Hot Tub Time Machine 2

İlk filmi ile eğlendirmiş olan Hot Tub Time Machine ikinci filmi ile karşımızda. İlk filmde geçmişe giden kahramanlarımız bu filmde geleceğe giderek zaman çizgisi üzerinde yolculuklarına devam ediyorlar. İş Geleceğe Dönüş filmine dönerse bu serinin de üçüncü filmi vahşi batıda geçebilir demedi demeyin.

Bu filmde eğlendiriyor ancak ilk film kadar değil. Öncelikle ilk filmde her şey biraz daha gerçekçi dururken bu filmde yaratılmış alternatif dünya bize biraz yabancı geliyor. Öncelikle ne olup ne bittiğini anlamaya çalışıyorsunuz iki bölüm arasındaki süre zarfında. Bu alternatif gerçekliğe inanmaya çalışırken bir de bu alternatif dünyanın alternatif geleceğine gidiyorsunuz.  Yani işler biraz karışık.  Continue reading “Hot Tub Time Machine 2”

Hell Baby

Boş zamanda fazla kasmayacak film arayışı içerisinde izlediğim bir film Hell Baby. Eskilerden alışkanlık korku ve komedi filmlerinin harmanlanmasını çok severim. Başarılı filmlerde var içlerinde. Her ne kadar IMDB puanı 4.8 olsa da bu filmi beğendiğimi söylemeliyim. Evet hikaye oldukça klasik ancak filmde öyle sahneler vardı ki insanın aklına yer ediyordu. Bir çok ciddi filmde bu tar sahneler ile karşılaşmayabiliyoruz.

Film aslında ne korku yönüyle ne de komedi yönüyle tatmin edici. Yani korkmuyorsunuz da, kahkahadan yere yatmıyorsunuz da. Ancak hikayenin gelişimi yaşanan absürtlükler o kadar ilginç ki filmi merak etmeden edemiyorsunuz. Bir çok yer saçma gelse de filmin akışına göre aslında her şey mantıklı. Yani film kendi çizgisinde, kendi hikayesi içerisinde oldukça tutarlı. Continue reading “Hell Baby”

Hot Tub Time Machine

Arada kalmış bir film Hot Tub Time Machine. Arada kalmış diyorum sevenler de sevmeyenlerde olacaktır. Bana sorarsanız ben filmi izlerken oldukça eğlendim. Yani bu bakımdan film amacına layık hareket etmiş. Ancak sinemada izlenecek kadar da iyi bir film değil Hot Tub Time Machine. Teknik açıdan zayıf, aynı şekilde hikaye, kurgu, atmosferi yansıtmak bakımından da sınıfta kalıyor. Oyunculuklar başarılı. Zaten kadrodan başka bir şey beklememek lazım.

Tabi tüm teknik zırvaları bir kenara bırakıp izlediğinizde filmden oldukça zevk alıyorsunuz. Bilhassa 80’leri görenler bilenler filmden daha fazla zevk alıyor. Çünkü hikayenin büyük bir kısmı 80’ler de geçiyor.

Adam sevgilisi tarafından terk edilmiş orta yaşlı biridir. Kardeşinin oğluna da bakmaktadır. Jacob ta kendini sanal aleme kaptırmış odasından hiç çıkmamaktadır. Adam tam o sırada çocukluk arkadaşlarının intihara teşebbüs ettiğini öğrenir. Adam, diğer arkadaşı Nick Webber ile birlikte arkadaşları Lou Dorchen’e ziyarete giderler. Orada arkadaşları Lou’yu rahatlatmak için büyüdükleri, karlı kaplı kasabaya gençliklerini yad etmeye gitmek için karar alırlar.

Bu üç kafadara Jacob’da katılır. Büyüdükleri kasabaya giderler ancak, kasabayı bıraktıkları gibi bulamazlar. Bu onlar için hayal kırıklığı olmuştur. Her zaman kaldıkları otel yaşlılar kampına dönmüştür adeta. Hayal kırıklığı eşliğinde her zaman kaldıkları odaya yerleşirler. Kafaları bir güzel çektikten sonra jakuziye atlıyorlar. Ancak sızıp ertesi sabah uyandıklarında kendilerini 1986 sabahında bulurlar.

Bu geçmişlerini düzeltmek için ellerine geçen büyük bir fırsattır. Ancak Jacob’ın tavsiyelerine kulak asarak her şeyi olduğu gibi yapma konusunda hem fikir olurlar. Ancak gelişen olaylar müdahale etmemeyi çok zor kılmaktadır. Bu arada zaman makinesi de arıza yapmıştır. Arada bir görünen zaman makinesi tamircisi de ayrı bir vakadır.

Müzik, uyuşturucu, alkol, seks, 80’leirn kendine has havası. Klişe gibi görülebilecek sahnelerle sadece dönemi bilenlerin gülebileceği bir film Hot Tub Time Machine. Küçük bir özet hangi tarihte olduklarına inanmayan kahramanlarımız, barda kızın birini çevirirler ve bulundukları tarihten emin olmak için Michael Jackson’ne renk diye sorarlar. Tabi anlatmakla olmuyor izlenmeli.

İzlerken zevk aldığım, yer yer içten güldüğüm, havada kalan senaryosuna rağmen eğlenceli bir film. Yaşıtlarım ve öncesi için kesinlikle tavsiyemdir Hot Tub Time Machine. Ancak zamanda yolculuğa kadar dişinizi sıkmanız lazım.

Aşağıda da filmden bir bonus olsun 😉 Birde söylemeden edemeyeceğim Jacob’a da gıcık oldum. Oğlum sen 80’lere dönmüşsün eve dönecem diye mızmızlanıyorsun. Bi kafa korum… Neyse…

Yönetmen: Steve Pink

Senarist:

Josh Heald
Sean Anders
John Morris

Oyuncular:

John Cusack Adam
Clark Duke Jacob
Craig Robinson Nick Webber
Rob Corddry Lou Dorchen
Sebastian Stan Blaine
Lyndsy Fonseca Jenny
Crispin Glover Phil

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1231587/