Etiket arşivi: Robert Downey Jr.

buralarda yokken izlediklerim

Two Pigeons (2017)

two pigeonsFarklı konusuyla dikkatimi çeken bir film oldu Two Pigeons. Aslında bir korku filmiymiş edasıyla başladım filmi izlemeye çünkü her yerde tür olarak bu şekilde belirtilmiş ancak yanından bile geçmiyor. Eh tabi film süresi boyunca korkmayı bekliyorsunuz o ayrı. Film psikolojik bir film ve sisin de psikolojinizi bozmaya yetiyor.
Oyunculuklar fena değildi. Kurguda havada kalan bir çok şey vardı. Mesela evdeki cılız karakter ve aslında bunu güvercinler ile nasıl bağdaştırırız meselesi aklımı kurcaladı. Eminim ki bir şeylere dayanıyordur. Durun yoksa aslıda iki kişinin de aynı kişi olduğundan mu bahsediyor.Yoksa kötü talih mi? İlginç bir kara komedi örneğiydi film.
Genç emlakçı yalnız ya yaşamaktadır. Ancak o evde olmadığı süre içerisinde evinde yaşayan başka bir adam vardır. O evde yokken saklandığı yerden çıkar ve evin keyfini sürer. Bir gün emlakçının kız arkadaşı Ona taşınınca durum garip bir hal alır. Ve garip şeyler olmaya başlar.
Farklı ve bence izlenebilir bir film. Tavsiye ederim. **** Yönetmen – Senaryo: Dominic Bridges Oyuncular: Javier BotetMandeep DhillonMichael McKell https://www.imdb.com/title/tt5532370/

Avengers: Infinity War (2018)

avengers-infinity-warŞimdi bu film hakkında çok şey yazılabilir. O niye oldu bu niye oldu, kendi içindeki mantıksızlıklar ve soru işaretleri de dile getirilebilir. Bunların tamamı zaten diğer internet sitelerinde mevcut. Bende buraya bir yenisini eklemeyeceğim. Zaten çok fazla Marvel dünyası uzmanı eğilim. Ben baştan beri hepsini bir araya toplama konusunda tereddütteyim. Hadi topladınız da bu film ile bilikte bir biraz olsun sönük karakterleri öldürdünüz. IronMan sadece paraydı mesela o niye kaldı ayakta bu sublüminal bir mesaj mı?
Neyse filmin süresi bana çok uzun geldi. Zaman zaman sıkmadı değil. Yukarıda da belirttiğim gibi kendi içinde bazı kurgu , hikaye sıkıntıları vardı. O kadar izlemenin üzerine de bir sonraki bölümü beklemek canım canımı sıktı.
Film yine çok fazla yetişkine hitap etmiyordu. Tutturduk gidiyoruz halindeydi. Görsel anlamda tatmin olduğumu söyleyemeyeceğim zaman zaman cgiler kendini fazla belli ediyordu. Aksiyonu bol ama yenilik açısından fazla bir şey vermiyordu. Ve aklımda deli sorular. Neyse boş zamanda aksiyon olsun diye izlenebilir. **/ Yönetmen: Anthony RussoJoe Russo Senaryo: Christopher MarkusStephen McFeely Oyuncular:  Robert Downey Jr.Chris HemsworthMark Ruffalo  https://www.imdb.com/title/tt4154756/

