döndürecek…

Geçmişte birtakım kirli işlere bulaşmış olan Gölge, cezasını tamamlamak üzeredir. Artık tek istediği, eşi Laura’yla birlikte sessiz sakin bir yaşam sürmek ve beladan mümkün mertebe uzak durmaktır. Ta ki, eşinin korkunç bir kazada hayatını kaybettiğini öğrenene kadar.

Cenazeye gitmek üzere bindiği uçakta bir adamla tanışır. İsminin Çarşamba olduğunu söyleyen bu düzgün giyimli, yaşlı adam, Gölge hakkında hiç kimsenin, hattâ kendisinin bile bilmediği şeyler anlatır ve… onu yaklaşan fırtınaya karşı uyarır. Bundan böyle artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır, çünkü günlük hayatın o sakin yüzeyinin altında, Amerika’nın ruhunu ele geçirmek için büyük bir savaş kopmak üzeredir.

“Amerikan Tanrıları bir tür mucize. Okunması gereken çok önemli bir kitap…” Jonathan Carroll

“Gizem, hiciv, seks, dehşet, şiirsel anlatı –Amerikan Tanrıları tüm bu unsurları bir araya getirerek okuyucuyu avucunun içine alıyor.” The Washington Post

(Günün fırsatı müşteri başına 3 adetle sınırlıdır.)

Yazar:Neil Gaiman
Çevirmen:Niran Elçi
Sayfa Sayısı: 618
Dili: Türkçe
Yayınevi: İthaki Yayınları