Buralarda yokken izlediklerim

Bir süredir sesim çıkmıyordu. Bir hastalığa tutuldum tamemen alden ayaktan düşürdü beni diyebilirim. Haftalarca boş boş yattım. İledim tabiki ama yazmak dışında diğer şeyleri ben eylemden saymıyorum. Neyse, çok fazla film birikmiş. Şeytanın bacağını kırıp bir yazı yayınlayayım dedim. Fazla film olduğu için tek bir cümle ile tüm filmleri özetlemeye çalışacağım. Kolay gelsin bana. The Bridges of Madison County (1995) Clint Eastwood imzalı romantik bir film. Francesca Johnson öldükten sonra çocukları ona yazılmış aşk mektupları bulurlar. Tavsiye üzerine izledim. Eastwood pek oturmamış filme. *** On Body and Soul (2017) Orjinal adı Testrol Es Lelekrol olan Macar yapımı film 67. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü kazanmış. Filmin yönetmeni Ildikó Enyedi. Filmde bana çok fazla gereksiz sahne varmış gibi geldi. O sahneler arasında ne anlattı diye sordum. *** Sinsiran: Yasak ask (2017) Filmin yönetmen koltuğunda Samet Çakirtas var. Filmde artı bir şey yok sürekli izlediğimiz şeyler ve olaylar. Bu  flimde de yasak ilişki yaşayan bir kadın sevgilisi ile …

Minions

Despicable Me serisinde Minyonlar gönlüme taht kurmuş, hiç oyunlarla alakası olmayan ben Minions oyununu indirmiş oynamaya başlamıştım. Tabi oynamak derken sadece karakterlere bakıyor, garip sesler çıkarışlarına da gülüyordum. Minyonları izlemek benim için ayrı bir keyifti. Bu filmi de aynı keyfi almak için izledim. Keyif aldım mı, evet aldım ama nedense Despicable Me serisindeki kadar keyif vermedi Minyonlar. Bunun başlıca sebeplerinden biri sayılarının fazla olmasından çok aslında üç minyonun ekipten ayrılmasıydı. Filmin başında da her birinin ayrı özelliklerinden bahsederken içlerinden birilerini ayırıp onları ayrı bir maceraya atmak bence çok mantıklı bir işi değildi. Lakin yapmışlar. Bende izledim.

Despicable Me 2

İlk film ile birlikte Gru kalbimizde taht kurmuştu. Kötü olma arzusu ve kötü olmak için harcadığı çaba gerçekten takdire şayandı. Tabi onun önüne çıkan tek engel ise küçük kızlardı. İlk filmde Gru ufak fak doğru yolu bulmaya başlamıştı. İkinci film ile birlikte Gru’yu tam bir aile ve kız babası olarak görüyoruz. Öyle ki Gru o kadar sıradanlaşmıştır ki komşularının kendine eş arama pozisyonuna bile gelmiştir. Tabi bu eş arama durumuna küçük kızlarda dahil olmuş onlarda Gru’ya eş kendilerine anne aramaktadırlar. Doğum günü partisi sonrası Gru bir ajan tarafından kaçırılır ve gizli bir bölgeye getirilir. Bu ajanın adı Lucy’dir ve dünyanın saadetini korumak için çalışmaktadır. Gru’ya kutuplarda çok gizli bir üssün kaçırıldığı söylerler ve onu bulmak için kendilerine yardım etmelerini isterler. Bu işlerden ellini eteğini çekmiş olan Gru işi kabul etmez.

Despicable Me / Çılgın Hısız

Şurada vakti zamanında filmin tanıtımını yapmıştım. Aslında tanıtım yazısında da ayrıntılı olarak karakterlere yer verilmiş. Şimdi ise anlatacaklarım bu filmi ben neden sinemada 3D olarak izlemedim yönünde. Film oldukça eğlenceli. Resimlerde de görülen, şu yeşil karakterler ise asıl filmi eğlenceli kılanlar. Geri kalan biraz fasa fiso. Dünyanın en büyük kötü adamı olmaya  istekli Gru o küçük yeşil yardımcıları “minyonlar” dünya tarihindeki en büyük soyguna hazırlanmaktadırlar Gru’nun hedefi Ay’ıı çalmak ve şantaj yaparak büyük para götürmektedir. Bunu ise yeni icat edilen küçültme makinesini öncelikle çalarak yapacaktır. Ancak kendisini Ay’a götürecek finansman bulma işini becerememiştir. Büyük kötü finansörü artık Gru’dan umudu kesmiştir. Tabi bu arada bir başka kötü Vektör çaldığı piramitlerle gündeme oturmuştur. Gru bunalım içinde dolanırken küçültme silahını da Vektöre kaptırmıştır. Onu Vektörden çakmak için planlar yapar. Görür ki, Vektör’ün kurabiye zaafı vardır. Takipleri sırasında yetimhanede yaşayan üç kıza da kurabiye siparişi vermiştir. Glu’nun aklına dahiyane bir fikir gelir. Üç küçük …

Back to Top