The Maze Runner (2014) – Maze Runner: The Scorch Trials (2015) – Maze Runner: The Death Cure (2018)

maze runnerSeriyi genel olarak değerlendireceğim. Son filmi listeler arasında görünce ilk iki filmi izlemediğimi hissettim. Nasıl olur derken ilk filmden başladım izlemeye. İlk film açıkçası bana daha güzel geldi. Bilmediğiniz bir dünyaya giriyor anlamaya çalışıyorsunuz. Aksiyonu iyi güzel. Gençler bir labirentin ortasında uyanır ne olduğunu bilemezler aralarına son katılan kararlı genç ise buradan kurtulmalarına vesile olur. Bu tanımaya çalıştığımız dünyada aksiyonu ile birlikte bana.
Ancak aksiyonu yerinde olsa da diğer iki filmden aynı keyfi aldığımı söyleyemeyeceğim. Çünkü bilinmez dünya yerini klasik bir hikayeye bıraktı. İlerledikçe de karakterlere yüklenen misyon artık ezber bozmayan defalarca gördüğümüz bir hal almaya başladı. Keza son filmde öyle. Artık iç çatışmalar, insanların iki yüzlülüğü, klasik lider vasıfları derken modumu iyice düşürdü. Ancak aksiyon konusunda yine tatmin ediciydi. Bu konuda şikayetim yok.
İkinci ve üçüncü film arasındaki süre neden bu kadar uzamış o konuda da pek fikrim yok. Evet yaşanan olaylar farklıydı ama görsel ve aksiyon anlamında da yeni bir şey kaymıyordu. Yönetim ise oldukça sıradandı. Sadece çerezlik bir film olabilir. Tabi film roman uyarlamasıymış kitap nasıldı bilmiyorum ama bende iyi bir uyarlama olduğu izlenimi yaratmadı. **/ Yönetmen: Wes Ball Senaryo:  T.S. NowlinJames Dashner (kitap) Oyuncular:  Dylan O’BrienKi Hong LeeKaya Scodelario https://www.imdb.com/title/tt4500922/

Upgrade (2018)

upgradeFilmin IMDB’deki yüksek puanına aldanıp beklentim yükseltmedim aslında iyi de yapmışım. Bu şekilde filmi keyifli bir şekilde izledim diyebilirim.. Film konu itibariyle oldukça ilgimi çekti. Aslında hiç işlenmemiş bir konu değildi ama ben bu konuların ölüsüne bile hayranım. Tabii filmin anlatımında bazı sıkıntılar vardı, ayrıntılara çok fazla girilmemiş, bu sebepten dolayı da filmin bilim kurgu diye nitelendireceğimiz kısmı havada kalmış. Film olayın sonucuna akabinde etik boyutuna daha fazla odaklanmıştı .Bu sebepten dolayı hikayenin omurgası olabilecek bölümlerin azlığı filminde tam anlamıyla gelişiminde sıkıntılar yaşanmasına sebep olmuş. Eğer bu sıkıntılar açılmış olsaydı karşımıza ileri ki yıllarda da hatırlanacak bir film çıkabilirdi. Tabii filmin Avustralya yapımı olması, bütçesinin düşük olması bu sıkıntıların nedeni de olabilir. Eğer Hollywood yapımı bir film olsaydı daha fazla alınıp bu sıkıntılar giderilebilirdi.
Yönetim açısından yeni bir şey yoktu pek fazla da sorun göremedim. Oyunculuklar da çok fena sayılmazdı. En azından filmden soğutmuyordu. Tüm bunlara rağmen film kendini izletiyor ve sorgulatıyor. Puana gelirsek puanın hakkını veriyor mu buna kısmen evet diyebilirim. Düşük bir bütçe çok da profesyonel olmayan oyuncularla çekilmiş bir film gözüyle bakarsak film beklenenden fazlasını oldukça veriyor.
Grey bir kaza yapar ve bu kaza sonucunda bir grup tarafından saldırıya uğrayarak karısını kaybeder.. Kendisi de felç olmuş boyundan aşağısı tutmamaktadır. Bir şirket patronu gelerek ona tüm sinir sistemini ayağa kaldıracak bir çipten bahseder. Grey ameliyat ile bu çipi vücuduna taktırır o günden sonra hareket etmeye ve eskisinden daha güçlü olmaya başlar. Hatta çip onunla konuşmaktadır. Çipin de yardımıyla kazaya sebep olanları araştırmaya başlar. Ancak çip kontrolü eline daha fazla geçirmeye başlar. Grey ise kendi vücudunda bir yabancı olmaya başlar ve işler karışır. İzlenebilir bir film Upgrade. */ Yönetmen – Senaryo: Leigh Whannell Oyuncular:  Logan Marshall-GreenMelanie VallejoSteve Danielsen https://www.imdb.com/title/tt6499752

