Etiket arşivi: Nihal Yalçın

Beş Kardeş

Şimdi bu dizi hakkında ne yazabilirim diye düşündüm bir süre. Hatta ne yazayım diye ekşi sözlükte falan dolandım birileri bir şey demiş mi ne olmuş diye. Dolandım dedim de ilk yorumlara göz attım daha dizinin başladığı yorumlarına gelmeden sıkıldım ve vakit geç oluyor oturmayayım da yazayım dedim. İyi de oldu sanki. Okumaya devam et

Yalan Dünya

Dizi 2012 yılında başlamıştı. Şimdi o zaman niye yazmadın da şimdi yazıyorsun diye soran olabilir. Muhtemelen arada kaynadı ya da ben diziyi sürekli pür dikkat izlemediğim için muhtemelen arada kaynadı. Ancak böyle parça parça izlememe rağmen merak ettiğim bir durumda dizinin hala yayında olması. Ondan daha iyi diziler yayından kalktı,. Gerçi bu kıyasa girersek nice diziler var, yayından kalması gereken ve sürekli duran. Ancak Yalan Dünya benim için geç geldiğim işten yorgun argın eblek eblek televizyon karşısına geçip bir yandan başka işlerle uğraşırken bir yandan da evde ses olması anlamına geliyor. Dizi de herhangi kafa yoracak bir şey olmadığı için kolayca izlenip geçiyor. Okumaya devam et

Araf / Somewhere In Between

Filmi uzun zamandır merak ediyordum ancak bir türkü aklıma getirip izleyememiştim. Hazır festival dolayısıyla fırsat bulmuşken kaçırmayayım dedim. Filmi izlemek isteme sebeplerimin başında filmde ‘ün olması. Kesinini çok sevdiğimden değil de bu film sebebi ile 19. Altın Koza Film Festivalinden ve de 2012 Moskova 2morrow Film Festivalinden ödülle dönmüş olması. Kendisini bir iki dizide görmüş mıy mıy oyunculuğu karşısında Araf’taki oyunculuğu ile nasıl ödül aldığını sorgulamaya başlamıştım. Filmi izlemem tüm merakımı giderdi. Tamam güzel kız ama bu gidişle çok gelecek vaat eden bir oyuncu olduğunu düşünmüyorum.

Filmin yönetmen ve senaristi . Bu kendisinin izlediğim ilk filmi. Pandora’nın Kutusu’na bir çok kez niyetlenmiş ancak izleyememiştim. Bu sebepten dolayı genel bir Yeşim Ustaoğlu film analizi yapamayacağım. Acak filmin en büyük özelliği hikayenin gerçeklik sularında gezmesi. Hikaye bizi çok fazla meraka sürüklememekle beraber, oldukça klasik bir final sunuyor. Filmi bitirip arkasından baktığımda ise aslında bildiğimiz bir şeyden fazlasını söylemediğini görüyoruz. Bu olay o kadar düz anlatılmış ki filmin etkileyici hiç bir yanı yok. Okumaya devam et

Yeraltı

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar eserinden esinlenerek ‘un senaryosunu yazıp yönettiği film Yeraltı. Filmde anlatılan kitabın ikinci bölümüne denk gelmekte. Tabi Yeraltından Notlar beyaz perdeye uyarlanması çok zor bir kitap. Hatta uyarlamak imkansız gibi bir şey. Zeki Demirkubuz’un karşımıza sunduğu şey ise bire bir olmasa da hikayenin temelini karşımıza getirmek.

Film Zeki Demirkubuz’un diğer filmlerinin yanında daha sönük diyebilirim. Ancak tek başına bakıldığında iyi bir film. Filmin her sahnesinden bir pay çıkartılabilir. Ankara’nın gri tonu filmin karanlık atmosferini yakalamasında oldukça yardımcı olmuş. Film yavaş ilerlerken, her bir karenin ana karakterin de yardımıyla içine çekiliyorsunuz. bu da ana karakter içe empati kurmanızı sağlıyor. Okumaya devam et

Berlin Kaplanı

‘in en sönük ve boş filmlerinden biri diyebilirim bu film için. Yan karakter olarak bir oynadığı filmlerde bu kadar boş bir hikaye ve senaryo ile karşılaştığımı söyleyemeyeceğim. Bu da bende zorlama bir film olmuş sanki Ata Demirer bu filmi yapmamış hissi uyandırdı. Filmin Eyvah Eyvah serisinin çok altında olduğunu belirtmeliyim.

