Nisan (Bölüm Dört)

Kapıyı açıyor. Doğa’yı karşısında, kırmızı eşofmanlarıyla görünce yatıya gelen biriymiş gibi algılıyor birden bire. Biran için Doğa’nın gülen yüzüne bakınca hatırlıyor bugün ders çalışacaklarını. “Ah Doğa, geldin mi, geç içeri, ders çalışacaktık değil mi bu gün?” “Evet ama eğer müsait değilsen…” Aslında bu durum onunda işine gelirdi. “Yok yok geç …

Nisan (Bölüm Üç)

Evden telaşla çıkıyor, hızlı adımlarla merdiveni inip, binanın girişindeki posta kutularından üzerinde ismi olana bakıyor. İçinde iki adet uzun zarf var, kredi kartı ekstresi ve telefon faturası. Bakmadan cebine atıyor ikisini de. Ve aynı hızla kapıyı çarparak apartmandan çıkıyor. Hayır bu telaş değil, alışkanlık, evden çıkması, hızla yürümesi, yaptığı bütün …

Nisan (Bölüm İki)

Odanın içersinde ağır bir koku, hapis olmuş durumda. O bile odanın bunaltıcı havasından sıkılmış biran önce odayı terk etmek için, şu yatakta uzanan insanın uyanmasını bekliyor. Başkalarına muhtaç olmak ne kadar acı. Ufak hava akımları oluşturuyor, burnunun ucunda dolanıyor, velhasıl şu insan parçasının uykusunu bir türlü bölemiyordu. Sonra vazgeçmişliğe yenik …

Nisan (Bölüm Bir)

NİSAN “her mevsim aynı başlar kendini bilerek “ Evden telaşla çıkıyor. Hızlı adımlarla merdiveni inip, eski, köhne binanın kazınmış boyaları ardından paslanmış metal iskeletini gösteren kapının acınası haline aldırmadan kapıyı ardından sertçe vuruyor. “Güne kendinden emin başlamak, günü geçişini kolaylaştırmaktır.” diye hatırlatıyor kendine ama daha kendine düştüğü notun ilk saniyesinde, …

Back to Top