Singwa hamkke: Ingwa yeon (2018)

sin-gwa_ham-kke_in-gwa_yeonKonu olarak baktığımızda film aslında birebir olarak Dante’nin İlahi Komedya‘sından esinlenmiş diyebiliriz. Bununla birlikte filmdeki alt karakterler Kore mitolojisindeki Tanrılara, yaratıklara ve efsanelere dayanıyor. Bu karakterler karakterler haricinde hemen hemen tüm kurgu, yapılan yolculuklar, İlahi Komedya’ya oldukça benziyor. Aslında film için İlahi Komedya’nın Kore yorumu diyebiliriz. Oyunculuklar oldukça başarılıydı filmin konusu da, kurgusu da başarılıydı diyebilirim. Ancak kurgu dedim ama burada biraz durmak lazım. Hikayenin genelindeki yargılamalar arasındaki geçişlerde bazı sıkıntılar vardı. Bu sıkıntılar sadece yeraltı dünyasındaki geçişlerde mevcuttu.. Sanki buralarda filmin süresi ile olaylar arasındaki koordinasyon tam olarak yapılamamıştı. Bazı sahneler oldukça yavaş, bazıları ise anlaşılmayacak kadar hızlı geçiyordu. Oyunculuklar iyiydi demiştim. Yönetim ve görsellik yenilikler getirmese de sena sayılmazdı.
Genç bir itfaiyeci yangın esnasında birini kurtarırken ölür ve öldüğünde kendisi seçilmiş insan olarak diğer dünyaya geçer. Burada 49 gün içerisinde mahkemeye çıkacak, yer altı tanrılarını dolaşacak ve bazı konularda yargılanacaktır. Mahkemeyi geçer ve suçsuz bulunursa direk realkarne olarak dünyaya geri dönecektir. Aksi takdirde ölerek diğer dünyadaki hayatına cezası neyse çekerek devam edecektir. Kendisine onu savunması için üç adet Melek atanır ve onlarla birlikte yeraltı tanrılarını kendini anlamaya başlar. Tabi bu iş bu iş kolay olmayacaktır. Tabi bu arada kahramanımız geride bıraktığı kardeşi ve annesi yüzünden oldukça üzgündür, bu esnada onlarla olan ilişkisini, o öldükten sonra ailesinin durumunu da görmüş oluruz. Seçimler, tercihler tüm hayatı bu duruşmalarda yüzüne vurulur.
Bence keyifli bir filmdi. **/ Yönetmen – Senaryo: Yong-hwa Kim –  Ho-min Ju (Çizgi Roman) Oyuncular:  Jung-woo HaJi-Hoon JuHyang-gi Kim https://www.imdb.com/title/tt8116428/

Ailecek Şaşkınız (2018)

ailecek şaşkınızKesinlikle tatmin etmeyen bir film olmuş Ailecek Şaşkınız. Aslında açık fazla beklenti ile de izlemeye filmi ama neden böyle oldu bilmiyorum. Basit bir konu, basit espriler, şaşırtmayan son. Hepsi bir arada olunca artık ekibin son dönemlerdeki durumundan şüphelenen etmeye başladım. Filmi izlerken zaman zaman neresinden espri çıkarsam da gülsem diye düşünmedim değil.
Birisi gösteriş düşkünü zengin diğeri ise onun yalakası arkadaşın başından geçenleri anlatıyor film. Tabi bu arkadaşlardan zengin olanı genç güzel başarılı idealist bir polise aşık olunca kendisi de değişmeye başlıyor. İtici lanet tip evrime uğruyor yani.
Bence izlemeye gerek yok.** Yönetmen – Senaryo: Selçuk Aydemir Oyuncular: Ahmet KuralMurat CemcirSaadet Aksoy https://www.imdb.com/title/tt7748426/