Eyvah Eyvah serilerinde, film bir tempoda başlayıp hızını alarak devam ediyor. Ancak Berlin Kaplanı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Bir çok yerde sanki bir kaç skeçi birbirine yapıştırdıklarını hissettim. Film bir yerde temposunu almış devam ederken, birden bire anlamsız yönlere kaçıyor. Hız düşüyor, alakasız yerlere varıyor konu. Hikaye oldukça basit. Diğer filmlerin de hikayeleri çok iyiydi diyemeyeceğim ama karakterler ve işleyiş bunu başarılı şekilde hissettiriyordu bize.

Filmde bir tür karmaşası var. Komedi, drama arasında git geller yaşamış. Hiç birini de tam anlamıyla beceremediğinden ne tam anlamıyla güldürebilmiş, ne de tam anlamıyla duygu yoğunluğu yaşatabilmiş. Ata Demirer’in oyunculuğu şivesi iyi olasına rağmen diğer oyuncular biraz yapıştırma gibi duruyor. Oyunculuklar için iyi diyemeyeceğim. Tabi bu arada hikayedeki eksiklikler, göze çarpınca izleyen ister istemez filmden biraz kopuyor.

Espriler ve olaylar çok yüzeysel tutulmuş. Biraz daha çocukça bir film izliyoruz. Eğer filmi ana karakter olan Ayhan üzerinden anlatmayıp, yeğeninin gözünden anlatsalarmış bir çocuk filmi izliyoruz edasında çok şey istemezmişiz. Hacı’nın Cemal’i ayağından vurduktan sonra keyfi yerinde bir halde Hacı’nın kebapçısında bedavaya kebap yemesi, masada yemek yerken çocuk için yapılan aikido gösterisi sonunda Nuretti’nin elinin çorbaya girmesi çocuklar için yapılmış enstantanelerden. Tabi futbol seçmelerini, mahalle maçlarını saymıyorum.

Film Necati Bilgiç‘i on yıl aradan sonra beyaz perdeye taşımış ancak kendisi için bu rolün çok uygun olduğunu düşünmüyorum. Nurettin karakterinin uyanık geçinen yapısını belki bu oyuncu daha iyi aktarabilirdi ama olmamış. Tüm karakterlerde önceden de belirttiğim gibi bir yapmacıklık söz konusu.

Filmin tek artısı, Ayhan karakterinin şivesi. Espriler biraz daha Almanya’da yaşayan Türkler’e yönelik espriler ama onlar için de çok iyi diyemeyeceğim. Elvan karakteri ise tam anlamıyla gereksiz bir karakter. Filmlerin olmazsa olmazı aşk hususunu tamamlamak için koyulmuş yapma bir karakter. Filmin çekim teknikleri de çok iyi diyemeyeceğim. Ancak seçilen mekanlar başarılıydı.

Filmin konusu ise kısaca şöyle: Ayhan Kaplan Almanya’nın Berlin kentinde yaşamaktadır. İri bedeninin de avantajı ile yaşamını boksör olarak idame ettirmektedir. Ancan son dönemde boks işleri de pek iyi gitmediğinden yeni yetme çocuklara yenilmeye başlamıştır. Bu sebepten dolayı arada sırada bodyguardlık yapmaktadır. Ayhan ve antrenörü Cemal bu sebepten dolayı borç içinde yüzmektedirler. Günün birinde onlara şike yapmaları konusunda bir teklif gelir. Ayhan maçta yenilecektir ve parayı alacaktır. Ayhan bunu kabul etmek istemese de paraya sıkışıklığndan dolayı tamam der. Ancak ringe çıktıklarında ona bir şey olur ve rakibini yener. Tabi bütün herkes onun peşine takılmıştır.

Bu sırada Türkiye’den eniştesi onu ziyarete gelir ve beraber Türkiye’ye dönerler. Türkiye’de ise yeni insanlarla tanışır. Eniştesi’nin amacı ortağı olduğu yerleri imzasını alarak satmaktır. Paraya ihtiyacı olan Ayhan’ı ise bilinçsizce üçkağıda gelip kağıdı imzalar. Ancak hiç bir şey istedikleri gibi gelişmez.

Film bir sinema filminden çok bir televizyon filmi tadındaydı. Sinema filmi olarak beni tatmin etmedi. Konusu aman aman olmamasına rağmen daha iyi bir film çıkabilirdi karşımıza ama olmamış. Umuyorum ki bir sonraki film bu şekilde hayal kırıklığına uğratmaz.

Yönetmen: Hakan Algül

Senaryo: Ata Demirer

Oyuncular:

Ata Demirer
Ayhan Kaplan
Tarik Ünlüoglu
Cemal
Numan Açar
Hoca
Necati Bilgiç
Nurettin
Tonguç Oksal
Muzo
Tim Seyfi
Özlem Türkad
Pakize
Nihal Yalcin
Elvan
Cemil Özbayer

Linkler:

http://www.berlinkaplani.com/

http://www.imdb.com/title/tt2142711/