Event Horizon

Filmi televizyon kanallarında denk gelerek izlemiştim ancak ancak Türkçe dublaj ve sürekli reklam arasında film izleme uğraşıyla bir filmi ne kadar izleyebilirsiniz ki? Film banada o dönem için sıradan bir film gelmişti. Ancak geçtiğimiz günlerde aklıma takılan bir konunun araştırmasını yaparken (evet kara delikler falan ne alaka değil mi?) bir sebep bu filme ulaştım ve yeniden izlemeye karar verdim. Continue reading “Event Horizon”

Resident Evil: Retribution

Resident Evil: Retribution hakkında ne yazsam bilemedim. After Life için zaten işe yaramaz demiştim. Bu film için de farklı bir şey söylemek gelmiyor içimden. Tamamen serinin adına güvenerek nasılsa izleyen olur amacı ile yapılmış. Senarist ve yönetmen Paul W.S. Anderson ilk üç filmin güzelliğine sığınmaya devam ediyor.

Bir önceki filmde olduğu gibi bu filmde de bir konu yok. Alice’in hapishaneden kaçmasını hesaba katmasak. Ancak bir buçuk saat boyunca bunu izlemekte sıkıyor. Zaten filmin açılışı bir önceki filmin bitişi oluyor. Ama neyin nasıl olduğunu anlamam hayli uzun sürdü. Hikayeleri birleştirme konusunda oldukça başarısız bir seri. Continue reading “Resident Evil: Retribution”

Resident Evil: Afterlife

Seriyi takip eden biri olarak (nasıl takip ettiğim, belli oluyordur) aslında bu filmi pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Tamam filmde aksiyonun dibine vurulmuş, baştan sona kadar, paldır küldür film ilerliyor, ama filmin altı yine boş. Bu kimdi, bu bunu niye öldürdü, olay ne nedir, diye sorup duruyorsunuz. Filmde tek izlenme öğesi, Milla Jovovich ve Ali Larter. Tabi filmin 3D çekildiğini de hesaba katarsak acaba filmin 3D zevki daha farklı olur muydu diye düşünmeden edemiyorum. Continue reading “Resident Evil: Afterlife”