7 Splinters in Time (2018)

7 splinters in timeFilmin IMDB puanı oldukça düşük ama ben filmin konusunu beğendim diyebilirim. Ancak yine neden sonuç ilişkisi yoktu filmde. Yani bütüne baktığımızda bu olayın neden olduğu belli değildi. Tam anlamıyla bir sonuca bağlanmıyordu film.Tabi daha iyi bir ekip ve bütçeyle daha iyi olabilirdi ama elimizdeki hali tarzı ve çekim teknikler, hatta buna filmin renklerini de ekleyelim herkesin hoşuna gidecek türden değildi. Ama tüm bunların farklı olması bana kendini izlettirdi. Öyle çok iyi diyemeyeceğim ama bir çok filmden üst sıraya yerleştirebilirim bu filmi.
Bir polis memuru hafıza kaybı yaşadığı için işi bırakmak zorunda kalır. O esnada arkadaşları bir ceset bulur onu bu polis memuru sanarlar. Ancak o değil sanki ikizidir. Polis memuru kendine benzeyen bu adamın ölümünü araştırmaya başlar. Derken aynı kendisine benzeyen başka biri daha öldürülür ve bu durumu araştırmaya başlar. Derken kendisinden yedi tane bulur ve onların nereden çıktığını öğrenir.
Çizgi roman edası ile yapılmaya çalışılmış bir film. Muhtemelen beğenmezsiniz. **/* Yönetmen – Senaryo: Gabriel Judet-Weinshel Oyuncular: Emmanuelle ChriquiAl SapienzaAustin Pendleton https://www.imdb.com/title/tt1884378

Better Watch Out (2016)

better-watch-outFilmi izlerken sık sık aklıma We Need to Talk About Kevin geldi ancak oyunculuklar, yönetim, kurgu bakımından elbette bu filmin yanından geçmiyor. Hal böyle olunca ortalama bir film çıkıyor karşımıza. Hikaye de tam olarak temele oturtulmamış. Tam anlamıyla karakter gelişimlerini de göremediğimiz için biraz havada kalıyor. Ne yani kız ona evet deseydi bunların hiç biri olmayacak mıydı? Olmama ihtimaline karşı çocuk tüm bu planı yaptı. Şimdi konuyu anlatınca bir anlam verebileceksiniz önceki cümleye.
On iki yaşındaki çocuk ailesinin bir noel partisine gitmesi sebebiyle bakıcısıyla kalır. Çocuğun bize verilen kadarıyla uyurgezerlik sorunu vardır. Yıllardır bakıcılığını yapan kıza ise aşıktır. Baş başa kaldıklarında çocuk kıza açılır ve tabii ki red cevabı alır. Buna rağmen çocuk üsteler. Derken eve bir saldırı olur. İkisi bu saldırganla uğraşırken biraz yakınlaşma olur ama sonu gelmez.
Buradan sonra biraz filmi açığa çıkaracak ona göre devam edin. Kız tüm bu olayların çocuk ve arkadaşının kurgusu olduğunu anlar ancak iş düzeleceğine hepten karışır ve çocuk tarafından bağlanır şiddete uğrar hatta sonu ölüme kadar gider.
İzlenebilir ama belirtildiği gibi ne korkutan ne de heyecanlandıran bir film. *** Yönetmen: Chris Peckover Senaryo: Zack Kahn Oyuncular: Olivia DeJongeLevi MillerEd Oxenbould https://www.imdb.com/title/tt4443658/

