Mavi Pansiyon

Nezih Ünen‘i yollardır yaptığı müziklerle tanıyoruz. En son Anadolu’nun kayıp şarkıiları adlı belgeselle izlemiştim kendisini. Oldukça başarılı da bulduğum bir yapımdı Anadolu’nun Kayıp Şarkıları. Kamera işinden hoşlanmış olacak ki kendi yazıp yönettiği Mavi Pansiyon ile çıktı karşımıza. Film sanki biraz keyfi çekilmiş. Yani öyle iş olsun derdi yok. Gayet rahat bir film. Senaryo da çok fazla düşünülmemiş. Sanki ekip bir pansiyonda tatildeymiş, burayı çok sevdik haydi film çekelim demişler.

Hemen konuya gireyim daha sonra biraz senaryo hakkında fikirlerimi sıralarım. Ahmet başarılı ve hovarda bir avukattır. Karısı bahardan yeni ayrılmış ve üzerindeki bunalımı yeni atmıştır. Bu durumdan kurtulmak için de her zaman yaz tatillerinde gittiği Ege sahilindeki Mavi Pansiyon’a gider. Ahmet çok sevdiği karısından boşandıktan sonra artık aşkın olmadığını düşünmeye başlamıştır. Aynı pansiyonda tatil yapan iki arkadaş dikkatini çeker. Birisi piyanist Bahar, diğeri ise oyuncu Esra’dır. İkili çok yakın arkadaş olmalarına rağmen çok farklı kişiliğe sahiptirler. Esra rahat ve vurdumduymaz, Bahar ise romantik ve duygusaldır. Continue reading “Mavi Pansiyon”

Dabbe 5: Zehr-i Cin


Yine bir  filmi vizyonda ve ben de bu sebebpten dolayı sinemanın yolunu tuttum. Mevzu Türk korku sineması olması ve benim Karacadağ’a olan ilgim. Eski yazılardan bu ilginin sebebini az çok çıkartabilirsiniz. Bir de sanıyorum Dabbe serisi Türk sinema tarihinin en uzun soluklu seri filmi olmasına aday. Lakin ilk filmle başlayan kurgunun hala hayalini kurmaktayım. Film güya üçleme olarak kıyamete kadar uzanacaktı. Hatta küçük bir kıyamet senaryosu D@bbe 2‘de yapılmıştı. Sonra gelen filmler ise genel hikayeden kopup -bu arada küçük bağlantılar vererek- ilerledi. Ben artık Dabbe serisinde kıyameti göreceğimden şüpheye düşmeye başladım. Hikaye artık klasik cin hikayeleri ötesine çıkmamaya başladı. Continue reading “Dabbe 5: Zehr-i Cin”