Etiket arşivi: Quentin Tarantino

From Dusk Till Dawn: The Series

1996 senesinde  ve Robert Rodriguez‘in vizyona soktukları Robert Kurtzman ‘ın hikayesinden uyarlanan From Dusk Till Dawn’nın dizi uyarlaması karşımızda. Filmde olduğu gibi dizinin de senaristleri arasında Quentin Tarantino, Robert Rodriguez ve Robert Kurtzman var. Tabi bu durum ister istemez beklentiyi yükseltiyor. Robert Rodriguez’in de dizinin ilk bölümlerini yönettiğini düşünürsek beklenti alıp başını gidiyor. Zaten diziyi izlemeye başlamadan önce kadroya bir baktım. İyi bir filmin ardından saçma bir dizinin çekilmesi gerçekten hiç olmazdı. Zaten dizi de Miramax yapımcılığında ekrana geliyor. Bu Miramax’ın ilk dizisi umut ediyorum ki devamı da gelecektir.

Dizinin hikayesi de filmle paralel ilerliyor. İlk sezon Gecko kardeşlerin soygununu ve sınırdaki bara gelmelerine kadar olan bölümleri işledik. Senaryoda Tarantino parmağı olduğu belli diyaloglardan bunu anlıyoruz. Tabi tüm filmdeki ana hikayenin yanı sıra diziye yeni hikayeler de eklenmiş. Her bir karakterin geçmişine daha fazla zaman ayrılmış. Buna ek olarak dizide bardan sonrası bar içinde olup bitenlerde var. Okumaya devam et

Django Unchained

2013 Oscar ödüllerinde En İyi Özgün Senaryo ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödüllerini kazanan Quentin Tatantino’nun 2012 yapımı filmi Django Unchained. Filmin senaryosunun süresinin daha uzun olduğu rivayet edilse de, filmin süresi 165 dakika. Ancak bu süreye rağmen Tarantino yine izleyiciyi sıkmamayı başararak ekrana kitlemeyi başarıyor.

Aslında film hakkında çok fazla şey söylemeye gerek yok. Filmin her dakikasında bir Tarantino klasiği olduğunu anlıyorsunuz. Filmin ortasında bile denk gelseniz bu Tarantino filmi diyebilirsiniz. Gerek ilk dakikalardaki jenerik yazısı fontundan, gerekse kullanılan müziklerden, sahnede fışkıran kanlara kadar film tam anlamıyla kendisini belli ediyor. Okumaya devam et

Inglourious Basterds

Quentinn Tarantino’nun yılan hikayesine dönmüş senaryosunun hayat bulmuş hali Inglourious Basterds. Bu hayat bulma 2009 yılında oluyor ancak filmin hikayesi daha da eskilere dayanıyor. Yine bir intikam filmi karşımızda, ancak bu kez zaman mekan ve yaşananlar toplumsal olaylardan esinlenmiş.

Film Nazi dönemini anlatıyor. Naziler Fransa’ya girmişler ve buradaki Yahudileri toparlamaya başlamışlardır Bu sırada Amerikalılar’da Yahudilerden oluşan özel bir intikam timi kurarlar ve bu time de Nazi avlamaya başlar. Naziler onlardan korkuyla bahsederken bu arada ailesi onlar tarafından katledilmiş bir Yahudi kızı da intikam planı yapmaktadır.

Filmin kurgusu ustalıkla yapılmış. Bölümler arasındaki neden sonuçlar hikayenin gelişiminde oldukça etkili. Aynı şekilde ustaca yazılmış diyaloglar, uzun olmalarına rağmen insanı bağlıyor ve hikaye gelişimi bu diyaloglara göre şekilleniyor. Karakterlerin toplumsal çıkardan çok kendi çıkarlarını kolladığını görüyoruz. Aldo Raine karakteri Nazi avına çıkarken bunu bir av olarak düşündüğü hissettiriliyor bize. Yine finalde, Hans Landa karakterinin kendi çıkarı için ülkesini satması bu şekilde değerlendirilebilir.

Filmde kendisi için bir şey yapmayan bir karakter var ise az ve öz görünen Marcel karakteri. Sevdiği kız Shosanna Dreyfus uğruna hayatını veriyor. Film genel olarak Eğlenceli bir şekilde ilerliyor. Diğer eş değer filmlerde izlediğimiz gibi duygu sömürüsü yapılmamış. Belki de Tarantino’nun farkı burada çıkıyor ortaya. Karakterler yine bildik Tarantino tarzında. Zezki, ideal erkek, psikopat, duygusal vs.. tüm duyguların tüm karakterlerin karışımını görebiliyoruz. Tarantino’nun yaptığı en iyi işlerden biri de karakterlerin gelişimi ve bu konuda bu filmde bir baş yapıt.

Filmin doruk yaptığı kısım ise küçük bar sahnesi. Diyaloglar olsun karakterler olsun her şey kesinlikle en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. Ortamda her tür insan bulmanız mümkün ve bu karakterler başarıyla işlenmiş. Filmde şu kötü diyebileceğim bir tane oyunculuk yok. Hepsi oldukça başarılı.

Tarantino’nun, her bir karakteri, karakterleri konuşturduğu her bir kelime ironi dolu. Asıl anlamlarından saptırılabilecek cümleler var. Bu filmde de bu başarılı bir şekilde yapılmış. Film boyunca kimse kimseye üstünlük sağlamıyor. Amerika’nın kahramanı asker öldürülünce, onu öldüren kız da öldürülüyor. Eşit miktarda kıyaslı bir ölüm söz konusu.Ben çok aşağılayıcı repliklerle de karşılaşmadım.

Ancak finale geldiğimizde bütün üst düzey Naziler’in katli filmin rengini biraz değiştirmiş. Bu  Shosanna Dreyfus’un intikamı olarak çıkıyor karşımıza ancak gizli ekibin de işin içine girmesi biz nasılsa Naziler’i haklayacaktık moduna dönüşüyor. Tabi buna en büyük etken, Hans Landa karakteri. Bu bağlamda genel anlamda Filmdeki Nazi karakterlerinin analizini yaparsak, zeki ama güvenilemez olduklarını görüyoruz. Finalde yaşanan bu bu olaylar biraz da olsun filmin tarafsızlığını yitirmesini sağlıyor. Ancak bunu da Naziler’in sonu nasılsa gelecekti, bu şekilde getirelim diye açıklayabiliriz.

Tarantino’nun ustalıkla işlediği uzun süresine rağmen sıkmayan bir film Inglourious Basterds. Diyaloglar, karakterler, olay örgüsü, müzikler oyunculuklar, kurgu oldukça başarılı. Ancak Tarantino’nun en iyi filmi olacak kapasitede değil. Diğer filmlerdeki karakterlerinin bir yansıması da bu filmde gibi. Filmin en sevdiğim özelliği ise, sadece İngilizceye kayıtlı kalmayıp tüm dillerde diyaloglar içermesi. İzlenmesi gereken filmler arasında.

Yönetmen: Quentin TarantinoEli Roth

Senaryo: Quentin Tarantino

Oyuncular:

Brad Pitt
Lt. Aldo Raine
Mélanie Laurent
Shosanna Dreyfus
Christoph Waltz
Col. Hans Landa
Eli Roth
Sgt. Donny Donowitz
Michael Fassbender
Lt. Archie Hicox
Diane Kruger
Bridget von Hammersmark

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0361748/

http://www.inglouriousbasterds-movie.com/