Kelebekler (2018)

kelebeklerFilm Tolga Karaçelik’in yine ses getiren ve bir çok ödül sahibi olan son filmi. Aslında Sarmaşık gibi çok fazla gönderme yok filmde. Bu konuda oldukça düz işlenmiş diyebiliriz. Hikaye de aslında öyle abartılacak gibi değil. Ancak filmi iyi yapan şey, kurgusu ve oyunculukları. Belki bir de garip karakterleri.
Yıllardır birbirleri ve babaları ile görüşmemiş üç kardeşin hikayesini anlatıyor film. Günün birinde babaları arayınca son kez onu görmek için çıkarlar yola. Yol esnasında kardeşler birbirini tanırken biz de onları tanırız. Bu süreçte aile arasında ki suçlamaları, karakterlerin zor durumda kalınca olayları nasıl kendilerine yonttukları görürüz. Tüm bu gerçeklik ve karakter betimlemeleri ardına, eğlenceli karakterler ve göze batmayan absürtlükler de eklenince oldukça keyifli bir film olmuş. Yani film işin dramını yaparken sıkmıyor , mesajını veriyor ve aynı zamanda eğlendiriyor.
Filmde oyunculuklar oldukça iyi. İzlerken sanki muhabbetlerine katılmış gibi hissediyorsunuz ve her biri ile bir bağlantı kuruyorsunuz. Baktığınızda tüm karakterlerden bir şeyler bulabilirsiniz. Fazla söze gerek yok aslında izlemenizi tavsiye ederim. ****/* Yönetmen – Senaryo: Tolga Karaçelik Oyuncular:  Tolga TekinBartu KüçükçağlayanTuğçe Altuğ https://www.imdb.com/title/tt7318202/

Avengers: Age of Ultron

Şimdi, Avengers çizgi romanlarını okumuş biri değilim. Tabi bu durumda da Age of Ultron hakkında ahkam kesecek bilgiye de sahip değilim. Zaten şu son filmlerden sonra Türkiye’ye çizgi romanları gelmeye başladı. Eskiden nerede bulacaktınız çizgi roman. Fi tarihinde gazeteler Tenten, Teksas, Tommisk, Swing gibi çizgi romanlar verirlerdi de öyle okurdur. Gazeteler de bu işten çekilince bunları temin edecek yer kalmadı pek.

Şimdi ben bu yazıya neden böyle başladım. Bir seri okumayanı olarak Avengers: Age of Ultron filmi olaylara bodoslama dalıyor. Filmi izlerken The Avengers ile arasında bir bölüm vardı da ben mi kaçırdım diye tereddütte kaldım. Film ne olup bittiği konusunda senaryo olarak hiç bir açıklamada bulunmuyor. Bu sebepten dolayı bende senaryoyu pek değerlendirmeyeceğim ama olması gereken şu ki, siz bir uyarlama yapıyorsanız bunu okumayanlar içinde yapıp bir bilgilendirme yapmalısınız. Okumaya devam et

Iron Man 3

Serinin üçüncü ve son filmi olan bu filmde ben o son film tadını yakalayamadım. Marvel seriye bağladı tüm filmleri piyasaya sürüyor ama bu izleyici tatmininden çok kendi parasal tatminleriymiş gibi gözüküyor. Nitekim ilk iki filme oranla saha başarısız bir film var karşımızda. Bu başarısızlık senaryo ve hikaye ile alakalı tabi ki.

Film görsel açıdan tatmin ederken, hikayedeki bazı karakterlerin üzerinde durulmaması. Tabiri caiz ise sadece görüntü olsun diye koyulmuş olmaları canımı sıktı. Aldrich Killian karakteri üstü kapalı geçilmiş kim olduğu yada ne yaptığından çok intikam duygusuyla yanan zeki ama bize aptalmış gibi gösterilen bir karakter olmuş. Bunun yanı sıra aslında film Iron Man filmi değil de Tony Stark filmi olarak çıkıyor karşımıza. Okumaya devam et

The Avengers

Marvel’in tüm çizgileri piyasaya uyarlandığında bakıldı ki getirisi büyük biz bunun devamını çekelim dediler. Marvel zaten bunları bir araya toplamıştı. Bunları daha çok insanın izlemesi için ekrana taşımak elbetteki bazı sorunları da bir araya getirdi. En başta benim aklıma gelen soru ise bunların bir şekilde bir arya getirilmesi oldu. Aynı zaman ve aynı mekanda tamam her şey çök güzel ama yer yer kendi başlarına olan filmlere gönderme yaparken, diğer filmlerde, diğer karakterlere azda olsun yer verilmemesi benim aklımda soru işaretlerine sebep oldu. Nasıl mı?

Mesela Iron Man’de de dünya, ülke tehdit altında ama aynı zamanda yaşayan (yaşadığını gördüğümüz) diğer süper kahramanlar neredeydi? Bari her filmde diğerlerinin isimleri de geçseydi de bende bu şekilde gereksiz bir meraka kapılmasaydım. Ama bu filmde diğer filmlere göndermeler yaparken insan ister istemez, bu soruyu da soruyor. Gerçi ileriye dönük filmler listesi de var belki bu açığı kapatabilirler. Okumaya devam et

Sherlock Holmes: A Game of Shadows

İlk filmin ardından ikincisini yazmak karakterler hakkında konuşmayı kısıtlıyor. Bu sebeptendir ki, bu yazıda da karakter ayrıntılarına girmeyeceğim. Ancak karakterlerden yeni olan Profesör James Moriarty için tüm filmde etkisi olup etkisiz bir eleman olduğunu söyleyebilirim.

Bu film aksiyon yanında biraz daha kurgusu ile göze batıyor. Profesör James Moriarty ile Sherlock Holmes arasındaki akıl dolu kapışma, karşımıza çıkıyor. Her iki karakter de olay örgüsünün oluşturulması ve çözülmesi konusunda güzel bir rol üstleniyor. Tabi kurguda bazı ufak tefek sorunlar mevcut. Genel anlamda ise başarılı.

İlk filmin devamı olmasına rağmen o bildiğimiz devam filmlerinin düşüşünü yaşamıyor film. Hatta daha iyi diyebiliriz. İlk film ile dekor ve kostümler eş değer. Müzikleri yine fazla Orta doğulu bulduğumu söylemem lazım. Aslında Guy Ritchie yeni Sherlock Holmes’u tam Amerikalı olarak anlatmış dersek yalan olmaz.

Film bir önceki örneği gibi, gerçek Holmes’in yanından geçmiyor. Orijinali ile kıyaslamaya girmek imkansız. Artık yeni neslin, Sherlock Holmes hafızasının bu şekilde olacağı aşikar. Aslında Guy Ritchie yeni bir karakter oluşturma yoluna gitseymiş oldukça uzun bir devam filmi çıkabilirmiş karşımıza. Sanki biraz da Sherlock Holmes’un ününü kullanmak istemiş bu formülde tutmuş gibi.

Kostümler, müzikler, aksiyonu, dekorları olsun her şey güzelken film  biraz diyalog yoksunu. Diyaloglar üzerinde pek düşünülmemiş, oldu bittiye getirilmiş. Filmin en iyi sahnesi ise ormandaki kovalamaca sahnesi diyebilirim.

Özetlemek gerekirse, çıtır çerez ilkinden daha aksiyonlu, keyif veren bir film Sherlock Holmes: A Game of Shadows. Boş vakitte can sıkıntısında izleyin bire bir gelir derim.

Yönetmen: Guy Ritchie

Senaryo: Michele MulroneyKieran MulroneyArthur Conan Doyle (karakterler)

Oyuncular:

Robert Downey Jr. Sherlock Holmes
Jude Law Dr. John Watson
Noomi Rapace Madam Simza Heron
Rachel McAdams Irene Adler
Jared Harris Professor James Moriarty
Stephen Fry Mycroft Holmes

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1515091/

http://sherlockholmes2.warnerbros.com/